en çok güvendiğin insanların sana ihanet etmesi

entry7 galeri1
    1.
  1. her şey bir cumartesi akşamı ramazan'la beraber bira içerken başladı. bülent, ramazan, sezai, bir de ben; 4 kişilik sağlam arkadaşlardık. aynı mahallede büyüdük, liseye kadar aynı okulda okuduk. hiç ayrılmayan sıkı dostlardık, bir ara suskunlar triplerine bile giriyorduk ki; neyse olay gününe gelelim.

    ramazan'la ikimiz bira içip muhabbet ediyoruz. ramazan'ın iş yerinde bir kız varmış, onun hakkın da bir şeyler anlatıyor, ben de gerekli gazı veriyordum. "olum senden iyisini mi bulacak", "kız olsam ilk sana verirdim" cevaplarım ile ramazan iyicene havaya girdi.

    saat 8 civarı zil çaldı, ramazan kalktı kapıyı açmaya, ben koltukta uzanmış kanalları geziyordum. bağırışlar duydum içeriden, ramazan sinirli konuşuyordu, kalktım kapıya gittim. sezai'nin kardeşi, yüzü kıpkırmızı nefes nefese kapının önünde bir şeyler anlatıyordu. kısa boylu, tombiş yanaklı tatlı bir çocuktu. hemen yanlarına gittim "ne oldu lan" dedim. çocuk bana baktı "abimi polisler gözaltına aldı, geçen ki kavga yüzünden. yaralanan çocuk ölmüş, tutuklama kararı çıkmış" dedi.

    geçenki kavga dediği; bir hafta önce sahilde dördümüz içerken, sezai kafası çok güzel olunca eski kız arkadaşını aramıştı, kızın da abisi telefonu açınca onla tartıştılar. yarım saat sonra kızın abisi yanında 3 tane çocukla bulunduğumuz yere geldi, biz dördümüz ayakta duramayacak durumdayız. kavga çıktı, ben karşı taraftan birisinin kafasında bira şişesi kırdım, karakolluk olduk. çocuk 3-4 gün hastanede kaldı ama sonra iyileşti deyip çıkarttılar. mahkememiz hala sürüyordu. tabi kimse bira şişesini benim kırdığımı söylemedi, söylemezler de.

    ben panikledim. sezai'yi aldılarsa bizi de alacaklardır kesin diye düşünüyordum. hemen bülent'i arayalım dedim.

    +alo aloo.
    -efendim s7v7n abi?
    +sen kimsin? bülent nerede?
    -bülent'in kardeşi mustafa s7v7n abi, abimi göz altına aldılar biraz önce.
    +hasiktir hadi görüşürüz.

    ufaklık gitmişti ben telefonla konuşurken, ramazan'a döndüm yüzü kızarmıştı, panik içinde olduğu belliydi. benim ise ellerim titriyordu. ikimiz de konuşmadan içeri girdik koltuğa yığıldık, ne yapacağımızı bilmiyorduk. ramazan konuşmaya başladı.

    +aileni arama, polis oradadır kesin.
    -abi durumu soralım.
    +gerek yok panik yaparlar, bizim köye gidelim. muhtarda bizim eski ev kayıtlı, burayı en son bulurlar ama gitmemiz lazım.
    -nerede kalacağız, kimde kalacağız?
    +amcamın oğulları var, babam rahmetli olunca çok görüşmedik ama bizi saklarlar.
    -tamam arasana konuş, geliyoruz de.
    +öyle olmaz lan otobüse atlayıp gitmemiz lazım. orada konuşuruz bizi geri göndermezler.
    -tamam hemen gidelim.

    hiç teslim olmayı düşünmedik. çocuk öldüyse kesin 10 sene yeriz diye düşünüyorduk. şimdi kaçalım da, bir kaç gün sonra ortalık sakinleşince neler olduğunu öğreniriz diye düşündük. internetten otobüs biletlerini aldık. ramazan çantasını toparladı, bana da kıyafet aldı. bakkaldan bir şeyler alayım, yolda lazım olur deyip dışarı çıktı. ben odanın içinde bir sağ bir sola gidip geliyordum.

    yarım saat geçmişti, ramazan hala gelememişti. "neredesin" diye mesaj attım. bir kaç dakika sonra telefonum çaldı, arayan ramazan'dı.

    +alo aloo ramazan.
    -karakoldayım şu anda. konuşamıyorum sezailerin eve bakayım dedim, annesi beni görünce bağırdı "bu çocuk suçlu" diye. polis beni de tuttu, sen git olum amcamların numarasını sana mesaj çekeceğim.
    +ben de geleyim teslim olayım, böyle olmaz amk.
    -sen git lan, bir kaç gün sonra ararsın evi.
    +tamam.

    artık tek başımaydım. çantayı aldım, taksi çağırdım kapıya çıktım. heyecandan ayaklarım ağrıyordu, kendimi sıkıyordum. acaba gitmesem mi diye kendi kendimle mücadele ediyordum. otobüs garajına gittim, yerime oturdum 2.5 saatlik yolculuk boyunca çok şey düşündüm; hapishaneyi, mafya babalarını, tecavüze uğradığımızı. gözümden akan yaşları silerken buldum kendimi. tekirdağ otogarına otobüs yanaştı, ramazan'ın mesaj attığı numarayı aradım, kapalıydı. orada bir cafeye oturup çay söyledim. sürekli arıyordum numarayı ama kapalıydı işte. tam 4 saat otogarda bekledim.

    sonra annemi arayım dedim. telefon ilk çalışta açıldı.

    +aloo anne.
    -neredesin lan sen?
    +anne kaçmak gerekti, tekirdağ'dayım.
    -nereye kaçman gerekti? akşam ramazan onlarda kalacağınızı söyledi.
    +ne zaman aradı?
    -gece 11 falandı.
    +kapat anne seni arayacağım.

    "vay amk lan bu gece neden aradı anne mi?", "karakolda değil miydi?", "acaba bıraktılar mı?" soruları kafamda dönüyordu. hemen ramazan'ı aradım.

    +alo lan.
    -hahahahhahhha malsın olum malsın.
    +şerefsizler sikecem sizi olum sikecem.
    -hacı ne yedin lan hahahahahaha.
    +olum siktirin gidin lan böyle şaka mı olur, öldüreceğim hepinizi.
    -hahahahhahhah hee canım hee.

    işte böyle şerefsiz arkadaşlarım varmış da haberim yokmuş.
    54 ...
  2. 2.
  3. 3.
  4. Ardından gelecek çok sevenlere şüpheyle bakmaya sebeptir. Yaşananların en kötüsünden, hayatın gerçeklerinden sadece bir tanesidir.
    1 ...
  5. 4.
  6. zaten yabancılar değil tanıdık ve yakınlar ihanet edebilir. düşünsene hiç tanımadığın bir adam sana nasıl ihanet eder. *
    0 ...
  7. 5.
  8. insanı derinden yaralar, hayata bakış açınız değişir artık güveneceğiniz kimse kalmamıştır.
    0 ...
  9. 6.
  10. en çok en güven vermediğin insana güvenebilirsin. o sana yanlış yapmaz.
    0 ...
  11. 7.
  12. En derin acılarım hep en güvendiklerimden.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük