erdal inönü

entry142 galeri74
    92.
  1. gercek sosyal demokratti. politikada dönen pis dolaplara dayanamayip siyasete sirtini döndü. asla unutulmayacak büyük bir insandi. allah rahmet eylesin.
    4 ...
  2. 91.
  3. tarihimizdeki son sosyal demokrattı. başımız sağolsun.
    4 ...
  4. 90.
  5. türkiye siyaset tarihinin en renkli ve güleryüzlü adamı; işte rahmetli erdal inönü'nün yüzümüzde tebessüm uyandıracak diyalogları.

    Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:
    - Sayın inönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?
    - Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.

    Evde "Erdal yetiş fare var!" diye çığlığı basan eşine gayet sakin biçimde şu cevabı vermiştir:
    - Bana ne Sevinç, ben kedi miyim?

    DEP'li Sırrı Sakık SHP'den milletvekili adaylığı için başvurur. Erdal inönü ile yan yana gelirler. Sırrı Sakık "Paşam, benim hakkımda bir sürü dedikodu çıkartırlar. Önceden bilesiniz. Ağabeyim (Şemsi Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste..." diye devam ederken Erdal inönü söze girer:
    - Be kardeşim sizde hiç devlete çalışan bir kişi yok muydu? Onu getirseydiniz bari.

    Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal inönü'ye hitaben "Ölürüm yoluna" diye haykırır. Erdal inönü cevap verir:
    - Dur, ölme. Bir oy bir oydur.

    SHP Genel Başkanlığı döneminde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider. Garsonun "Birşey almak ister misiniz, efendim" sorusu üzerine cevap verir:
    - Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz.

    SHP Genel Başkanlığı döneminde Sosyalist Enternasyonal toplantısı için SHP Genel Sekreter Yardımcısı istemihan Talay ile birlikte Paris'e gitmişti. Toplantıdan sonra Champs Elysees bulvarındaki bir sinemaya gittiler. Filmin öyküsü, iki mafya ailesi arasındaki çatışmaydı. iki saat boyunca beyaz perdede silahlar konuştu. inönü film bittikten sonra koltuğundan kalktı. istemihan Talay, "Filmi nasıl buldunuz?' diye sordu. inönü cevapladı:
    - Çok beğendim ama iyi ki bitti. Yoksa çok daha fazla adam ölecekti…

    Kars ve Van mitinglerinden Ankara'ya dönüyordu. Sivas üzerinde uçağın pilotu açıkladı:
    - Efendim Ankara semaları kapalı. Kirli bulutlar var. inişimiz çok güç olabilir.
    Ön koltukta gazete okuyan inönü'nün cevap verdi:
    - Hiç bir şey olmaz merak etmeyin. Ankara Belediye Başkanı Karayalçın çok çalışkandır. O kirli bulutları hemen temizler!

    SHP Genel Başkankığı döneminde, o dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti. O günlerde inönü, Yılmaz'ı sert biçimde eleştiriyordu. Yılmaz, Necatibey caddesinde bulunan SHP Genel Merkezine geldi. SHP ile ANAP Genel Başkanları baş başa uzun bir görüşme yaptılar. Herkes sert tartışmalar yaşanmasından endişeliydi. Görüşme sonrası dönemin SHP Genel Sekreteri Fikri Sağlar, inönü'ye biraz da endişeyle görüşmeyi sordu. inönü şöyle dedi:
    - Çok iyi geçti, Mesut bey partimize aşık oldu. Ama platonik.

    inönü izmir'e mitinge gidiyordu. Uçakta izmir milletvekili Neccar Türkcan, yanına gelerek şöyle dedi:
    - Efendim izmir'de vurucu bir konuşma yapmalısınız. Yumruğunuzu da kürsüye vurun. Nasıl iktidara geleceğimizi sert bir üslupla anlatın lütfen.
    inönü ise şu cevabı verdi:
    - Peki ben anlatırım, sonra sözü size bırakırım. Vuruculuğu ve diğer işlemleri siz yaparsınız...
    4 ...
  6. 89.
  7. Kavga etmeden nasıl sosyal demokrat olunacağının Türkiye'deki bir numaralı örnegidir.
    Erdal inönü'nün bu dünyadaki tek hatası o zamanki hadep in yani simdiki dtp nin geçmişteki uzantısının meclise girmesine olanak tanımasıydı. Rahmetlinin en önemli siyasi hatası buydu. Kim bilir o dönemde kimler yanılttı ya da mecbur bıraktı. Mütevazi yaşantısıyla tanındı. Gerektiğinde de siyaseti bir çırpıda bıraktı. Adam gibi adamdı. Gerçek bir sosyal demokrattı . Gosterissiz hayati umarim hepimize ornek olur. Allah Rahmet Eylesin...
    6 ...
  8. 88.
  9. bu ülkede koltuk sevmeyen nadir insanlardan biriydi..
    5 ...
  10. 87.
  11. insanlık olarak mükemmel, bilim adamı olarak mükemmel ama siyasetçi olarak başarısız insan..
    3 ...
  12. 86.
  13. zekice yapılmış espirilerle bezenmiş konuşmalar yapan, bilim, siyaset, gönül adamı...

    --spoiler--
    Bir Anadolu turunda seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey'e hitaben "Ölürüm yoluna" diye haykırır.
    Erdal Bey cevap verir:
    "Dur, ölme. Bir oy bir oydur."
    --spoiler--
    5 ...
  14. 85.
  15. an itibari ile cenaze namazı teşvikiye camii de kılınan önemli siyasetçi. karaoğlan ın, çoban süleyman ın kasıp kavurduğu dönemlerde bilim insanı, üniversite mezunu biri olarak siyaset arenasına girmiştir. bu nedenle hakkettiği saygınlığı görememesini şaşırtıcı bulmuyorum. aziz nesin haklı olsa gerek.
    1 ...
  16. 84.
  17. insan ve fizikçi olarak iyi, siyasetçi olarak bu ülkenin asla benimsemeyeceği kişi.

    Herşeyini affederimde sivas olayları sonrası istifa etmemesi ağrıma gitmiştir hep.

    Türk Burjuvazinin sosyal demokratları tam ve uzun bir süre ayağa kalkamayacakları biçimde mağlup ettikleri zaman o zamandır.
    2 ...
  18. 83.
  19. ölümü aklıma şu dizeleri getirdi.

    "hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    hatırası bile yabancı gelir..
    hayata beraber başladığımız
    dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    gittikçe artıyor yalnızlığımız.."

    cahit sıtkı tarancı

    yitip giden değerli kayıp taş,
    güle güle hocam...
    3 ...
  20. 82.
  21. vefat ettiği gün ntv öğle haberlerini izliyordum. bir çok arkadaşı, yakını, bir çok sosyal demokrat programa telefonla bağlandı. eksiz hepsi onun mütevazı yaşamından, esprili yaklaşımlarından ve en önemlisi türk siyasi kültürüne kazandırdığı ilkelerden bahsetti. shp'yi "bıraktım" deyip bırakmasının ne kadar asil bir davranış olduğunu söylediler. bağlananlar. ama bir kesim bu yönünden hiç bahsetmedi. onlar kim mi? programa bağlanan chp'li milletvekilleri...
    1 ...
  22. 81.
  23. iyisiyle kötüsüyle başladığı hayatı tamamlayan, bu saatten sonra allah rahmet etsin denilmesi gereken kişi.*.
    2 ...
  24. 80.
  25. sırma saçlıydı.

    kaynak: doğan medya gurubu
    6 ...
  26. 79.
  27. Yaş 80'i geçtiğinde, aynı kuşaktan kimlerin peş peşe hızla eksilmekte olduğunun vitesi, daha da mızraklaşarak takılıyor gözlere.
    10 gün önce Fuat Köprülü'nün kızı Beyhan, onun ölüm ilanlarından 1 hafta sonra da ismet Paşa'nın oğlu Erdal...
    * * *
    Tüm dünyada 80'ini aşmışlardan her gün kaç kişinin eksildiğinin bir listesi yapılsa...
    infazının eli kulağında, gizli bir idam mahkûmu olmanın, -sadece o yaştakilere malum- acımasız jileti, bir çizik daha atar yüreğe.
    Ve insanın gözlerinde, bir yığın abuk sabuklukla saçma sapanlık mikroskopikleşirken; çizikleri artmış bir yürekle, yine de yürekli durmak gerekir.
    * * *
    Erdal inönü ile Paris'te; Fransız vatandaşlığına geçmiş, hanımı piyanist üst düzey bir ailenin evinde karşılaşmıştık.
    Erdal inönü'nün de, gülücüklü, gözlüklü, yaşlıca yüzü; "hık demiş burnundan düşmüşçesine" babasına benziyordu.
    Erdal inönü'de en hoşuma giden taraf; Türkiye'nin tabu ve dogmalardan oluşmuş akvaryumu içine tutsak düşmemiş olmasıydı.
    Ayrıca ibrişimli bir "humor ve ironi" sahibiydi de...
    * * *
    Hem ismet Paşa'nın oğlu olmak, hem de fizik bilimiyle, özellikle de teorik fizikle bütünleşmiş olmak...
    Kim bilir çocukluğunda ve gençliğinde; yerli politikanın sinsi bataklıklarında açılmış nilüfer görünümlü çeşit çeşit devedikenlerinin, ne fırdöndülerine tanık olmuştu usulca...
    * * *
    Fizik bilimi ise, yeryüzündeki atıp tutmalı politikaların çok dışında bir kozmos sözlüğüydü.
    ismet Paşa'nın oğlu, o sözlüğün içine dalmayı yeğlemişti.
    Bin bir koşullanmanın zırhları içinde bağırıp çağıran insancıklara, o sözlüğün içinden bakıyor gibiydi.
    * * *
    Belki de o nedenle ne gülücüğü eksiliyor, ne tabularla dogmalara sığınma tutsaklığına düşüyordu.
    Çok zarif bir üslupla da, sanki azıcık alay ediyor gibiydi.
    * * *
    Besbelli Erdal inönü de, iç politikalardaki fokurtulu kazanlar ötesinde Türkiye'nin de; evrensel bilim alanında, varlığının ağırlaşıp belirginleşmesi özlemindeydi.
    "Fizik Dalındaki Araştırmalara Türkiye'nin Katkısını Gösteren" kitaplar yayımlamıştı.
    Hem de kendisini, salt ismet Paşa'nın oğlu olduğu için bir "joker" olarak kullanma derdindeki politikacı dostlarının; yaptığı çalışmalarla hiç ilgilenmediklerini bile bile...
    * * *
    Politika... Üretilen silahlar... Nutuklar, polemikler, ölenler, öldürenler... Milyonların bir yerlerden bir yerlere göçleri, çaresizlikleri...
    Kanlı bir derya içinde "baş" olmanın hırsıyla patlayan yanardağlar...
    * * *
    Bir de bataklıklar dışı ayrı bir bahçesi var iNSANLIĞIN. Bilimciler, müzisyenler, ressamlar, heykelciler, şairler, yazı adamları, sinema sanatçıları...
    * * *
    O bahçelere eklenen yeni çiçeklerle ağaçların yükselttiği bayraklar, resmi bayramlarda büyütülenlerden çok daha fazla görünüyor dünyadan.
    * * *
    Erdal inönü, böyle bir değerlendirmede Türkiye'nin de bayrağını yükseltmeye uğraşmışlardandı.
    ismet Paşa'nın oğlu olmasaydı, ne siyasal liderlikler sunulurdu kendisine, ne de hayattan ayrılışı genel bir yasa dönüşürdü.
    Ne de o, ille de siyasal bir lider olacağım diye bir tepinme yarışına girerdi.
    * * *
    Kayıp gitmiş bir bilimcinin ardından bendenizin, birtakım varsayımlar yapmaya kalkmamın bir nedeni, 1948'de yitirdiğimiz Dr. Hulusi Behçet...
    O da göz, deri, eklem, nörolojik sıkıntılarla bozuklukları tek bir karede bütünleştirerek saptayan "Behçet Sendromu"nu armağan etmişti tıp dünyasına.
    Ölümü, Erdal inönü'nkinin binde biri kadar bile yankılanmadıydı.
    1997'de yitirdiğimiz evrensel matematikçi Cahit Arf'ınki de öyle.
    * * *
    iNSANLIĞIN ortak bahçelerine bir karanfil fırlatmış değerli yaratıcılar da yetişti buralardan...
    Çoğu ya benimsenmedi, ya görmezlikten gelindi, ya çürütüldü, ya kıskanıldı.
    * * *
    Kaç yazarımızın dünyada kaç dile çevrilmiş olduğunu kaç kişimiz biliyor ki örneğin?
    Yunancaya da çevrilmiş yazarlarımızın sayısı 30'a yakın. Ola ki Yunanistan'da daha da çok okunuyorlar.
    * * *
    Erdal inönü ile birbirinden çok ayrı ortamlarda kopardık ortak kuşağımızın takvim yapraklarını.
    Ne yapalım "ölüm herkesin başında"...
    * * *
    Bir gün silinip gideceklerinin tümörüne bir teselli arayanlar, tatminsiz kaldıklarında; -özellikle de hamasi türde- övünüp durma sayıklamalarından medet umarlar.
    * * *
    Erdal Bey, böyle bir sayıklamaya muhtaç olmadan yaşamışlardandı.
    Bir yerlerde, ola ki yine buluşuruz kendisiyle...

    çetin altan
    1 ...
  28. 78.
  29. vakit denen gazetemsinin ölüsüne bile saygı duymayıp arkasından iğrenç bir yazı yazdığı pek muhterem siyasetçimizdi.
    ilgili haber; http://www.nethaber.com/NewsDetails.aspx?id=43332
    2 ...
  30. 77.
  31. 76.
  32. bakanlar kurulu toplantısında fizik problemi çözen yüce insan.
    4 ...
  33. 75.
  34. taraflı tarafsız herkesin sempati duyduğu siyaset adamı dev çınar,idi.
    (bkz: allah rahmet eylesin)
    3 ...
  35. 74.
  36. gulusunu dunyada pek az seye degisebilecegim adam....
    4 ...
  37. 73.
  38. biraz önce ekşide okuduğum bir anı. erdal bey' i yolda iki ilkokul çağlarında çocukla
    yürürken görüyorlar bir kurultay esnasında. yanlarında ne koruma, ne teşrifat, hiç
    kimse. '' buyurun sn inönü '' diyorlar, '' sizi de bırakalım '' kibarca geri çeviriyor
    teşekkür ederek, '' biz arkadaşlarla yürüyoruz '' bacak kadar çocuklardan '' arkadaşlar'' şeklinde bahsedebilecek kadar incelmiş bir tabiat. onlarla konuşurken sanki
    yetişkin insanlarla sohbet ediyormuşcasına bir dikkat. önce ecevit' i kaybettik, bir
    insanlık ve medeniyet timsali olarak , şimdi de erdal bey' i. bu büyük bir kuraklık.
    4 ...
  39. 72.
  40. zamaninda radikal bir kararla kurt sorununun meclise tasinip, demokratik bir ortamda cozulebilmesi adina kendi partisinden dahi gelen tepkilere ragmen, listesinde simdiki dtp'nin tabanini olusturan elemanlara yer vermis, onlar suyunu cikarmis ama o ayri. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Erdal Inonu'nun cozumu demokraside gormesi, buna yonelik kendi payina dusen gorevi de sonuna kadar yerine getirmesidir.

    gelecekte siyasetciliginden daha cok bilimadamligi ile anilacaktir. fizikciliginin yanisira, ulkemizi yonetenlerin bilime bakis acisini degistirmeye calismis, kendi deyimi ile "paramiz olunca bilim yapariz" yerine, "bilim yapinca para kazaniriz" felsefesini oturtmak icin ugrasmistir.

    Buyuk insandi,
    Allah rahmet eylesin...
    4 ...
  41. 71.
  42. çocukluğumda en çok sevdiğim siyasetçidir.

    sonuçlarını ilk hatırladığım seçim 1989 yerel seçimleridir. seçimin kazananı erdal inönünün shpsidir. çok mutlu olmuştum. nedenini hatırlamıyorum. 1991 genel seçimlerinde yine shp kazansın istedim ama olmadı. kendisi sürekli kongrelerde deniz baykala karşı kazanıyordu. ben de çocukça bir sevinç içinde buluyordum kendimi sevinç inönü kadar olmasada. sonra bıraktı gitti. bir daha shp ve chp bana hiç sempatik gelmedi hak verirsnizki. farklı bir modeldi rahmetli. belki de benim özlem duyduğum zaman diliminde o vardı. bana o günleri hatırlatıyor da ondan bi üzüldüm.

    bir de rahmetlinin son fotoğrafında yanında pis pis gülen mustafa sarıgülü gördüm daha çok üzüldüm. böyle bir son fotoğraf haketmiyordu erdal inönü.
    8 ...
  43. 70.
  44. sivas katliamında yaşamını yitirenlerle, gittiği yerde karşılaşacak şahsiyet. yüzlerine nasıl bakacak bilinmez. ha uğur mumcu cinayeti için namus sözü vermişti, aydınlatılacak diye.uğur mumcu'nun da söyleyecek sözü bulunur kendisine elbet.
    2 ...
  45. 69.
  46. meclis parlamentosunda sıkıntıdan çözdüğü 100 bilinmeyenli denklemle ve gazzetecilere verdiği ayarla anılacak olan çok değerli bilim insanlarımızdandır.
    7 ...
  47. 68.
  48. her seyden ote ataturk'un mirasçisidir. bu bile buyuk bir onur kaynagidir. mekani atamla beraber cennetin en nadide kosesi olsun.
    7 ...
© 2025 uludağ sözlük