malesef sadece başarılı (bkz: neye göre kime göre) öğrencilere sunulan çok güzel bir fırsattır kendisi. Yurtdışında bir şehre okumaya yollanır, bir de üzerine para alırsınız ki, içine girdiğiniz sosyal ortam da cabasıdır. Orada yaşadıklarınızı muhtemelen bir daha başka hiçbir yerde yaşamayacaksınızdır, çünkü başka bir kültürü keşfederken yanınızda farklı farklı milletlerden dostlarınızla ortak bir dili konuşabilmenin (mecazi anlamda) tadına başka nerede ve nasıl varılabilir bilemiyorum. Özgürlüktür erasmus bir bakıma, tükaka değildir, güzeldir, yapılasıdır. Nerelere geldim, havasına girilmezse adam gibi gidilip dönülür, her türlü haltı yiyip dersler de bir güzel geçilebilir. Güzeldir be erasmus. Düşününce bir sürü güzel anı kalır yanınıza, orada kalmayı istemekle, evinizi özlemek arasındaki çelişkidir.
üniversitelerin avrupa üniversiteleri ile yaptığı anlaşmalar sonucu öğrencilerin katıldığı değişim programının adıdır. efenim, aslında aleylerin s.k kız gibi lin lin gezilir ve alınan derslerden en az 1 inden kalıp gelinir.yediği, içtiği, gördüğü öğrencinin yanına kar kalır.*
bu yılki başvurumda babamın aşağıdaki enteresan yorumuyla karşılaşmama sebep olan, fırsat elden kaçmadan değerlendirilmesini salık verdiğim program:
- bunun için seyahat acentaları var. neden kasıyorsun böyle anlamıyorum.*
bu bahar dönemi gitmeye hak kazandığım ama elimin tersiyle ittiğim (kendimce haklı sebeplerim var tabi) öğrenci değişim programı. önümüzdeki sene güz dönemi yine gitme ihtimalim var ama 180 derece dönmezsem yine gitmeyeceğim. güzel bir fırsattır, fakat okul uzatması sorunu vardır. ve ayrıca eğitim amacı yerlerde sürünen ama kültürel anlamda çok ciddi kazançlar sağladığına şahit olduğum programdır.
kötü bir ortalamam olmasına rağmen ingilizce notumla kurtararak gitme hakkı kazandığım ve bir terslik çıkmazsa eylül ayından itibaren 6 ay litvanya'nın başkenti vilinus'da okumama vesile olacak değişim programıdır. heyecanla bekliyoruz.
döndüğümde 2 yabancı dil biliyo olucam diyerekten gidilip,6 ay sonunda hem ingilizceyi unutup hem de ispanyolca ancak hola! como estas! todo bien! gibi selamlaşma sözcükleri öğrenilerek dönülen, ryanair'a helal olsun, kendine vay be dedirten mükemmel bişeydir.
okulu uzatmayı düşünüp italya'ya gitmek istemekteyim. bir çok korku oluşuyor insanın kafasında bu olayla ilgili. ama o kadar insanın anlattıkları boş değildir heralde. haydi hayırlısı.
eğer okul uzatılması problem değilse ve bol bol gezer, partilere katılırsanız italya ve ispanya gibi ülkelerde mükemmel, diğer ülkelerde ise mükemmele yakın geçen harika şey.
programa katılan ögrencilerin 4de 1 turistik amaçla katılırlar hele bizde ise 4te3 e cıkar bu.
ama yerleştikten bir süre sonra o gurbet yaşamı işleri degiştir, zaten çogu inektir sosyal yaşamı az digerleri ise sosyal olduklarından yoldan çıkmaya musaittir zaten. ve şu şekilde olaylar gelişir; kaldıkları yerde erasmus ögrenci vardır genelde hiç birinin ortak geçmişi yoktur ve gelecegi olmıcaktır, yaz tatili gibi yani buda onlarda her şeyin havada durdugu hissi verir, ve partiler başlar. bazı günler geride bırakılan aile, dostlar özlenir facebooktan ne yaptıkları görülür hüzünlenilir yine partiye gidilir.
ve böylece bir dönem geçer gider. zaten işte bu yüzdendir erasmusla gelen ögerncilerin böyle sıcak ve neşeli olması, şu anda tatil için başka bir ülkede olduklarından. sorunlarını hep geride bıraktıklarından.
1) %60 ı işlevini yitirmiş ya da bir kaç yıl sonra yitireceği kesin bir karaciğer ve akciğer,
2) damağımda kalan, acısıyla tatlısıyla garip lezzetler,
3) bol heyecan,bol aksiyon, bol eğlence, bol vurdumduymazlık, bol hüzün,
4) bir kaç değişik dil,
5) karşınızdakine yüksek sesle ana bacı küfüredebilme lüksü(mümkünse gülümseyerek),
6) yaya geçitlerinde sadece benim için duran koca otobüsün önünden geçerken nedensiz utanma duygusu,
7) ezan sesleri yerine çan sesleri duyduğumdaki garip hissiyat,
8) güzel, samimi, eğlenceli arkadaşlıklar,
9) "nasıl olsa gidecem lan her boku yemem lazım" düşüncesi,
10) son olarak da, ölmek üzereyken gözlerimin önünden geçmesi olası film şeridine yapmış olduğu bir kaç güzel, renkli anı katkısı...
an itibariyle bir üyesi olduğum öğrenci değişim programının ta kendisi.
çok güzeldir lan.
1.ay: abi burası süper lan burda yaşarım ben vallahi.
2.ay: oğlum her şeyde domuz eti var ya kilo verdim burda hea.
3.ay: türkiyede ki arkadaşlarım nabıyor acaba, neyse hadi partiye gidelim.
4. ve son ay: dışarda mevsim baharmış diye devam eden şarkıyı dinleme.
her türk evladının basına gelesi bir programdır.bir de yahu türkler heryerde be kardeşim dedirten şeydir.bir de orgazmus vardır ki avrupanın akdeniz kıyısından erkeklerın kuzey ülkelerınde hint kumasına denk düştügünü anlarsınız,orgazmus o an yasanır yasayan bilir.e tabi en sık kullanılan repliktir -rakı,kebab,döner,istanbul.
rotterdam da doğan erasmus, 1487 de rahip olarak augustinusçular manastırına girdi. 1506 da italya ya giderek sanat doktoru ünvanı aldı. cambridge üniversitesinde ilahihat dersleri verdi(1511) hollanda ya dönerek karl 5 e danışmanlık yaptı döneminin din kavgalarından hoşlanmadığından, katolik ve protestanların nispeten iyi geçindikleri basel e yerleşti ve çalışmalarını yaşamının sonuna kadar orada sürdürdü.
modern düşüncenin ve liberalizmin öncülerinden olan erasmus un siyasal düşünceleri, bütün insanların iyiliği ve barış kaygısından kaynaklanır. luther e karşı hoşgörüyü savunarak akıl ve inancı aynı ülkü içinde birleştirmiştir.
-sevgiliyi bilmediğin bir ülkeye, tanımadığın insanların arasına göndermek.
-iletişimin pahahalığından telefonda konuşabilme nin değerini bilmek.
-özlem bulutları nın tesiri altında efkar ve hüznün gereğinden fazla bunaltması.
-gurbette hesabı, karşı cinstten bol miktarda türk arkadaşıyla içli dışlı olmanın ötesi ve bunun bünyede yarattığı hazımsızlık.
-zaman zaman gözbebeğinden süzülen sicim sicim yaşlar.
-çevredeki insanların saçma sapan tespitleri nin can sıkması. *
-en güvendiğin de olsa, gözden uzak olan gönülden de uzak olur mu ki muamması nın kafayı kurcalaması.
kısaca sözlük; erasmus, geride bıraktığı kişilerde hüzüne benzer duygular yaratabilir. eşler mümkünse birlikte gitmeli, yoksa çekilir bir şey değil.
bir aksilik olmazsa bu sene başında beni polonya yollarına düşürecek program.. en başlarda çok kafanızı kurcalar bu olay "lan yanlış mı yaptık acaba, ne bok var gidiyosun kırıp kıçını kalsaydın okulunda" filan dedirtiyor ama sonra "amaaaannn git lan gez gör ülke gör" diyesi geliyor insanın. çıkardım bile 7-8 ülke.. ayrıca..
+ sevgilim de kazandı..
+ aynı ülkeyi kazandı..
+ aynı şehri kazandı...
2 ispanyol 1 alman 1 danimarkalı 1 çinli ve 1 türkün* aynı apartta mutlu mesut nasıl yaşabileceğini bana göstermiş üstüne birde ayda 300 euro vermiş program. gideceğiniz yer bir kuzey avrupa ülkesi ve eski komünist bir ülkeyse iki kere düşünmek gerek. zira gittiğim şehirde (bkz: estonya) (bkz: tartu) 1 adet mcdonaldstan başka kapitalizmin bir izini görmek mümkün değildi. ayrıca aralık ayında 3-4 saat olan gündüzler ve -25 derece soğukla boğuşmak da cabası. he birde okulumu bir dönem uzattım sayesinde. öle dersler kebap parti parti dolaşır geçer giderim mantığı ancak portekizde falan işe yarar. benim gibi sakata gelmeyin sonra.
beni şu an litvanyalarda soğuktan titreten programdır. fakat uçağa atlayıp birden yepyeni bir dünyaya adım atmak oldukça zevkli bir şey. mentorum olan litvanyalı fıstık da baya bir ilgileniyor sağolsun. 5 aylık tatil gibi bir şey şimdilik.
soğuğa çare var da sıcağa o kadar değil, en iyisi soğuk ülkeler dedirttiren hede hödö. ancak bazı bölümler vardır ki samanlıkta iğne arar gibi bulamazsınız karşılığı okutulan üniversite.