enstrüman çalmak

entry5 galeri0
    1.
  1. bir müzisyenin, parmaklarının ucuyla enstrümanına dokunarak onu çalmaya başlaması, sadece fiziksel bir ilişkiden ibaret değildir. müzisyenin içinde olanın, yavaş yavaş enstrümanın lisanıyla ifade edilmeye başlandığı andır o an. biraz daha ileri gidersek: fiziksel ilişki açısından iki bedenin “tek vücut” haline geldiği, hatta iki ruhun, müzisyenin ve enstrümanın ruhlarının kaynaştığı andır.

    enstrümanla samimiyet kurmak zordur. enstrümanın kendisini icracısına açması, zaman ister. enstrüman, kendisine dokuna ellere dokunur, o elin parmaklarının samimi olup olmadığını, kendisini gerçekten isteyip istemediğini adeta hisseder. onun da kendisine göre ölçüleri vardır, bir kişiliği vardır. hayatında hiç enstrüman çalmamış, ya da çalmaya çalıştıysa da başaramamış kimseler için bu söylenilenler anlamsız ve tuhaf şeyler gibi görülebilir belki ama, iyi bir sazendeye enstrüman çalmanın sırrını sorduğunuzda, alacağınız cevaplar muhtemelen böyledir. size enstrümanıyla bütünleştiğini, adeta tek vücut haline geldiğini; enstrümanıyla sağladığı uyumdan aldığı lezzeti, hayatta belki de başka hiçbir şeyden almadığını söyleyecektir.

    enstrüman çalmak, bir enstrümana güzel sesler çıkartabilmek, gönül işidir.bu sadece ustalıkla, virtüöziteyle izah edilebilecek bir şey değildir. virtüözite, teknik anlamda gelişmişlik demektir. enstrüman üzerinde basılması zor pozisyonları basarak çalabilmek, hız gibi becerileri kazanabilmektir; bir anlamda enstrümanla rekabete girmektir, virtüözite. virtüözite, bir tür “varlık ispatı” dır. ama enstrümanla dostluk, varlığı; o üstesinden zor gelinir “ego” yu enstrümanda gizlemek anlamına gelir.

    enstrüman çalmak, önemli. varlığı, “ego” yu enstrümanda yok etmek bakımından önemli. insanın kendisini hizaya getirmesi, bakımından önemli. tevazu sahibi olabilmek bakımından önemli. saylamayacak kadar çok yaraları var enstrüman çalabilmenin. keşke herkes bir enstrüman çalabilse.
    1 ...
  2. 2.
  3. her evde en az bir kişinin öğrenmesi gereken uğraşı. hadi her evde olmasın da her apartmanda olsun.
    0 ...
  4. 3.
  5. her zaman en çok istediğim ve özendiğim şeydir. umarım bir gün.
    3 ...
  6. 4.
  7. müzik ile yaşamaktır.. derdiniz sevincinizi acınızı neşenizi melodilere dökmektir.. huzurdur.. sırdaştır..yoldaştır.. bağlama çalıyorum acilite konusunda pek iyi değilim.. parmaklarım hız konusunda iyi değil yani, sıkı çalışma yapmam lazım fakat duygu konusunda istenilen her tür eseri prova yapmak suretiyle moderato hızda (108-120 bpm) ve daha alt bpm de çalabilirim..

    ruhumu dinlendiriyor.. bazı eserler kazık olduğu için sinirlendiriyor, bazen kavga da ediyoruz ama onu çok seviyorum..

    bu arada ud ve çello çalmayı da çok isterdim.
    0 ...
  8. 5.
  9. Pek imrenirim yahu böylesi insana. Hani belki biz de bir şey üfleyelim, bir iki parmak vuralım isterdik, olmadı yani.

    Ritme çok yatkınlığım vardır. Daprükatör baryam gibiyim ve her şeyden ses çıkarırım. Parmakların hiç durmaz. Boş boş dururken, önümdeki bardaktan bile bir şeyler çalarım tek elle.

    Mesela artık bizden geçti de, enstrüman çalan bir dostum sevgilim arkadaşım yakinım olsun isterdim. Sürekli soru sorardım ve onu desteklerdim.

    insan bir şeyler yazmalı, bir şeyler çalmalı, bir şey yapmalı.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük