derslerini almadan atatürk'e dua edenleri görünce gülümseyip, durumun komikliğinin vermiş olduğu tesir tebessümü aşarak sırıtma bazen kahkahaya dönüşmesinin inkılabatını keyifle yaşıyorum...
tezlerden öteye geçememiş ve sadece tez okuyup bunları savunan bünyelere alışmış olduğundan kendisine fikir sunanların klişeleri gayet avam tabakasına has geliyor. bir örneği başlığının altına yazdığım bu zat ve bunun gibi nice zevattır. antitez okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum.
cahiller arasında kalan yazar. adamın biri demiş; osmanlı döneminde % 35 okuma yazma bilen vardı. şimdi % 90.
kıyasla bakayım osmanlı döneminde ispanya'da okuma yazma kaçtı şimdi % kaç? hala % 100 okuma yazma oranı sağlayamadıysan bu işte bir gariplik var.
bir başka salaklıkta ziya gökalp'in bile arap alfabesinin devamını istemesini kimse hatırlamak istemez de alfabe değişikliğinin yanlışlığını günümüzde söyleyenlere vatan haini etiketi yapıştırılır. alfabe değişikliğinin tartışmasının bir yazarın nick altında yapmak da neymiş?
ayrıca bugün türk milletlerinin dilleri arasında bir bütünlük yoksa bunun en büyük sebeplerinden biri latin alfabesine geçişimizdir. güya milliyetçilik yapıyorsunuz ama ortada sonuçları bilmeyecek kadar sorunlu bir cahillik var.
bir mecliste fikir alışverişinde hatalı kimsenin kalbini kırmamak için genele hitap edercesine ya da hatalı olana değilde onun dışındakilere bakarcasına konuşup, fikirlerini söyleyip kalp kırmamayı adet edindim. ancak sabır taşını çatlatanların yüzlerine baktım.
atatürk hakkında yaptığı eleştrileri üstü kapalı tutumamın sebebi ise ucu açık kanunlar kullanarak dava edilmek istemememden kaynaklanır. keyfi kanunlarla yargılanmayı bünyem kaldıramaz.
(#8207940) nolu entrysi aklidengegörecelibikavramdır ve yancısı fidelcastroya kapak olmuştur, benim de bilhassa bu duruma dikkat çekmek istediğim yazar.
zaruri olarak rumuzuna tanım yazmak zorunda kaldığım yazar.
çünkü zerre doğru bilgi içermeyen şu giriyi (bkz: #8207940) olur olmadık yerlere yapıştırıp duruyor.
kendisine hadis ve sünnet kavramlarının fıkıh'ın önceliğinde olduğunu ve sahih buhari'nin hadislerinin bütün islam coğrafyalarında gerçek kabul edildiğini hatırlatmak zorundayım.
git dininin getirdiği hukuku öğren. ondan sonra pazarlamasını yaparsın.
gören de heterodoks fıkıh mensubu sanacak. zahiri yorumlarınızın vardığı varacağa yer belli. artık insanları kandırmanıza müsaade etmeyeceğiz. insanlar da bir zahmet geri zekalı olmayıp, sizin çarpıtmalarınıza inanacağına, açıp çarpıttığınız konulardaki uygulamaları ve kaynakları inceleyecekler.
öyle şu zamanda yaş sıfırlanır, böyle olunca şöyle olur uydurmalarınızın bütün cenahınızca kabul edilen hakikatler ile ilişik olmadığını herkes öğrenecek. bu kadar basit. kimsenin kandırılacak kadar ahmak olma lüksü yok.
yazımı anlamadan fıkıh'ı kur'an ve sünnetin önünde tuttuğumu sanan yazar arkadaşlar yanılıyor.
fıkıhın kur'an ve sünnetin yorumlanması sonucu çıkan hukuk doktrinleridir. bunu kimse inkar edemez.
her zaman dediğim gibi, asıl olan sünnetir, kur'an'dır. bunların dışında ifrat ve tefrit e uymayan her fikir batıldır. tıpkı 14 yaşını doldurmayan(15) bir kızın evlendirilmesi gibi.
günümüzde ise yine aynı kaynaklar yorumlanarak şartlara göre yeni fıkıh kuralları getirilebilir. mesela 18 yaş.
ama şeriat devleti olmadığımızdan korkulacak bir şey yoktur.
siyasi kimliğini bir yana bırakıp, muhabbetine doymanız gereken yazardır, gerçi muhabbetine doyulmaz. kendisiyle tartışmanızdan bile oldukça büyük zevk alacaksınızdır. kırıcı değildir.
kafamızda milyonlarca düşünce varsa, hemen hemen hepsi birbirine zıt olmasına rağmen, kendisine çok büyük saygı duymaktayım.
yazdığı gerçekler, savunduğu düşünceler birilerine ters gelmiş olabilir. zira geniş çerçeveden bakamıyorsanız, bağnazsanız anlayamazsınız onu. insanlara put muamelesi yapmıyor.
nickinin tersine en güçlü halka olan yazardır. kimsenin yazmaya cesaret edemediği putlaştırılmış ilahlarının gerçek yüzünü yazdığı için taşlanması doğaldır.
not: bir de çaylak yapılarak moderatörün düşüncelere saygısızlığını göstermiş.
kutsal değerlere inançlara hakaret edenlerin çaylak yapılmadığı ortamda kişileri sevmenin tercih meselesi olduğunu ifade ettiği için midir bilinmez çaylak olmuş yazardır.*