bu adam doğruysa, doğrular yalancıdır o halde, böyle doğruluk mu olur...
paradan 6 sıfır silinsin, taksim'de anırırım dedi, biz 6 sıfır silindiği günden beri bekliyoruz...
hükümeti karalamaktan başka bir şey bilmeyen, sayfa dolduran yazardır. tabi kendi zihniyetindekiler onu çok sever. ancak hep söylüyorum;
hükümeti karalayarak gazeteci olamazsınız. gazetecilik "ta-raf-sız" olur. hükümet yanlısı da olamazsın karşıtı da. gazetecilik bu. ha, ille de eleştireceğim dersen, git kendi gazeteni eleştir, ne gazetesi, gazete tarafsız olur dedik değil mi, gidin ve kendi kağıtlarınızı eleştirin.
ama bu dünyada cezasını görmeyecek.. görmeyecek çünkü işi öbür tarafa kalmalı.. orada çarpık çurpuk hesaplar yok..
katil ne diyor:
--spoiler--
Daha sonraki mahkeme süreçlerinde Emin Çölaşan'ı şu ifadelerle suçlamıştır: Peki beni bu sürece getirenler nerede, kim onlar? Damarlarımda cahillik aktığı ilk gençlik yıllarında ben nereden bilirdim Agos Gazetesini, nereden tanırdım Hrant Dinki, Ermeni nedir, tarih nedir, hiç bilmezdim. Ortaokul mezunu yurdun çocuklarından bir tanesiydim. Benim de hayallerim vardı. Deniz kenarında gün batımını melisa düşleri eşliğinde karşılamak, yarimin karşısında terlemekti hayallerim. Dıştan açılan mavi çelik kapı, içten açılan demir parmaklıklı pencere, bir avuç gökyüzünü hapseden çelik teller eşliğinde yalnızlığın bile yalnız olduğu demir duvarları hayal etmiyordum. Ta ki eski sabıkalı, Yasinin bana internetten gösterdiği manşetler ve okuttuğu yazılarla bana baskı oluşturarak beni sürüklediği kin ve nefret girdabında kaybolmamla başladı olaylar. Yaşarken tuz katmazlar aşına, methiyeler düzerler mezar taşına diyor Ziya Paşa, vatan haini, utanmaz Ermeni diye manşetleri ben mi attım? Adamın yazdığı yazının bir bölümünü cımbızla alıp provokatörlük yapan ben miydim? Bu manşetler ve bu yazılar yüzünden mahkeme köşelerinde Dinki ve Orhan Pamuku süründüren halkımızın önüne bunlar vatan haini, devlet düşmanı, bizi küfreden bizi aşağılayan, bölmeye çalışanlar işte bunlar diye hedef gösteren ben miydim? Televizyon tartışmalarında parmaklarını sallayarak yok mu bunları vuracak vatan evladı diye içindeki nefreti kusan ben miydim? O manşetler atılmasaydı, Emin Çölaşan o yazıyı cımbızla çekip yazmasaydı bunların hiçbir yaşanır mıydı? Bunlar bilmezler mi yurdumdaki cahil ve milli duyguları kullanılmaya bu kadar açık olan gençlerimizden birinin bir kötülük yapacağını? Bilirler amaç da o zaten. Benim yaşımda 10 genci okutun o manşetleri, gösterin o yazıları, arkadan eski bir sabıkalı korkutsun gaza getirsin tümü benim yaptığımı yapar. Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz. Ben kurban oldum başkaları olmasın. Ben buradayım, bunları yazanlar nerelerde? Beni teşvik eden Emin Çölaşan nerede? Bu manşetleri atan gazetelerin yönetici ağabeyleri nerede? Bugün yalılarında Petrus Şarabı içip ruhlarındaki gestapoların onlara gösterdiği yeni hedef ve kurbanlarını arıyorlar. Emin Çölaşandan, bu manşetlerini atanlardan şikayetçiyim Hrant için, adalet için diye bağıranlar bu sesimi duyun. O manşetleri döviz yapın onları taşıyın. Ben üzerime düşeni yaptım gözümdeki çöpü çıkarttım. Siz de çıkartın ifadelerimde söylüyorum. Onu gördüm vurmaktan vazgeçtim. iki yumruk atacaktım, aklıma Yasin geldi korktum, aklıma o manşetler, o yazılar geldi, ne yaptığımı dahi hatırlayamayacak hale geldim. Bugün olsa tartışırdım, konuşurdum, belki de ben haklı çıkardım. Ama o yazılar olmasaydı, bu yaşananlarda olmayacaktı. Özgür basın o günlerdeki manşetlerini bir hatırlayın, bir hatırlatın neden suskunsunuz. Güvercin diye manşet atanlar değil miydi, vatan haini diye manşet atanlar. Hepimiz Ermeniyiz diye döviz taşıyanlar o yazıları yazanlar değil miydi? Kin ve düşmanlığın kazanına odun taşıyanlar, bunları yazacak yok mu, bunları yargılayacak yok mu. kral çıplak evet kral çıplak diyor bu çocuk. Bu manşetleri atanları, yazılan yazanları araştıracak yok mu? Asıl suçlu onlar, ben masumum. O mazlum, ben cezamı çekiyorum, ama o yazıyı yazan, o manşetleri atanlar asıl siz suçlusunuz. Er ya da geç ışık sizi aydınlatacak ve bu gizlendiğiniz karanlıktan çıkacaksınız
--spoiler--
şahsen hoşlanmadığım bir yazardır. zamanında ecevit'i alaşağı etmek için yapmadığını bırakmamıştı. oysa krizin etkileri geçiyordu. hükümet devam etseydi bunca felaket yaşanmayabilirdi. iktidarda kim olursa olsun önünü arkasını düşünmeden saldırır. kötü niyetli değilse en azından basiretsiz olduğu kesindir.
Hürriyet ya görüşünü değiştir yada gazeteden ayrıl diyerek susturmaya çalıştırdığı Çölaşan, duruşundan taviz vermeyerek istifa edip sözcü'ye geçti. bakanlarının para hoplattığı insanımsı yazarların anlamayacağı bir insandır Çölaşan. o sizin gazetelerin para yavşaklarına benzemez.
kendince fetva veren bi cahil. ben küçükken camiye giderdim hocamız şöyle derdi. ''bakın babacanlar bilmediğiniz konu hakkında konuşmayın rezil olursunuz, hele ki konu din ise, bu sefer allah katında da rezil olursunuz. kendinizce fetva vermeyin allaha şirk koşmayın''
bu cahil adam 'dinimizce !' örtünme yoktur diyor. onun dini ile bizimkisi farklı olacak ki, ya islamiyetten bahsetmiyor ya da kendince fetva veriyor.
kapanmak farz mı değil mi sadece memeleri (senin deyiminle) kapatmak mı farzmış okuyalım görelim.
not: ben 4 vekil için savunma yapmadım. benim derdim muhafazakar kesimin dinin emri diyip kullandığı başörtüsüne yapılan hakaret ve aşağılamaya karşı çıktım hepsi bu !
--spoiler--
yahu kardeşim, Hüsnü Mübarek askerler tarafından darbeyle devrildiğinde Mısır Ordusunu ilk kutlayan, darbenin üniformalı liderleriyle yine sarmaş dolaş fotoğraflar çektiren bu Tayyip değil miydi?
Niçin kutluyordu?.. Çünkü devrilen Mübarek islamcı değildi, laik bir yönetim kurmuştu.
Bu ülkeden bunca yıl içerisinde bu kadar siyasetçi, başbakan falan geldi geçti, bu Tayyip gibi hayatı çelişkilerle dolu ikinci bir kişi görmedik.
Hiçbir şey bilmez, iç siyaset uğruna her yere balıklama dalar, anlamadığı konularda dünyaya ders vermeye kalkışıp nasihat alır, hatta hakaretlere uğrar ama sesini
çıkaramaz.
--spoiler--
başbakanın danışmanı-akıl hocası olanlar ve son zamanlarda pıtırak gibi biten mossad-cia beslemesi gazeteci bozuntusu yandaşlara bakarsak, yine de adamdır.
tüm muhalif gazetecilerin arkadaşı olup içeri alınmayan tek gazeteci. tuncay özkan, mustafa balbay hepsi içeride bir bu adamı almadılar. demek ki arkası sağlam. evet.
oltaya düşmüştür. bir öğrencinin yaptığı şakayı gerçek sanıp köşesine taşımış. öğrenci allahın takdiri diye belge hazırlamış bu arkadaşta ona gerçek sanıp köşesinde yazmış. ulan iyi güldüm ha.
o değil de bu kaç zamandır angaralılara döner de ısmarlamaz oldu.
yazdıklarının zerre kadar önemi olmayan yazarcık bile olamayan yazarımsı... kendisinin dersim, istiklal mahkemeleri, o dönemde iktidarı elinde bulunduran tek adamın millete çektirdiklerini, balolarda harcanan paraların ülkenin milli gelirine denk gelmesini falan da yazsa kendisini biraz olsun adam yerine koymayı düşünebilirim pekala...
adı gibi yazdıklarından emin olduğunu düşünmediğim ideolog, doğuştan muhalefet. hadi eksileri göreyim, oturmaya mı geldiniz?
edit: http://sozcu.com.tr/2013/...n-colasan/yorumsuz-3.html yazıya bakar mısınız? yeri geldi mi ağlar bu bey abi ''akp faşizmi ühü :('' diye. işte senin emin çölaşan kalmanın sebebi de bu. böyle de kalacaksın, böylede öleceksin. allah selamet versin be, bu ülkenin vatandaşlarına yakıştırdığı tanımlamalara bak. bunu savunanlara harbiden acıyorum.