normal gururdan çok farklıdır. hatta buna gurur dememiz bile doğru olmayabilir. dışardan bakıldığında tam bir saçmalık ama içerden yaşandığında ise en doğru karardır. erkek öyle bir duruma gelmiştir ki bazı kelimeler artık anlamlara gelmez. biri size selam vermez ve sizde ona vermeyebilirsiniz lakin erkeklik gururunda siz birini seversiniz ve o da sizi sevmek yerine göz göre göre başka sevgilerde bulursa kendini, erkek, önce sevdiğini mutlu eder. çünku mutlu etmek ilk görevidir. bir süre sonra pozisyon değiştirir. hüzünlü ve duygu yüklü konuşmalar yerini sahte arkadaşlik alır. bu kısımda karşılıklı gülüşmeler ve hiçbir şey olmamiş gibi davranişlar yaşanir. ve son kısım.
vedadir ayni zamanda yeni bir merhaba. erkek bu kararı aslinda çoktan vermiştir. sadece artik hazir olduğunu hisseder. önce ondaki kendisini yok eder. sonra kendisindeki onu. sadece tanimasa yeter aslinda ama erkek gururu bu. sadece öldürmez yok eder.
bazende tuncel kurtizin dediği gibi herkes öldürdü diye ölmez.
"dünyada sizden, yani bütün erkeklerden niçin bu kadar çok nefret ediyorum biliyor musunuz? sırf böyle en tabi haklarıymış gibi insandan birçok şeyler istedikleri için... beni yanlış anlamayın, bu taleplerin muhakkak söz haline gelmesi şart değil... erkeklerin öyle bir bakışları, öyle bir gülüşleri, ellerini kaldırışları, hulasa kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki... kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini farketmemek için kör olmak lazım. herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek, küstahça gururlarını anlamak için kafidir. kendilerini daima bir avcı , bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçemiyorlar. bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek... biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey veremeyiz... ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum."