doğumunuzla size hediye edilen hiperaktivite (kesinlikle imrenilecek bir durum değildir), genellikle yirmi yaşından sonra tüm belirtilerini kaybeder. Genellikle dedim, çünkü yüzde birlik bir kesim vardır ki bunlarda bu farklılık geçmez (rahatsızlık demedim dikkatinizi çekerim).
ben ise artık yirmili yaşların sonuna gelmiş biri olarak hala hiperaktivite denen farklılıkla birlikte yaşamaktayım artık ilaç falanda kullanmıyorum çünkü sevmiyorum.
kafanızda belki neler yaptığımla alakalı bir soru beliebilir, hani şu farklılığım neymiş diye merak edebilirsiniz?
aslında herkeste bi takım farklılıklar vardır bazen abartıyormuyum diye düşünüyorum....
1.erik çalmak, izmirin baldan tatlı ilçesi gaziemirde ben bir erik katili olarak gündüz hedef seçtiğim bir erik ağacından geceleyin bir kaç erik aşırarak olay yerinden hızla uzaklaşırım. genelde aşırdığım erikleride evimizin önündeki bakkalın çoçuğuna afiyetle yediriyorum
2.belediye otobüsleriyle kapışmak. bisikletimle solumdan gecen belediye otobüsleriyle yarışmak kontrol edemediğim durumlardan biri, konak otobüslerini geçebiliyorum ama alsancak otobüslerinin şöförleri benden inatcı. Geçtikten sonra otobüstekilere elsallamak.
3.takım elbise giyememek. giysemde zaten üzerimde emanet gibi duruyor. çeketi en fazla yarım saat üzerimde tutabiliyorum ve 40 dakkanın sonunda gömleğin kollarını kıvırıyorum pantolonla çok sorun yaşamıyorum ama kemeri genelde bir saat içinde çıkarıyorum. takım elbisenin altına giyilen o klasik ve herkesin bittiği ayakkabılarla hayata gülümseyerek bakma sürem ise yirmi beş dakikadan fazla değil.
4.üzerine bulduğunu geçirme. Uyum denen şey benim için hiç önemli değil. sabah uyandığımda bana en yakın olan elbiseleri giyerim ki genelde bunlr şortum ve tişötümdür. aman onun üstünebunnu giysem nasıl olur, hadi saçlarımı tarayayım, dışarı çıkmadan bunu yapayım gibi kaygılarım yoktur. üzerimdekilerin farklı olmasının nedeni bir tarzi yakalamamdan daha hiç bi tarzı sallamamla alakalı.
5.kedi ve köpeklere dalaşmak. Mahallenin demirbaşı kedi ve köpeklere dalaşmak, ilğinç olan çocukluğumdan beri bu kedi ve köpeklere dalaştığım için artık beni sallamaz oldular. Kuyruklarını sallayarak beni gördüklerinde "git belanı başkasından bul" dercesine uzaklaşıyorlar.
6.birilerini korkutmak. özellikle annemi günde bir kaç kere korkuturum, işyerindeki bayan arkadaşlarda hedef kitlemdir fakat artık saldırganca davranışlar serğilemeye başladılar.
bunlara ekleyebileceiğm o kadar çok şey var ki... bu işin bir de klinik boyutu var, alırsınız ilacı ve artık karşınızda sessiz sakin biri beliriverir. ama ne kadar gerçektir bu sessizlik ve ne kadar huzur vericidir, orası tartışılır....