ergenekon davası.
sonra devamını çektiler, balyoz davası.
bir de bonus dvd verdiler, oda tv davası.
aynı yönetmenin seyrettiğim en iğrenç üçlemesiydi. o yüzden ayırmadan üçleme olarak yazdım.
en kötü film olarak ''dünyayı kurtaran adam'' geçiyordur muhakkak yazarların aklından. ama ben bundan daha beter bir film izledim.
(bkz: üç süpermen olimpiyatlarda)
fantastik filmlerin çoğu. gayet başarısız kurguları ya da görsel efektleri oluyor. çok başarılı olanları da var lord of the rings serisi gibi, onlara laf yok tabi.
türk filmlerinin de çoğu. recep ivedik ve şafak sezer tarzı saçma türk tipi komedilere o kadar gülen insanları hala da anlayamıyorum.
kesinlikle şafak sezer filmleridir. ulan bizim sınıfta bile daha komik elemanlar var, bu kadar da 0-6 zeka yaşı kitlesine hitap edilmez. birde şafak sezere giydirelim derken paranormal activity 4 ü unutmamak gerekir, hala acıyorum sinemada kaybettiğim 109 dakikaya.
aslında yazıp yazmamak arasında gidip geldim. Çünkü birazdan bütün sanat(!)severler başıma üşüşecek diye korktum işin gerçeği. kuş sesleri, su şırıltısı ve rüzgar uğultusundan başka replik olmayan filmler bana göre değil arkadaşım, yerim fransız sinema tarzını ! Evet, senaryo benim gözüme gözüme sokulmalı, evet sanatsal filmler bana göre değil.
keyif meselesi. Ayrıca niye bu kadar kızdıysam. neyse saygılar!
belki 'the love guru' olabilir ama her filmde zevk aldığım noktalar oluyor illaki. sevmediğim en fazla 2-3 tane çıkmıştır ama onlarıda sonuna kadar izlerim, emek var sonuçta.
şafak sezer serisi bütün filmler. benim kadar gülmeyi seven birini maalesef tebessüm dahi ettirememiş saçma filmlerdir. seveni vardır belki bilemem tabi, neticede zevk meselesi.