üzerine pek fazla konuşulmasına gerek olmayan dinledikçe anlaşılabilcek müzik adamı. türk insanı pek tanımasada dünyaca tanınır bu bey amca. şarkıları dinledikçe huzur verir.
gecenin bir köründe hiç bir ses, hiç bir müzik bu kadar güzel gitmez sözlüğün yanına katık olarak. açın efendim, dinleyin, müzik budur diyin, kendinizden geçin.
erkan oğur baba gibidir benim için. babama hiçbir zaman anlatamayacaklarımın ardından sesine ağladığım ustadır. gözlerimin içinde asılı duran yaşları sadece onun sazı sayesinde dökebildiğim zamanlar oldu. elimden tutup anadolu'nun bağrında ağlatabilir, sonra usulca gözyaşlarımı silip kendime getirebilir.
köyde sevdiğini genç yaşında kaybetmiş saçları iki yana örülü bir kadın veya londra'da toplantılardan çıkıp otel odasında yalnız kalmış bir diğeri... ben öylesine, sıradan acılar yaşayan ben... hepimiz onun sesine aynı anda ağlayabilirmişiz gibi gelir hep.
bazı mısralara nefes verdiği için ayrıca teşekkür etmek istediğimdir. o mısralar ki herbiri beni saatlerce ağlatmıştır zamanında.
"yarim senden ayrılalı,
hayli zaman oldu gel gel.
bak gözümden akan yaşım,
ab-u revan oldu gel gel.
böyle m'olur küsüp gitmek,
seni seveni terk etmek.
haram oldu yemek içmek,
işim figân oldu gel gel."
"pencereden kar geliyor,
aman annem
gurbet bana zor geliyor,
bu nasıl zalim yaraymış,
aman annem
beni yardan ayırdılar,
ben öleyim."
gitardan ney sesi çıkartan, kopuzuyla ağlatan, yaptığı film müzikleriyle (bkz: yazı tura) (bkz: eskiya) bizleri dertten derde sevk eden 21.yüzyıl halk ozanı.
üstad, tevazu örneği, kopuzu, gitarı, sazı ve nice enstrumanları büyük bir güzellikle kullanmış insandır. gasparyan'la demircioğlu'yla çok güzel çalışmaları vardır. yavuz çetin'le yaptıkları dünya dinlenmelidir.
türküye ayrı bir tat katan mükemmel yorumcu. bana türküyü sevdiren adam olur kendisi. bide i.hakki değirmenci oğlu ile yaptığı düetlerin tadına doyum olmaz.
mecnunum leylamı gördüm eserini herkes kesinlikle dinlemeli.
kendisini yakalama şansına eriştiğim, aynı havayı teneffüs ettiğim için kendimi şanslı saydığım üstad. her türküye kendinden bir parça katıyor. türküleriyle bütünleşiyor. türkiye'de işini iyi yapan ender sanatçılardan. kocaman bir yüreği ve mütevazi bir hayatı var. ne yazsam ne çizittirsem de boş; gökkubbeye salınmış nefesini anlatmaya benim aciz cümlelerim yetmez.
bizim ezgilerimize can verdiği için kendimi şanslı hissettiğim gerçek sanatçı.kendisini izlemek isteyenler kültür a.ş'nin organizasyonlarını takip etsinler.ücretsiz konserler veriyor.*tabi ki yol arkadaşı ismail hakkı demircioğlu ile birlikte.
24 nisan 2009 tarihinde ankamall sanatolia sahnesinde bülent ortaçgille birlikte biz sevenlerini kendinden geçirecektir. 200 yıllık bir kopuzu vardır kırık olmasına karşın öyle tatlı ses çıkan başka bir alet tanımıyorum. kimselern bu yüz yılda duymadığı türkülere emeği bileği ve o güzel yüreğiyle hayat verendir kendisi. dünya sanatçı görsün derim yok böyle bi insan.
işe gitmeden önce bilgisayarının başına oturan bu adamı yine ağlatan üstadımızdır. durduk yere akla gelir, o saza, kopuza öyle vurur ki,öyle içten söyler ki yine sizi per-ü perişan etmeyi başarır.. belki bugün bilbülüm altın kafesteyi,eksiklik kendi özümdeyi 2000. defa dinledim ama onun sesinden,elinden 10000 kez dinlesem yine dağılacağım kesindir. yeter ki söylesin, biz de dinleyelim, en şanslı olduğumuz konu da onu canlı canlı izleme şansına sahip olduğumuzdur... yıllar sonra anlatacak şu günlerden aklımızın ta ortasına kazınan çok büyük sanatçı ondan başka kim kalmıştır ki.
sanatçı doğan sanatçı kalan adam gibi adamdır.ondan daha sanatçı ondan daha iyi yapabilen yoktur bu işi.Pencereden kar geliyor da özellikle böyle duru bir ses olamaz diye düşündürüyor insanı.ellerinden öpülesidir.
bulent ortacgille beraber caldigi buyuk ceviz agacinin dibi ile insani gecenin ikisinde datca`nin merkezinden mesudiyeye mesudiyeden merkeze salakca sabaha kadar sarhos bir halde yurutur..