haydar dümenin 600bin sattırdığı bir ülkede, sırf 150binlik tirajı var diye büyük yazar denilen yazardır. sokaktaki 15 yaşında bir kemalistten daha iyi muhalefet yapamayan bu adama nasıl gıptayla bakılır anlamam.
türkiye'de bazı insanlar vardır. bunlar sanatçı olur, gazeteci olur. en önemlisi çağdaş olur. ama yetenekleri yoktur. yine de el üstünde tutulur. çünkü onlar militan tavırlarıyla bir kesime kin kusarlar. tuttukları taraf da militanca tavrı nedeniyle bunları el üstünde tutar. işte onlardan biri de budur.
demek ki neymiş. eğer yeteneksizsen ahlaksızlığı alıp müslüman insanlara saldır, seni adam yerine koyan çok olur. iyi para kazanır, şöhret yaparsın. bir kişinin de şu yazdığıyla ülkeye birşey kazandırdı diyemediği yazar. ancak küfretmeyi iyi bilir. parayla küfürbaz tutulabilseydi bu adam o mesleği yapardı.
Atatürkçü kalemi ve yeşilcilerin pisliklerini ortaya dökmesinden dolayı , haliyle sevilmeyen gazetecidir.
hala anlayamadılar ibadet için cemaate , ulemeya gerek olmadığını...
kim ne derse desin ''büyük'' yazardır.
türkiye'de şuan ondan başka hiç bir yazar'ın 150.000 sattırmadığı düşünülürse tebrik edilesi yazardır.
hürriyet, zaman, posta, habertürk, milliyet, vatan gibi gazetelere meydan okurcasına türkiye'nin en çok satan 5. gazetesi sözcü gazetesi'nin lokomatif yazarıdır.
hürriyetten kovulduktan sonra, kovulduk ey halkım unutma bizi'den önce şu benim gazetecilik yaşadıklarım isminde bir kitap çıkaran ve o kitapta aydın doğan'ın ne kadar iyi bir insan olduğunu, yazılarına hiç karışmadığını vs. belirtmesi sebebiyle takdir etmediğim yazar.
yakın zamanda müteahhitlere saldıran yazar. böyle boş konulara niye girer niye bunlarla uğraşır anlamam yani memleketin genel sorunlarıyla ilgilenmeli bir müteahhitin kendisiyle iyi geçinmesi gereken birinin annesinin ölümü üzerine gazeteye verdiği ilanlarla değil.
sahip olduğu servetiyle dudak uçuklatan yazar. yani bu servetin babadan kalmadığı malum. yazarlık yaparak bu servete ulaşmak da mümkün değil. o zaman ister istemez değirmenin suyu nereden geliyor diye sorulur kendisine. servetinin büyük çoğunluğunu 28 şubat döneminde yapması da dikkat çekici bir durum. servet edinimiyle ilgili hakında bazı davalar hala sürmektedir. sanırım bu sebepten dolayı biraz sıkıntılı. üstelik hakkında mossadla sıkı ilişkiler içinde olduğuna dair açılmış bir kaç davası var. yani biraz tehlikeli biri. yazarlığına gelince diğer tüm yazarlar gibi, vatan ve millet için bir hayrını görmedik.
hürriyet gazetesinde yazarken çok popüler olan ancak akp nin baskısı ile aydın doğan tarafından işten çıkarıldıktan sonra sözcü isimli ulusalcı gazetede yazmaya başladıktan sonra okuyucu sayısında düşme olduğunu düşündüğüm köşe yazarı.
kafası üç beş köşe yazısı okuyup laf salatası yapmaktan öteye gitmeyen zerzevatın tapındığı şahsiyet. şerefi, haysiyeti bu adamdan öğrenecekseniz işiniz yaş. yaptıklarıyla kalemi satılık vakit, zaman, milli gazete yazarlarından bir farkı olmadığını çoktan göstermiştir...
adam gibi adam çölaşan. kalemşördür.memleket satıcılarının,yetim hakkı yiyenlerin korkulu rüyasıdır. ve bunu idrak edemeyen boş tenekelerin sürekli saldırdığı büyük gazeteci.
kitaplarında ve yazılarında neyin ne olduğunu anlata anlata, başta i.melih olmak üzere bilumum köşebaşı şahsiyete tazminat ödemekten kurtulamayan şahıs. bu tazminatları zamanında aydın doğan öderdi, boynunun borcu, düdüğün harcı olarak. sonra sepetlenince sesi çıkmaz oldu eminciğimin. taa ki farklı bir yayın organının kanatlarına sığınana kadar...
yazdığı kitaplarda neyin ne olduğunu iyi bir şekilde anlatmış yazardır. iki tarafın da argümanlarını incelemek daha sağlıklı karar vermemize yardımcı olacaktır.
aydın doğan'ın parasıyla gayet de satın alınmış, ertuğrul özkök'ün eliyle gayet de ipleri oynatılmış über kukla şahsiyet. sahibinin sesine göre öten bir borazan olmasının yanında, ipleri gevşetilince sahibine hırladığını da güzel bir biçimde göstermiştir...