tabii hayatını kaybedenleri düsününce 22,5 yıl hapis istemini az buluyoruz.
ama gerçek şu ki türkiye'de alkollü araç kullanırken insan öldürüp hic hapis yatmadan kurtulanlar da var. örnegin sanatçı sevim tanürek'in katili hiç hapis yatmadı. görev başındaki bir polisi öldüren diğerini yaralayan rüzgar çetin icin de 22,5 yılla dava açıldı. bir kaç ay yattı diye tahliye edildi. ehliyetine de 1,5 yıllığına el konulmuştu. yeni insanları da katledebilsin diye su aralar ona da kavuşmuştur.
Hem giden aileye hem de kendini bitiren yeteneğe üzülmeden edemiyor insan.
Olması gereken olması gereken zamanda olması gerektiği şekilde olur der holistik düşünce. Kimseyi yargılamayın, kendinizi bile. Yaptığının doğru olup olmadığını sorgulamakla yargılamak aynı şey değildir.
Düşünsene adam sevdiklerini öldürmüş. Bir sabah kalkıyorsun bir bakıyorsun hala yazı yazmaya devam ediyor. Hayatına katil olarak girmeden önce de senin için bir yazardı hala öyle.
Hapisteyken dahi sanata katkıda bulunmaya devam eden usta edebiyatçı. Tarak dergisinin bu ayki sayısı için şöyle bir şiir yazmış: https://galeri.uludagsozluk.com/r/1581280/+
Gezi de arabasını barikat yapmıştır ardından dönüp sizden önemli değil geçler demişliği var. Kazada %100 kusurlu olabilir( mahkemenin kararını bilmediğimiz için olabilir dedim). Bildiğim tek bir şey var o da samimi bir adam.
"slogan solcu" dedikleri cinsten bir adammış. adalet, hak, hukuk gibi kavramları sadece söylemiş, içselleştirmemiş ve bence yaptığı hatanın büyüklüğünün farkında bile değil. sen alkollü araç kullanıp 3 kişinin ölümüne sebep olacaksın, bununla kalmayıp suçu yanındaki adama atacaksın, olayın ortaya çıkacağını anlayıp teslim olacaksın. sonra da "ben insanım, rahat bırakın cezamı çekiyim" diyeceksin. hadi ordan!
insanlar alkollü trafiğe çıkıp kaza yapmasına "hata yapmış" diyebilirdi ama sonraki süreç kimsenin hak verebileceği cinsten değil.
neticede kendisi tıpkı mustafa ceceli, murat başoğlu gibi "olduğu gibi görünmeyeler" kervanının son yolcusu oldu. aslında bu "imaj" satan sanatçı görünümlü tüccarların hazin sonu. çünkü eninde sonunda takke düşüp kel görünüyor.
olayların neticesinde bir kez daha bakılınca artık davanın seyrini etkileyecek hiç bir şeyin söylenmemesi gereken durumda olduğumuz ve masumiyet karinesince dava bitene kadar masum olan ancak davadan sonra detaylı olarak üzerine konuşacağım şahıs.
deniz seki'yi kitap fuarında kendi kitabını imzalarken gördüm.
deniz seki, kitap, imza. tuhaf geldi. sıradan bir şarkıcı, uyuşturucu, hapis,kitap.
bu şarkıcının bile kitabı talep görürken, emrah serbes in hapis hayatından sonraki yazacağı kitap ortalığı ziker atar.
o yüzden bu adam için 'bitti' demek yanlış olur. bekleyelim ve görelim.
bir söz vardır ya, iddealı konuşma, iddeandan imtihan olursun diye. işte bu herif bu sözün muhatabıdır. devlet alkolü yasaklıyor, insanları öldürüyor falan filan derken iddeandan kıskıvrak yakalanmış bulursun kendini. madem o kadar ortamlarda hümanist takılıyorsun bakalım reelde durumun ne.
Şu olaya kadar ailemden biri yada cok samimi dostum gibiydi benim icin emrah. Her kitabıni, her yazısını sektirmeden okudum. Yasadığı hayata sanki yanında yasamis gibi hakimdim. Benin gibi emraha hakim olan herkes farkindaydi bence hayatında böyle bir halt yiceği. Acıkcasi ben intihar edip, kendine zarar vermesini bekledim. Su olaydan sonra öyle kızdım ki, ama bir kere sorgulamadim. Emraha gram üzülmedim, bu bad hayatın 3 kisilik aileyi bitirmesine üzüldüm. Ama su son mektup olayından sonra, gercekten siktir git Emrah. Daha fazla sacmalamadan, sov yapmadan siktir git. Cezani cek ve sus artik. Bizi, sevenleri falan siktir et, o aileye saygı duy ve sus artık.