elindeki yanan sigarayı çocuğun gözleri önünden geçirip de, "içme lan bu b.ku. biz içiyoz da n'oluyo?" gibilerinden ahkam keserken bir anlığına attığı serenata çocuğu son verir.
"baba, sigaranı söndür istersen. kör edecen beni."
imam-ı azam hazretlerine bir gün bir baba ve oğlu gelir. baba oğlunun çok fazla bal yediğini, bununda ona zarar verdiğini söyler. imam-ı azam hazretlerinden ona bal yememesi için nasihat etmesini ister. ancak mübarek "kırk gün sonra gelin" der. buna bir anlam veremezler. kırk gün sonra tekrar gelirler. mübarek çocuğa "bir daha bal yeme emi" der. ancak adam dayanamaz ve sorar, "efendim sadece bu söz için mi kırk gün sonra gelin dediniz?"
mübarek cevap verir, "siz geldiğinizde ben henüz bal yemiştim. kırk günde o balın vücudumdan atılmasını bekledim. kendim bal yerken başkasına bal yeme deseydim bunun etkisi olmazdı"
çocuk o günden sonra bal yemez.
velhasıl, zaten baba elinde sigarayla "içme evladım" diyorsa, bunun çocuğa bir tesiri olmayacaktır.
genelde ana, baba, abi, akraba ve bazı arkadaş ve bazı yaşlı amcalar tarafından öğütlenen, ama bir yandanda yapılmamasını istediği şeyi kendisi yapan, düşündürücü varlıklardır. söyledikleri ile yaptıkları birbirine uymaz, fakat doğru şeyler söylerler. söyledikleri şeyleri yapmazlar ama doğruluğunuda bilmeleride birşey canım.*
Türk baba* : sigara içtiğini görürsem kemiklerini kırarım!
Evlat*: sen içerken bunu söylemen çok garip baba.
Türk baba* : ben anala evliyim.
Evlat *: ...
elinde sigarayla, hastasına "sigara içme, içiyorsan da adam gibi bir şeyler iç, lark, 2001, o boklara hiç bulaşma sakın, heyt, höyt" şeklinde öğüt veren doktordan daha insaflıymış gibi gelen baba. *