bu başlık altında da kullanıldığı için özellikle belirtme ihtiyacı hissettim; horon tepilmez.
horon oynanır, kurulur, horonun dibine vurulur.
kazım'ın bu eserinde horon kurulur mu bilmem ama şu tulum, kemençe, gitar hepsi bir arada... bu kadar mı güzel olur?
sözlerin ahengi, melodi, şarkının enerjisi...
insana her an oynama isteği veren bir kazım koyuncu şarkısı, özellikle ortasındaki kısımda hemen iki kişi daha bulup horona girme isteği uyandırıyor. ne yazık ki horon, halay ve benzeri oyunlarda hiç başarılı olamadım.
genel itibariyle karadeniz türküleri sevmeyen benim bile başa sarıp sarıp dinlediğim, kazım koyuncu yorumuyla "e hadi oturmaya mı geldik" şarkısı. * ayrıca şahsım tarafından moral düzeltmek amacıyla kullanılır.
yolculukta dinlerken ağaçların bile horon teptiği zannına uğratan bir karadeniz türküsü. kazım'dan dinlemekse ayrı bir zevk. (bkz: keşke yalnız bunun için sevseydim seni)