envai çeşit karakter ve ruh sağlığı bozukluğunun aynı bünyede toplanarak gayri nizami
aralıklarla öfke,nefret,hakaret,küstahlık,mütecavizlik ve terbiyesizlik formlarında
çevreye saçıldığı bir zamanların yazar,şimdinin köşe sahibi kişisi. güce tapınma,
ölmüş,dolayısı ile kendini savunma imkanı kalmamış kişilerin ardından ileri geri konuşma
küçüklüğü ve rüzgar gülü olmak ta cabası.
bugünkü yazısında ezanın türkçe okunmasını isteyenlerin martin luther king'in incil'i almanca çevirmesine özendiğini belirten yazar.
"Ezanı Türkçe okutmakta direnmek;biz de Martin Luther'in incil'i Almanca'ya tercüme etmesi gibi bir ilericilik yapalım, dolayısıyla Batılı olalım özentisinden başka bir şey değildir. Evet, bir özentidir.
Üstelik, bir yandan Türkçe ezanda Tanrı'dan başka yoktur tapacak dedirtirken bir yandan da Kâbe Arab'ın olsun, bize gerekmez, bizim Çankaya'mız var diye şiirler yazarsan, kendi kalene öyle esaslı bir gol atarsın ki, 2007 yılında bile çıkaramazsın!
Hele hele, ülkenin dört bir yanında minarelerden Türkçe ezan yükselirken, bir yandan da bütün meyhanelerin bütün gramofonlarında Sadettin Kaynak şakımaya başlarsa:Devlet millet için durmayarak çağlayan... Yurdu demir ağlarla Ankara'ya bağlayan... inönü'dür inönü, başbuğumuz, babamız... Onun mesut gününde rahat rahat yaşarız... inönü emrederse kabımızdan taşarız... Allah Allah diyerek engelleri aşarız!...
(inanmayan dinlesin: Odeon plakları, seri no. LA270479b)"
03 ekim 2007 tarihli yazısı ile aydın doğan,bekir coşkun ve emin çölaşan a avanesine muhteşem bir ayar vermiş olan yazar. lütfen sadece okuduğunu anlayabilen yazarlar okusun.
bugünkü yazısında aydın doğan'ı ülkeyi germekle suçlamış, hürriyet gazetesindeki yazarları kategorilere ayırmış olan akşam gazetesi yazarı.
iyi hoş tesbit, zaten herkesin bildiği, sözlüklerde de bir çok kereler dillendirilmiş görüşler.
bir de kendi gazetesinde yayın yönetmi olan serdar turgut'un yalakalık kategorisinde başa güreşmesi konusundaki tesbitlerini de alabirsek tam süper olacak.
ayrıca, aydın doğan, tamam elle tutulacak yeri yok da, ucu akp'ye dokunan her türlü eleştirinin ülkeyi germek klişesi ile suçlanmasından gına geldi. bari sen yapma engin ardıç diyesi geliyor insanın.
beynimdeki düşünceleri okuyup bütünüyle kaleme alıyormuşcasına yazan, olayları çok iyi analiz etme yeteneğine sahip türkiyedeki en iyi yazarlardandır kendisi *. öyle bir şeyki gündemdeki olaylar hakkındaki düşüncelerimi yazmama gerek bırakmayıp güzel bir dille kaleme alan çağdaş,milliyetçi, liberal bir medyum gibidir engin abi. birkaç yazısı varki beni benden alır.
bugün ki "kötü yazı" başlıklı makalesinde kendisiyle bile dalga geçen bir adamdır. Seviyoruz engin abimizi en uzağından...
--spoiler--
Kısa yazdım ama kötü oldu galiba, keşke aklım fikrim olsaydı, elim kalem tutsaydı... Bu yazıyı bizim hanım okudu, o da beğenmedi.
--spoiler-- *
her yazısında bildiklerini yazmak yerine ona buna ayar çekeyim, namım yürüsün tarzı takılan, ne bekir coşkun ne de yilmaz ozdil o'nu zerre takmayınca sinirinden kudurmu$ adam.
onların senden ba$ka ugrasabilecekleri cok konu var be engin'im. seninle niye ugra$sinlar?
bo$ bele$ adam degiller senin gibi, bu ülkeye yapılanları insanlara anlatmak gibi bi' görevleri var.
yoksa yılmaz özdil'in sana cektigi ayarı okumak bana da zevk verir...
bence sen metal takıl be enginim... siyah ojelerin benden.
yıllardır medya sektöründedir ama öyle büyüklendiğini, halka isim taktığını veya biri bir şey dediğinde ağladığını, ajitasyon yaptığını görmedim. diyen cevabını alır yazarıdır. yazıları gayet hoş ve mizahi bir üsluba sahiptir. avama yakın yazılar yazar. dolayısıyla kompleksi yoktur. birilerine şirin gözükmek için süslü kelimeler kullanmaz. çünkü, halka yazardır o.
türkiye de basın aleminde mizahi dili ile olaylara yaklaşımı en takdir edilesi insanlardan diğeri de zaman gazetesinden A.TURAN ALKAN dır.
ikisi de okunası yazarlardandır. olayları bir de onların bakış açısıyla izlemek insana zevk verir.
tatile çıkmadan önce necati'ye* cevabını vermiş ve yazar gibi yazarları okumamız nasihatinde bulunmuş yazardır. yazar gibi yazarlar kadar olmasa da yazar gibi yazardır. zevkle okuduğun kim var denildiğinde ilk gösterilecek kişidir. http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=88764,10,2
--spoiler--
Meslekte yerlere düşenler denize cup cup atladılar, rakılarını içtiler, kavunlarını beyaz peynirlerini yediler geldiler; benim gibi akılsız, fikirsiz, yazar olmayan yazarlar da bu çok sıcak ve çok kurak yaz boyunca eşek gibi çalıştılar...
Her satırımda haklı çıkmak kesmiyor, sabah penceremi açınca odamdan içeri serin hava girmesini özledim. Gece üstüme ince de olsa birşeyler örtüp uyumayı özledim. Ürpermeyi özledim.
Bu nedenle, ben bir hafta kaçtım abi... (Bakın ne kadar seviyesiz bir cümle kurdum.)
Sizlerle bu sayfada 3 Eylül Pazartesi günü yeniden buluşacağız.
Fena mı, bu arada yazar gibi yazarları okur, benden kurtulmuş olursunuz...
--spoiler--
yukarda görüldüğü üzere yıllık iznini kullanmaya çıkan arada necati doğru'ya en temiz hisleri ile aşk mektubu yazan yazardır.
oğuz atay ın çekirgelerinden biri.. bazen cidden sacmalasa da mizah gücü sağlamdır.. babamın zurnası adlı yazısı olaydır.. engin ardıç ın tüm dişlerini o yazıda görebilirsiniz..
öyle ya da böyle türkiye cumhuriyetinin en iyi köse yazarı olmakla beraber köse yazıları fikir yazıları olan kişidir. kendi tabiri ile amigoluk yapmamakta, mecburen siyasi yazı yazmak zorunda kalmaktadır. daha iyi tanımak isteyenlerin, yazılarının içeriğini daha iyi anlamak isteyenlerin bir zahmet köse yazılarini derlemesi olan kitaplarını hatta üsenmeyip istanbul'da yasiyorlarsa bir zahmet ataturk kutuphanesine gidip arsivleri söyle bir karsitirmasinda faydasi oldugunu düsündüğüm kişidir. diger yazarlara gelince elinizi vicdaniza koyun su medya denilen zirzoplukta siyasetten, ask meskten ve günlük hayatindan baska bir sey yazan var mı allaseniZ? (cetin altan hariç) yok o halde? küfredeceğinize önce okuyup anlamaya calisiniz be yahu!
zaman zaman keyifle okuduğum yazıların sahibi kişi. lakin bir insan bu kadar alenen partizan olamaz. iktidar partisinin bu kadar oyuncağı olamaz. nedir peki engin ardıç'ın sorun çıkaran noktası? muhalafet edenlere muhalafet etmesiyle meşhurdur. yılların solcu(!), kemalist klişelerini çok iyi gözlemlemiştir, lafı tam gediğine koyar. bu sebeple lisemizdeki bir dangalağın babasının general olduğunu öğrenen müdür yardımcısı gibi yalaklıkları aklıma getirir. keyiflenirim, gülerim, kızarım. engin ardıç bu cesaretiyle hayatım boyunca hep gıcık olduğum bu tayfanın ayarını güzel verir. ama muhalif kimliği akp'ye gelince sesi çıkmaz.
bugünün kalburüstü tüm gazetelerine baktım şöyle. engin ardıç dışında sivriliğiyle tanınan tüm yazarlar bekir coşkun olayıyla ilgili döktürmüşler. haklı olarak tayyip'in dengesiz söylemini eleştirmişler. engin ardıç hariç! sanki bu tartışmalar yapılırken internetin, telefonun olmadığı bir dağ köyündeymiş. tayyip'in bu konuda savunulacak bir yanı olmadığını çok iyi bildiği için susmuştur engin ardıç. tıpkı diğer tüm savunulamayacak yönlerini bildiği için susup da köşe doldurmak adına nihat erim, ismet inönü geyikleri yapışı gibi. çok güzel oynuyorsunuz engin bey ama yemiyoruz.
"okuyalım-okutturalım" yazarıdır.
herşeyden önce gazeteci-yazar olmaya ehil kişidir. işini iyi yapar. dedim ya; adam bu işin "ehli" bak ısrarla vurguluyorum usta adam usta.
genel kültürü, galatasaray lisesi yıllarında okuduğu kitaplarla sınırlı kalmış, geçimini bu birikimle devam ettirmekte olan, bundan dolayı bazen geri kafalılıkla suçlanan yazar...