uzun zamandır soğuk bir savaş yaşadığı hayrünnisa hanımın köşke first lady olarak çıkacak olmasını sağladığı için elinde oklavayla kocasının eve dönmesini bekleyen kadındır.
kendisi başbakan eşi olduğu için doğal olarak dünya'da türk kadınını temsil eden insandır. hala türkleri fes takan kişiler olarak bilen yabancılar için sorun değildir. onlar için sorun değilse bizim için hiç değildir.
büyük (!) ve mühim (!) türk siyasetçisi, başbakan recep tayyip erdoğan'ın hanımı. görüldüğü zaman tebrik niyetine "kız emine, hadi yine iyisin. försss leydü seni." denilesi insan.
abi zoruyla örtünmüş, şimdilerde türbanın modern yüzü. diğeri de 15 yaşındayken 30 yaşında evlenmiş biri zaten. canlarım benim, o kadar modernler ki, vivaldi dinliyorlar.
bir türlü başbakanıma yakıştıramadığım kadın, bir iticilik var nedense o gülüşü filan, hani böyle size bir zararı olmasada bazılarına uyuz olursunuz bende öyle uyuzum bu kadına, ama hayrunnisacığım öylemi ne kadar zarif ne kadar hoş bir bayan..
vahşi orkide en sevdiği çiçekmiş, hayatındaki en unutulmaz ansa yunan bilmemkiminin onu öptüğü anmış, titremiş titremiş titremiş... akşam eve gidince de tayyipten günaha karşı duyarlı türban istemiş!
amerikaya ayak basar basmaz alışverişe koşan rte'nin hanımı. bu kadar önemli konular için abd'ye gidildiği sırada kendisinin aklının fikrinin alışverişte olması olaylara duyarlılığını bir güzel kanıtlıyor.
tayyip erdoğan beyin cumhurbaşkanlığı için abdullah gül'ü aday gösterdiği günün akşamında, kocasını elde terlikle beklediğine emin olduğum insan. türkiye tarihinin ilk türbanlı first ladysi olma şansını üstelik hiç hazzetmediği hayrünnisa hanıma kaptırmak kendisini yıkmış olmalı. o günden beri de pek fazla ortalıklarda görünmüyor zaten.
ingiliz kökenli moda merkezi Harvey Nichols, 2006 yılında
ingiltere'den sonra Türkiye'de de bir mağaza
açtı.
Mağaza, lüks alışveriş merkezi Kanyon'da
bulunuyor...
Net 8 bin metrekare kapalı alana sahip. isterseniz siz
buna 80 adet 100 metrekarelik daire' de diyebilirsiniz.
Üç katlı mağaza için 13 milyon dolar harcandı.
300 kişi çalışıyor.
300'den fazla marka ve 150 bin çeşit ürün yer alıyor.
En pahalı ürün 14 bin dolara satılan Bottega Veneta marka
çanta.
En ucuz ürün ise 20 dolara çorap.
Günlük cirosu yaklaşık 120 bin dolar.
Birinci katında "klasik şıklığın duayeni"
Giorgio Armani, "Holywood yıldızlarının ayaklarında
devleşen" ayakkabı markası Salvatore Ferragamo,
"deri çantada dünyanın bir numarası" Loewe,
"kişisel bakımı bir ritüele dönüştüren" Kuaför
Ata bulunuyor... Ayrıca bir de "Juice Bar..."
ikinci katta, "kişiye özel alışveriş hizmeti"
veriliyor. Geniş ve rahat oturma grubu, aynalarla kaplı
duvarlar, yiyecek-içecek servisi ve emre amade satış
elemanları... Chanel, Jo Malone, Lanvin, Pierre Hardy,
Camilla Skovgarda gibi markalar da cabası.
Üçüncü katta yine dünyanın en pahalı markaları ve bir de
"Gurme Market..."
***
Gelelim bir "reklam yazarı" gibi bu mağazadan söz etmemin nedenine:
Böyle bir mağazayı sırf "rahat alışveriş edebilmek" için kim
kapatır?
Dubai Şeyhi... Evet!
Suudi Kralı... Evet!
Dünyanın en zengin adamlarından Bill Gates... Evet...
Peki; Türkiye'den kim kapatabilir?
Belki kapatabilecek başka birileri de vardır ama dün öğrendik ki
bugüne kadar bunu yapan tek kişi, Başbakan
Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan olmuş...
Emine Hanım her ayın belli günlerinde...
Dikkat edin, "bir kez" değil...
Her ayın belli günlerinde birkaç yakın arkadaşıyla akşam
saatlerinde Kanyon'a gelir ve garajdan özel bir asansörle bu
mağazaya çıkarmış...
O sırada da mağazaya başka hiçbir müşteri alınmazmış!
Sonra da Hanımefendi'nin canı bazen film seyretmek
istermiş... O zaman da mağazadan Kanyon'un konforlu
sinema salonlarından birine geçermiş arkadaşlarıyla. ..
Tahmin edebileceğiniz gibi o salon da halka kapatılırmış!
***
Başbakan'ın maaşı aşağı yukarı 12 bin YTL, bu
mağazadaki bir çantanın fiyatı bile çok daha pahalı...
Demek ki Başbakan, "Maaşımla geçinmekte sıkıntı
çekiyorum" derken, Emine Hanım'ın bu
"lüks merakı"nı anlatmaya çalışıyormuş aslında!
Allah'tan çocuklarının düğününde
"yakınları" çok takı taktılar da,
oğullarını-kızları nı "bursla" okutmak zorunda
kalan bu ailenin "hanımefendisi" artık mağaza
kapatabilir hale geldi!
***
Dün bu konudan söz ettiğim bazı arkadaşlar, "Ne o,
kıskandın mı?" diye sordu.
Hayır kıskanmadım... Böyle "zengin ve güçlü"
bir Başbakanımız olduğu için gurur duydum...
oldukça aktif ordan oraya koşan siyasetçi gibi. eşinin yanından ayrılmak şöyle dursun, röportaj ve seminerlerde nerdeyse erdoğandan bile fazla konuşan kadın.
Başbakanın eşi. Şimdi olaya türban açısından değil başka bir açıdan bakalım. iyiniyetli yaklaşalım herkesin başını örtmeye hakkı vardır (bence bir hak değil hakkı devretmektir ayrı bir konu) Şimdi devleti yönetmek nasıl bir görevdir, nasıl bir sorumluluk getirir. Kişiler yaptıklarının ve aldıklarının karşılığında nasıl fedakarşlıklarda bulunur. Bir çoğu günlerce uyumaz, politikanın denizinde boğulur gider. Laik bir devlette din bu kadar hassas bir konu iken başbakanın eşi başını örtemez hele ki Türkiye dışarıda Arabistan ile bir tutuluyorsa, yurt dışına çıkıldığında sınırdan geçince başınızı mı örtüyorsunuz diye soruluyorsa. Ben bu görevide yaparım hiçbirşeyden vazgeçmem denilemez. Şu saatten sonra Emine Erdoğan başını açmış açmamış önemli değildir. Önemli olan bu zihniyette insanların Türkiyeyi temsil ediyor olması, türk kadınını temsil ediyor olmasıdır.
sahte gülüsüyle insanda antipati uyandiran, suriye devlet baskani basar esad in esinin yaninda onun hizmetcisi gibi duran türkiye laik cumhuriyetinin first lady si.
avrupa birliğine girersek güzellikte carla bruni nin en büyük rakibi olacak first lady miz; hatta belki carla bruni nin çıplak fotoğraflarını bulan gazeteciler belki günün birinde emine erdoğan ın saçları görünen bir resmini de ortaya çıkarıp skandal patlatabilirler.
hırsları yüzünden tayyip'in başını çok ağrıtacaktır. son çıkan haberlere göre, hayrünnisa gül'ün first lady olması kendisini bir hayli sinirlendirmiştir ve bitmeyen bir kırgınlığı vardır.
türban mürban ondan bahsetmeyeceğim, genel yapı olarak hayrünnisa gül bu kadının yanında melek gibi kalmaktadır.