doğu karadenizdeki çepni beyliğini yıkıp toprakları rum imparatorluğuna bağışladı ve fatih gelene kadar yerli halkı türk olan orduyla giresunu rum imparatorluğuna peşkeş çekmiştir. ama bu gelişme onun bizim gurur kaynağımız olmasını değiştirmez. arada şerefsizlikleri var ama.
Dünyanın en büyük Askerî dehasıdır. Sevmeyenler her konuda olduğu gibi çeşitli inançlarını tarihe katmakta ve tarafsız şekilde bakılması gereken olaylara o inandıkları inançlarla bakmaktadır. Bu adam sen ne kadar sevmesen de büyük biridir kardeşim ve Türk'tür. Senin çok sevdiğin Osmanlın da bu adama ve oğluna itaat etmiştir. Çelebi Mehmet mektubunda ağabey derken, 2. murat şahruh'un yolladığı hilatı giyerken, Babür'ün torunları biz Osmanlıdan üstünüz diye bağırırken dile getirilen budur.
Cengiz Han'dan sonra dünyaya gelmiş olan en büyük askeri deha... Hakkında yazılmış en önemli kaynaklar: şerefüddin Ali Yezidi'nin zafernamesi'si (Selenge tarafından yayınlanmıştır), ibn-i Arabşah tarafından yazılmış Acaibu'l Makdur'dur (Selenge tarafından yayınlanmıştır). Yezidi bir meleği anlatırken, Arabşah bir şeytanı anlatır. Hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardır.
güya türk olacak ama turk ve islam dünyasına büyük zararlar vermiştir. yıldırım bayezid niğboluda haclilari yener istanbulu kuşatirken bu kancık gibi anadolu'ya saldırmistir. it herif vursana çini götün yemedi de mi serseri. altın ordu devletini yıkıp rusları başımıza musallat eden de yine bu uğursuzdur. söz geçiremeyen islam alimleri de yanacaktir bu topalla birlikte zira bu moğol devlet kurmamis kurulu islam devletlerini yıkarken cine bulasmamistir bu durumda suikast yapması gerekirdi gerçek bir müslümanin bu yaratıga. bunu yapmadiklari için cehennem odunu olacaklardır.
tarihteki en garip adamlardan biridir. tanımı yapalım, formata uyalım sonra da devam edelim. aslında garipliği, timur'un çok farklı ruh hallerini barındırmasından değil de türkiye'deki timur tartışmalarından dolayı yazdım. çünkü her kafadan bir ses çıkar, kimi timur'u şeriatçı, kimi moğol, kimi manyak, kimi entel, kimi hiçbir şey olarak görür. aslında olay farklıdır, timur da ne yaptığını bilmemektedir. evet gerçekten bilmemektedir, bunu götümden uydurmuyorum.
timur babasının ölümünden sonra siyasete atılan bir adamdır. askerlik deneyimleri önceden vardır fakat bu klasik dönem eğitimidir. hani o dönem taşaklı ailelerin erkek çocukları bir eğitmen tarafından eğitilir ya olay bundan ibarettir. fakat bu herifin askerlik olayına öyle bir yeteneği vardır ki, topal ayağına rağmen rivayetlere göre yüzüğün içinden ok geçirirmiş. yani ciddi anlamda askeri becerisi vardır zaten bunu yaptıklarından çok çok anlayabiliyoruz. timur, cengiz'in damatı olma sebebiyle moğol kısmı tarafından tabir-i caizse içgüveysi olarak görülür. kendi halkı tarafından da babası öldükten sonra adam akıllı bir iş yapamadığı içinse basiretsiz. timur bu olaylar sonunda fena halde hırs yaparak kendi devletini kuracak ve bununla yetinmeyecek, bence tarihin gördüğü en büyük askeri deha olacaktır.
atatürk'ü çok severim, çok saygı duyarım çocukluğumdan beri fakat bu adam atatürk'ten bile iyidir. zaten bunu atatürk'te belirtmiştir. atatürk'ün çalışma odasında timur'un bizzat el yazısıyla yazdığı kuran vardır ve "ben timur'un çağında yaşasaydım neler yapardım hiç bilmiyorum fakat o benim dönemimde yaşasaydı benden daha fazlasını yapardı bundan eminim." demiştir. en çok etkinlendiği asker timur'dur. neyse geçelim bunu, bu herifin askeri dehası sadece orduyu yönetmek "hmm şurdan geçsinler dur bakalım." değildir. bu adam cidden ilim irfan sahibi, araştıran ve bilen bir adamdır. atatürk ile yollarını kesişeceği şu nokta da mühimdir. bu herif asya gibi bir ülkede savaşlarda fil kullanmıştır (!) nerden aklına geldi be adam? diye düşünüyor tabi insanlar. aslında coğrafyasına pek uzak olmayan bir yer, iran-afganistan civarı yine bir türk devleti olarak gazneliler devleti, gazneli mahmut tarafından 900 sonları 1000 yılı başlarında savaşlarda filler kullanılmıştır. timur tarihe meraklı bir adam olduğundan mütevellit konuyu fazlaca irdelemiş ve kartacalı hannibal'in de fil kullandığı, bununla dönemin süper gücü roma'yı da mahfettiğini öğrenmiştir. atatürk de hannibal hayranı bir adamdır hatta gebze'de bulunan hannibal anıtı'nı da 1934 yılında atatürk asırlardır aranan hannibal mezarının aranmasını ve mezarının bulunarak bir anıt yapılmasını ister. hannibal sürgün ediltikten sonra selevkos imparatorluğu, ermeniler ve bitinyalılara askeri danışmanlık yapar. fakat bitinyalıların kendisini romalılara vereceğini anlayınca intihar eder. mezarının kocaeli civarında bir yerde olduğu düşünlmektedir. mezarı asırlardır bulunamamıştır. hannibal'den de çok etilenen ve ona büyük saygı duyan atatürk böyle bir istek yapmıştır. çünkü sahte ricat olarak bilinen hilal taktiği ya da turan taktiği'nin babası hannibal'dir. ilk bu taktiği cannae muharebesi'nde romalılara uygular, onları yener. tek yenildiği zama muharebesi'nde de scipio africanus komutasındaki romalılar hannibal'in hilal taktiği ve tabi savaştan önce onu satan numidya kralı masinissa'nın artı 5000 süvarisiyle güçlükle hannibal'ı alt ederler. onun taktiği olmadan onu yenememişlerdir, tabi her iyi adam gibi ihanete uğratılarak çökertilmiştir bu da ayrı bir dava. gel gelelim, bu taktiği yıllar sonra mustafa kemal atatürk sakarya meydan muharebesi'nde modern savaş döneminde uygulayacaktır. neyse konumuza dönelim maharet elbette ki filde değildir. onu nasıl kullanacağını bilmektedir. tıpkı adını hatırlayamadığım bir elemanın hannibal hakkında "hannibal bir zaferi kazanmasını çok iyi bilirdi fakat bunu nasıl kullanacağını bilmezdi." sözü gibi. sanırım timur kendince çıkarımlar yaparak bunu güzel kullanmıştır. bunu da şurdan anlayabiliriz ; timur ciddi anlamda savaş hususunda vicdansızdı. savaşta ele geçirilen esir askerleri öldürür, girdiği şehirdeki bütün erkekleri öldürür, şehri yıkar ve yağmalardı.
bununla ne alakası var? şu alakası var, timur sadece galip gelen bir komutan olarak değil ününün yayılmasını istiyordu. moğol geleneğiyle türklüğü birleştirmiştir bununla. timur'dan önceki moğol istilasında kaynaklarda moğolların geçtiği yerde otun bile bitmediğini yazıyorlardı. zira bu moğollar, geçtikleri yerdeki bütün herkesi öldürüp, taş üstüne taş bırakmayıp, bununla doymayan çayırı, çimeni ağaçları bile yakan manyaklardı. timur da güzel sentezlemiştir. tüm psikopatlığı da kasıtlıdır, yani ruh hastası olduğundan değil bu katliamlarının yapmasının tek sebebi ileriki planları içindir. çünkü ilerleyen zamanlarda bir yere gireceği zaman düşman askerinin bile direnişi o korkudan ve duyduklarından ötürü değişecektir. ciddi anlamda ürkütücü, hakkında binlerce rivayet bulunan ve garip bir orduya sahip bir adamla savaşan asker, ne kadar korkusuz olursa olsun savaşırken altına sıçacaktır. nitekim ankara savaşı'nda bu gerçekleşmiştir. ordusundaki filler o dönem mardas adında olan hindistan'da özel olarak yetiştirilirdi. normal fil boyutlarından büyüklerdi çünkü daha yavruyken beslenen bu fil kardeşlerimiz, doğal ortamından koparılırdı. özel olarak daha fazla yedirilerek bir mamut kadar olmasa da ortalama bir filden 1.5 kat daha büyük olurdu ki ne kadar büyük ve ürkütücü olduklarını anlatmaya gerek yok sanırım. temsili olarak şöyle bir şeydir.https://galeri.uludagsozluk.com/r/697543/+ aslında bunun yapılma amacı da fillerden düşman askerinin korkması değildi. filler çok sayıda bulunurdu, fillerin üzerlerine birer oturak yapılırdı. fili kontrol eden adam haricinde 3-4-5 kişilik askerler olurdu. bu askerler ok atarlardı. bu filler sadece üzerinde ok atılmasına yaramaz, yüzlerce kişi halinde yan yana dizilmiş birliklerin üzerine 10-15 fil aynı anda koşarak saldırır, önüne çıkan ve fil yanında minnacık kalan askerler havalara savrularak ölüyorlar, birlikler dağılıyor ordu fillerin girdiği yerden çok büyük açıklar veriyordu. hal böyle olunca o dönemki askerlerin psikolojisi mahfoluyordu. her yerden ok yağıyor amına koyim. bir de meşhur moğol ekolünden gelen delik ve yanan oklar kullanılıyordu. delik olmasının sebebi, okun havada hedefine süzülürken deliğinden giren havanın çıkardığı ıslıktır. binlerce okun aynı anda havada süzülürken düşman askeri üzerinde bırakacağı etki çok fenadır. zira adam o ok atışından bir şekilde hayatta kalsa da o çıkan garip ve ürkütücü ıslık sesinden ötürü ölüm korkusunu iliklerine kadar hissedecek ve bir süre sonra savaşırken konsantrasyon ile moralini kaybedecektir, haliyle hiç direnemeden öldürülecektir.
sadece filler değil ordusunda artık o dönem asya geleneği olan türkmen atçıları vardı. bu adamlar da düşmanın moralini bozma konusunda uzmanlardır. feci bir zırhı olan bu elemanlar, atlarıyla birlikte daire çizerek oklarını yollarlar. türklerin bozkır kültüründen gelmeleri, ok ve at kullanma hatta at sürerken ok fırlatma gibi genetik yetenekleriyle oluşturulan bu fantastik birlikler yolladıkları oklarla daha henüz savaşın başındayken rakibi korkudan sıçırtıyorlardı. bunlar hep psikolojik savaştı aslında çünkü timur da sadece türkmen atçılarından oluşan birliklerle savaş kazanılmayacağını bilirdi önce filler ve türkmen atçıları düşmanı savaş alanına sıçırttırır, ardından ezici atlı süvarileri olayı kökten çözerdi. belli bir taktiği olmazdı savaşta duruma göre ayarlardı, sağ ve sol kanat merkez gibi kavramları pek siklemezdi bu yüzden. zaten bu yüzden karşısında kimse direnemiyordu. dönem sistemi ve o yıllar böyle bir şeye hazırlıklı değildi, hiçbir komutan da onun kadar zeki ve deli olmadığı için dayanamıyordu. ankara savaşı'nda da ilk başlarda bunu gören türkmen beyleri korkudan timur'un safına katılırken bahane olarak da "olm timur haklı lan." şeklinde konuşmuşlardı. gerçi cümle öyle değil fakat timur'u haklı buldukları için geçtiklerini söylemişlerdi. bunun bir benzeri yine kıpçakların malazgirt savaşı'nda alparslan safına geçmesiyle yaşanmıştı. lakin o türkmenler timur safına geçmese bile bütün bir yıl savaşsalar yine timur'a ezileceklerdi. çünkü karşılarında salak gibi savaşan ve köylülerden oluşan avrupalı tipler değil önüne geleni yakan yıkan timur vardı.
cengiz han'a sinir yapıp bugünlere gelmemişti elbet ancak bir yeri fethetme olayına duygusal yaklaşıyordu timur. bence cengiz han ile ayrıldığı tek nokta budur. cengiz'den her bakımdan üstündür sadece fazla heyecanlı ve hırslı olması yüzünden bırakacağı etkinin çok çok azını bırakmıştır. sebebi şudur ; bu adam ufak tefek şeylerde kendine kazık atan altın orda devleti hükümdarı toktamış'a kızdığı için onu bir güzel tokatlamış ve devleti yıkılma derecesine getirmiştir. o civarda sadece slav kabilesi olarak yaşayan ve arada kıpçak ve kumanlara artistik yaparak yaşayan ruslar bu olaydan sonra gaza gelip devlet olabilmişlerdir. strateji olarak doğru sayılabilecek bir hamledir çünkü dünyaya hakim olma isteği vardır ve karşısında türk falan varmış önemsemez. zaten önemsese imparator olamaz, iz bırakamaz bunun bilincindedir. ancak bu olaydan sonra çin'e girip cengiz'in yaptığını yapmak varken o önce iran'a daha sonra suriye'ye sonra da sivas'a saldırır. en sonunda da ankara savaşı olur tabi. bu savaş günümüz siyasi projektüründen etkilenen ve iktidar partisi yüzünden fikirleri o yönlü savunan tarihçilere göre cihan iktidarıdır. allah aşkına bütün asya'yı neredeyse ele geçirmiş, arabistan'a kadar inmiş bir adam ile sadece anadolu toprakları elinde bulunan istanbul'u bile alamamış bir devlet ile neyin cihan iktidarı yarışı yapsın ki lan adam? bir diğeri de "türk dünyasının lideri olmak." isimli fıkradır. bu da komiktir. lan herif önüne gittiği her yeri sikmiş atmış daha neyi ispatlasın? karşısındaki beyazıt'ın ise fitne fesat oyunları ve 1-2 savaştan başka deneyimi yoktur. teknolojiden ve askeri eğitimden de yoksun ordusuyla türk dünyasının lideri mi olacak? timur'un beyazıt'a saldırması tamamen duygusaldır. zira anadolu beyliklerinden timur'a ciddi anlamda şikayetler yağmakta, osmanlı'nın ve doğal olarak o dönem türklerinin kaderinin tıpkı selçuklu gibi olacağından şikayet etmektedirler. selçuklu'ya ne olmuştu? selçuklu türklükten farslığa kaymış, türklüklerini yitirmiş, oğuzların da artık "yeter amına koyim be !" tepkisiyle yarraklara yan basmış, moğol istilasıyla da babalara gelmişlerdi. osmanlı türklüğünü kaybetmişti. siz sanıyor musunuz ki constantinople jeolojik konumu yüzünden fethedildi? olm peygamber fetvası var "constantinople'u fetheden komutan ne güzel komutandır,constantinople'u alan asker ne güzel askerdir." diye. zaten bu fetvadan sonra önemli islam sahebesi ebu eyub el ensari'nin de sırf bu yüzden katıldığı emevilerin başlattığı bir arap kuşatması olmuştur. araplar istanbul'u 7 kere evet yedi kere kuşatmışlardır fakat hep elleri boş olarak geri dönmüşlerdir. askeri açıdan sadece kılıç kalkan kullanabilen adamların ellerinde o dönemin süper silahı olarak yunan ateşi bulanan hayvani surlara sahip, kızgın yağ, devasa zincir gibi diğer atraksiyonları da bulunan bizans'ı yenmesi sadece age of empires'ta hileyle olur.
istanbul hadisesi tamamen dini bir ritüel olarak gerçekleştirilmeye çalıştırılırken aslında beyazıt seferini tamamlamıştır. ancak diplomasi yeteneği olmadığı için 5 yıl kuşattığı istanbul'u 10.000 florin karşılığında vergiye bağlayarak geri çekilecek bunu da süper zeki tarihçilerimiz "timur yüzünden !" diye nitlendirecektir. istanbul'un geç veya erken fethedilmesinin bir önemi yoktur. zira artık bitmiş bir bizans vardır, parasızlıktan meşhur atlı süvarileri cataphractları bile orduya dahil edememektelerdir. yani bir sıkımlık canı vardır, fakat daha bunu bile idrak edememiş, göremeyen tarihçiler tarafından hep bir bahane bulunur. sanki osmanlı süper yönetilen, dürüst, übermensch bir devletmiş gibi. lan bu herifin adaşı ve torunu 2. beyazıt sırf cem sultan tahta çıkmasın diye fatih sultan mehmet'i 40 gün gasilhanede bekletip gömdürmemiş bir adamdır. daha ne pislikler var, eşelerim ancak konu timur. özetle, olay osmanlı'nın türklüğünü yitirmesi ve timur'un buna dayanamamasıdır. zira yazışmalarında timur beyazıt'a "batı diyarının meliki" olarak hitap ederken beyazıt korku ve nefretle karışık "timur denen köpek, soysuz it !111" şeklinde cevap verir. nedenlerin başlıcaları ; beyazıt'ın eşkiyaları koruması, sırp devşirme bir kadınla evlenmesi ve buna mutabık olarak sırp askerleri orduya karıştırması falan vardır. zaten ankara savaşı'nda osmanlı'nın tek müttefiği sırp prensliği'dir hatta beyazıt'ın çocukları savaş sırasında korkudan kaçarlarken bu sırplar, savaş sonuna kadar osmanlı ordusuyla birlikte timur'a karşı savaşmışlardır ki osmanlı tarihinde tektir bu olay. hiçbir zaman bir başka hristiyan bir devlet osmanlı yanında saf tutup savaşmamıştır, 1. dünya savaşında almanya hariç o osmanlı'yı oyuncak olarak kullanıyordu. konuya dönecek olursak ; beyazıt'ın yanılmıyorsam bir karısı hariç gerisi hep yabancıdır. bu da timur'a dert olur "lan ordaki türk devletini yöneten adam hep yabancılara dalıyor." şeklinde düşünüp savaş ilan etmemiştir.
timur için "o türk değil olm, moğol lan o." diyen sevgili arkadaşlar iran'a girdiğinde ilk işin firdevsi'nin mezarını yıkması ve "gör bakalım firdevsi efendi senin hor gördüğün o türk geldi dayandı buralara, kalk bakalım da cevap ver." der, cevap alamayınca mezarını yağmalar. böyle çok deliliği vardır bu adamın, istediğini almasıyla bilindiği için cevap alamayınca böyle bir şey yapmıştır. kendi ülkesinde sanata, bilime, mimarlığa büyük önem verirken diğer yerlerdeki en büyük sanat eseri ve büyük mimarlık örneği olarak arkasında kafadan kuleler ve piramitler bırakmasıdır. örneğin izmir'deki haçlı kuvvetlerini bitirmiştir. sevgili türk ve büyük müslüman beyazıt izmir'de hristiyan rum şövalyelerinin neredeyse haşhaşilerin mafyas'ı gibi örgütleşmesinden ve kale sahibi olmasından bir haberdir ya neyse. timur buraya gider, girer, ordaki bütün şövalyelerin kafasını bir güzel kestirir, bunların bir de yaptığı kaleyi yıkar, yıktığı kalenin üzerine bu şövalyelerin kafalarından bir adet piramit yapar, boru değil 10.000 kadar askerin kafasından yapılan bir piramit. ciddi anlamda bir sadist ve psikopat eseridir. uğraşılmıştır yani. gel gelelim timur, fethettiği bölgelerdeki mimarlığı beğenmezse yıkar ve yakar orayı. bir süre sonra geri dönerken de daha güzellerini yaparak gider. ciddi anlamda bu bakımdan sorunludur. zaten diri diri gömme ve atlarına çiğnetme muhabbeti artık feci ünlü mitler haline gelmiştir. aslında efsane değildir bizzat yapılmıştır. hatta sivas'ta diri diri gömdüğü 30.000 kişi olduğu söylenir ki, bundan 10-15 yıl kadar önce sivas'ta yapılan bir kazıda yan yana bulunan yüzlerce iskelet bulunmuştu. bu bulunan iskeletlerin de yeni değil uzunca bir süredir gömülü olduğu söylenmişti. ancak o dönem tabi bir allah'ın kulu da "lan timur girmişti buraya." dememişti. zaten o olaydan sonra sivas cumhuriyet dönemine kadar iflah olmamış, o dönemin en parlak birkaç osmanlı şehrinden biriyken 1800'lü yıllara kadar nerdeyse köy olarak kalmıştır.
timur'un iran'dan sonra suriye'yi alması ve osmanlı'ya dalması yine açıklanabilir bir stratejidir. çünkü yolunun üstüdür ve almalıdır. ancak osmanlı'yı yıkmamış zira yıksa anasını ağlatırdı, topraklarına katmamıştı. hala bu tür materyaller kabak gibi ortada olsa da "işte efendim timur çok kötü bir adam, çok gıcık yhaa !" diye eleştiren tarihçiler ve onların varsasyonu cemaatçi ekolünden gelen osmanlı aşıkları mevcut. lan dingil, herif anasını ağlatmış osmanlı ordusunu yok etmiş, ortada ordu kalmamış fakat hala böyle saçmaca eleştiriliyor. timur osmanlı'dan hıncını alır, beyliklerin tekrar dirilmesini ve anadolu'da fatih sultan mehmet ölene kadar sürecek türk ruhunu tekrar ortaya çıkarır, topraklara zarar vermeden beyazıt'ı alır ve semerkant'a geri döner. şimdi timur bahsedildiği kadar kötü bir adam olsa, yıldırım beyazıt'ı bir güzel halkının ortasında öldürür. birkaç büyük şehri feci yağmalar, ardından istanbul'a dalar ve avrupa'ya açılırdı. yapması gereken buydu fakat kendini genç zannettiği için "önce bir çin'i alayım sonra avrupa'ya girerim altınorda üzerinden." diyerek düşündü. osmanlı topraklarına yan gözle bakmadı çünkü oralar onun için türk toprağıydı ve türklerindi. ellemeden gitti keza aynını altınorda devleti'ne de yapmıştı, devleti yıkmamış, şehirlerini yağmalamamıştı. türklük olayına karşı feci bir takıntısı vardır.
bu adamın türk olduğunun bir ispatı da hoca ahmet yesevi türbesi'dir. ahmet yesevi bilindiği üzre türk'tür. kazakistan timur'un coğrafyasına yakındır ve ahmet yesevi'yi de seven bir adamdır, ölümünden tam 400 yıl sonra timur gidiyor buraya türbe yaptırıyor ve bu türbe halen asya'daki en büyük türbedir. türbede birçok bozkurt amblemi de bulunmaktadır. ayrıca bu türbe unesco tarafından dünya eseri olarak kabul görmüştür. 800 yıllık bir türbedir ancak cidden büyük bir sanat eseridir.
timurlenk hakkında birçok şey yazarım daha fakat günümüz tarihçilerinin bu adamı hor görmesi, türk olarak göstermeme çabası, islam düşmanı olarak yaftalaması cidden hem saçma hem komiktir. tamam bu adam bir islam fatihi değildi ancak düşüncelerin aksine dinine fazlaca bağlı bir müslümandı. adam kendi eliyle kuran yazmış lan, gerçekten inancı olmasa yapar mı bunu? neyse ne desek boş, bu arapdan fazla arapçı olma zihniyeti türkiye'nin başından gitmedikçe ve her yere gestapo gibi saldırıp düşünceleri de engelledikçe ne timurlenk türk bilinir ve tam olarak anlatılır, ne attila, ne balamir, ne uldız, ne bir başkası ne alp er tunga ne mete han ne de bir başkası. bu husus üzerine çok büyük bir komplo teorim var da siktir et, bende kalsın. timur eğer bir fetih planıyla hareket etse, duygusal olmasa şu an bütün dünyanın en çok bildiği tarihi komutan olabilirdi ancak bugün bahsedilen askeri dehaların alayına basar, bu da bir gerçektir. askeri dehadır, büyük bir liderdir fakat devlet anlayışından pek anlamaz, iyi de bir mucittir tıpkı fatih sultan mehmet gibi. şu an konuşulduğundan daha fazla ilgiyi ve alakayı hak etmektedir emir timur, yanlış da anlatılmamalı özü bilinmelidir.
*Ey Firdevsi! Sen Şehname'nde milletinin, Türkler üzerine kazandığı galebelerle övündün. Kalk gör, bugün iran topraklarıyla beraber, mezarın Türk kahramanlarının ayağı altındadır."
Altınorda devleti'ni yıkması ile dağınık haldeki ruslar'ın toparlanmasına neden olmuş; bu durum ilerde osmanlı ve orta asya türk devletleri'nin başını çok ağrıtmıştır.
Ama büyüğümüzdür sever sayarız.
--spoiler--
şuurlu bir Türktü. Türkün aşağılanmasına, tahammül etmezdi iran şairi Firdevsî, yazdığı Şehnâmesinde Türkleri hep yenilmiş gösteriyordu. Bunu içine sindiremeyen Timur, irandan geçerken Firdevsînin mezarı başına gitti .
Şöyle konuş tu:
Şehnâmede hep yenilmiş olarak gösterdiğin Türkü kalk da gör! Biz ki, mülük-ü Turân, Emir-i Türkistanız, Biz ki Türkoğlu Türküz!
Biz ki, milletlerin en eskisi ve en ulusu Türkün Başbuğuyuz!
--spoiler--
lann siktirin gidin türk değilmiş. nereden tarih okuyorsunuz lan.
aha size kendi ağızından cevap;
--spoiler--
Biz ki Mülük-i Turan, Emir-i Türkistanız. Biz ki Türk oğlu Türküz; Biz ki milletlerin en kadîmî ve en ulusu, Türkün başbuğuyuz! timurlenk
--spoiler--
siken herzaman sevilir atasözünü doğrulayan liderdir....lan timur, cengiz,hitler filan tarihte nerede kan dökmüş vahşet yaratmış şerefsiz varsa gidip onlara hayran oluyosunuz mk....
bi kişi bile bi sanatçıya ne biliyim bi hastalığa çare bulmuş büyük bi doktora bi barış elçisine hayran olmaz...nerede sikici nerede katliamcı varsa o sevilir...adam türklerin anasını bellemiş en çok türk kesmiş sivas şehrini kan gölüne çevirmiş türkler karşısında avrupa'nın şahlanmasını sağlamış siz kalkmış büyük lider vs diyosunuz...
sikerim öyle lideri lan....en çok türk öldüren adamı sırf gaddar diye seviyosanız zaten müslüman da olamazsınız çünkü zalime hayran olan dinden çıkar...
büyük türk hükümdarı. küçücük bir karıncanın kararlı mücadelesi ona ders olmuş ve aksak hali ile dünya'nın en büyük hükümdarlarından biri olmayı başarmıştır. ahmet şafak timur'un başından geçen olayı şarkı ile anlatmıştır.
isteyen şuradan dinleyebilir.
Timur bir gün savaşta ayağından vurulmuş
timur o gün savaşta çok acayip yorulmuş
zar zor atmış kendisini ovasına evine
bakmış çok kederlenmiş ayağına haline
bu işler bitti demiş bakıpta bedenine
topaldan hakan olmaz demiş kendi kendine
birde ne görsün timur bir küçücük karınca
tahtına tırmanıyor hep düşüyor karınca
kalk haydi kalk timur şu dünyaya bak timur
büyük adam olmanın yolu büyük düşünmek
ayağın topal olsun yüreğin olmasın lenk
bir iki üç derken timur bu iş güç derken
karınca kırkıncıda çıkmıs timur tahtına
timur ondan utanmış hemen ayağa kalkmış
toplamış obasını konuşmaya başlamış
bu iş burda bitmedi şimdi başladı asıl
topal ayak bu işte ehemmiyetsiz fasıl
yüreğin adam olsun vicdanın olsun yeter
haydi ne duruyorsun sürünmek daha beter
kalk haydi kalk timur şu dünyaya bak timur
büyük adam olmanın yolu büyük düşünmek
ayağın topal olsun yüreğin olmasın lenk
türk mürk deil moğol hakanıdır....en çokda türkleri kesmiştir bu herif...suriye'de savaştığı memlükler türk devletiydi...osmanlılar öyle....isfahan ve sivas'da türkleri kesip kellelerinden kuleler yaptı....
daha hala saldırganla özdeşip bu adamı türk yapmayın mk...türkleri siken adam nerden en büyük türk lideri oluyo....godoş gidip avrupa'yı bizans'ı rusya'yı yıksaydı ya mk...neden türklere saldırdı çünkü derdi para ve ganimetti...şahsi hırsıydı....türklük filan hikaye...adam moğol hakanıyım diyo siz türk büyüğü yapıyosunuz türkleri sikmiş adamı...