elma gerçek değildir. madden düşündüğümüzde elmadan bahsedemeyiz. elinle tuttuğun elmayı yersin biter. oandan itibaren elma yoktur. sürekli değildir çünkü.
bir olgu olarak elmadan bahsedebiliriz. yani herhangi bir elma. soyut manada.
ha bir de şu var, elmaya elma da demeyebilirdik. o zaman ne olacaktı onu ben de bilmiyorum bak.
-kaça bunun kilosu?
-1 lira abi?
-peki gerçek mi bu elma?
-o nasıl soru abi? hakiki amasya.
-gördüğün şeyin elma olduğunu mu sanıyorsun?
-efendim?
-tattığın şeyi elma olarak algılıyorsun sadece.
-nası yani?
-elma yok aslında.
-hassktir lan. çekil tezgahın önünden.
-welcome to matrix.
evet o kurabiyeyi yedim, dünyanın en güzel varlığının o güzel elleriyşe yapılmış olan, içi elmalı, cevizli kurabiyeyi. benden bile gerçekti. o halde varım diyorum, elma gerçektir.
ac bir algisallikla bakilirsa gorulen her seyi elma zannedebilme durumu mevcuttur. oyle ki elmayi ısırıp daha sonra ısırdığımız bölgeye bilgisayar kablolarını bağlarsak çarpılırız.
oysa karnımız toksa elma vardır ve tam karşımızdaki alışveriş poşetinde bize bakmaktadır. **