Not: bu arada bu benim 1000. entryim. Kutlama var. Önce klavyem törenle evin müzesindeki yerini alacak sonra demet akalın konseri (ucuza kaçtık burada). Konsere gelmeyecekler için;
(bkz: cips)
(bkz: kola)
(bkz: çekirdek)
an itibari ile marsilya fener karşılaşmasında, taç olunca bile taaççççç diye bağıran fakat iki gün önce ne hikmetse sesi çıkmayan spiker. not olarak düşülsün bu akşamki maç anlatışı normaldir. sonuçta fenerbahçe fransız takımıyla oynamaktadır ve fenerli gibi msç snlatması kadar doğru birşey yoktur.
artık maç anlatımlarına son vermesi gerektiğini düşündüğüm spor medyamızın duayenidir. çocukluğumuzun kahramanıdır ki mahallede top koştururken sevdiğimiz futbolcuların ismini çığırırken bile bunu bi ercan taner üslubu ile yapmaya calışırdık, onun nidalarını, tonunu yakalamaya çalışırdık sürekli. ama olmuyor artık malesef. bunu sadece dün geceki galatasaray - manchester maçı için söylemiyorum, la liga maçlarından da anlayabiliyoruz bu durumu. 1,5 yıldır o eski enerjisini aktaramıyor biz seyircilere.
kaldı ki ntvsporda maç sunumu yapabilecek başka insanlar da mevcut. en başta murat kosova olmak üzere ismail şenol ve emre gönlüşen benim aklıma gelenler.
her ne olursa olsun kendisine karşı hiçbir zaman ne saygımı ne de sevgimi kaybetmeyeceğim bir insandır ercan taner. çocukluğumun en mutlu anlarında ki o haykırışları, o nidaları paha biçilmez.
bahsi geçen maç anlatımı elbette 99-2000deki anlatımları ile karşılaştırılamaz fakat o kadar da abartılmamasını düşündüğüm spiker. gol sevinci gayet yerindeydi.
şaşkın ördek bu günlerde. ne oldu bu adama diye sorası geliyor insanın. maçın içinde değil. cansız ve renksiz. eskiden ''taçççç'' deyişi bile insana koltuktaki oturuş şeklini değiştirtiyordu. şimdi sürekli dalgın sanki. şaşırıyor. bocalıyor. golü bile geç yakalıyor. atanı bilmiyor. bilmediği gibi özür de dilemiyor. biz o eski ercan abi'yi istiyoruz. üç defa hagi diyerek kontrol edişi, şutu ve golü anlatan, yaşayan ercan abi' yi.
maç sonralarında bir kaç kötü eleştiri alınca artık bırakmaya karar verdim diye çıkış yapmaması gereken spiker. bazen iyi yorum alırsın bazen kötü, önemli olan eleştiriye göre kendini düzeltebilmek. çıkıp hemen bırakıyorum demenin manası yok.
20 kasım 2012 galatasaray manchester united maçından hatırladığım bi an var. top taca çıkmıştı, ercan taner de bi an serbest vuruş diyecekti ki tam o anda hatasını anladı ve "serbest... kalmıştı amrabat" tarzı bir şey söyledi. iyi kıvırdı gene*. severek izliyoruz.
alakasız anlarda heycan yapıp oyuncuların isimlerini ya 5 saniye sonra söyler ki top o oyuncudan çoktaan çıkmıştır ya da yanlış söyler. *
gözler görmüyosa kasma hocam, bütün heycanımı alıyosun seni düzeltmekten kendimi alıkoyamıyorum hayır duymuyosun da sesimi. *
20 kasım 2012 galatasaray manchester united maçını, cenaze töreni gibi anlatan adamdır kendileri. helva yaptım siyahları giyindim. ağlayarak izliyorum maçı.
marco reus'un (marko roys) adını, inatla, ve sanki 'bir bildiğim var amk, hepiniz yanlış biliyorsunuz, ben ne dediğimin gayet farkındayım' der gibi 'reus' diye telaffuz eden adam. resmen ayar etmiştir.
olm adam alman işte, daha neyi ispatlamaya çalışıyorsun? almancada e ile u yanyana gelince oy diye okunur. nasıl ispanyol olan david villa'nın adını, ispanyolca'ya uyarak 'viya' şeklinde okumak zorundaysan, bu adamın adını da almancaya göre telaffuz etmek zorundasın. artislik yapma. uyuz ettin akşam akşam amk.
insanların şaklabanlık uğruna sağırlık dahi yapabileceğini görmemizi sağlayan karakterli futbol adamı. siz kim oluyorsunuz da 29 senedir maç anlatan adam için hakaret etti diyorsunuz?