ne yemek var ne uyku
sadece kemiren kuşku
kaybettim tamam kabul
kafam batı,yüreğim doğu
bir gün anlarsın,başka bir şehirde
belki başka biriyle beraberken
bir gün yanarsın,yoğun iş gününde
son taksitleri öderken
dön geri,affet beni
nasıl da zor söyledim bak bu cümleyi
sen iyi bilirsin,ben en çok seni sevdim
saat çaldı,isyan var
açıl gözlerim açıl,güneş var
acılar sever bizi,bu kadar yeter
bir gün anlarsın,başka bir şehirde
belki başka biriyle beraberken
bir gün yanarsın,yoğun iş gününde
son taksitlerini öderken
"kesmeşeker iyidir ya!" diyip, hayata o şekilde devam edilen parçalardandır.
eğer "en çok seni sevdim" diyecek kadar sevememişseniz şimdiye kadar ve bunu deli gibi istiyorsanız, sevmiş ama diyememişseniz ya da kimseyi sevmeyeceğinize inanıyorsanız dinleyin, birebir...
şarkının klibinde şu şekildedir:
yaşam büyükşehir sayılamayacak ama pekte küçük olmayan bir şehirde ilerlemektedir.
sevgilisi tarafından terk edilen gencimiz yere çömelmiş vaziyette başı dizinde elleriyle kulaklarını kapamaktadır bulunduğu odada ne bir soba ne yere serecek kilim parçası ne de oturacak bi kanepe bulunmamaktadır. minder, televizyon sehpası, eski model televizyon ve üzerinde saat, boş bira şişeleri, duvara yaslanmış re teli kopmuş bir gitar, kirişlerinden su damlaları akan ve rüzgarın uğultusuna yanlızca aşık bi insan zihninde çözümlenebilecek harmoniler katan bir pencere.günler siyah beyazdır*. derken şarkı akmaya başlar
ne yemek var ne uyku
sadece kemiren kuşku
kaybettim tamam kabul
kafam batı,yüreğim doğu.
başka güzel bir şehirde belki elektrik belki su elinde faturalar, arkasındaki sevgilisiyle flört eden beyaz tenli yeşil gözlü bir genç kız ansızın duraksar ve yere bakar...
bir gün anlarsın,başka bir şehirde
belki başka biriyle beraberken
bir gün yanarsın,yoğun iş gününde
son taksitleri öderken.
ıssız odasında yapayanlız gencimiz oturduğu yerden pencereye bakmaktadır.
dön geri,affet beni
nasıl da zor söyledim bak bu cümleyi
sen iyi bilirsin,ben en çok seni sevdim.
aniden saat çalar ve gencimiz bir bir idam mahkumunun prangalarını koparışı gibi ayağa kalkar, ıssız odasına aniden güneş doğar artık sadece siyahla beyaz yoktur odasında...
saat çaldı,isyan var
açıl gözlerim açıl,güneş var
acılar sever bizi,bu kadar yeter...
herhalde cenk taner abimiz bi klip yapsaydı böyle olurdu.