kitabını alanlar okumuyor heralde. yoksa bu kadar beğenilmesi normal değil dediğim yazardır.
zorlama kitap hemen anlaşılır, bu kadının kitapları da çok zorlama. basittir ayrıca.
aa bir saniye.
şimdi böyle düşününce çok mantıklı geldi ne kadar bu kadar beğenildiği.
çok basit yazıyor. üzerine düşünecek bir şey yok. içerik boş. cümleler akıcı, yormuyor.
bence kesin bu yüzden.
hayranlık duyduğum az insan vardır. elif şafak onlardan biri. kesinlikle tarif edilemez ve birçok insanın anlayamayacağı bir düşünce yapısına sahip. her kitabındaki anlam ayrıdır.
moruk küfretmeyeceğim, ama bu kadın; iğrendiğim insanlar sıralamasında top10 da.
sen elif şafak; evet sen. sana yazıyorum bu sözlerimi.
sen, internet yasağının konuşulduğu dönemde; toplumsal duyarlılıkla yeri göğü inleten sen;
alenen hdp probagandası yapan sen,
teröristleri masum göstermeye çalışan sen,
ibneleri bir sevgi pıtırcığı olarak gösteren sen,
internet yasağı, buda heykelleri gibi hava cıva meseleler için twitterdan kendini paralayan sen,
"katil", "zalim" polisin öldürdüğü insanların mazlum olduğunu iddaa eden sen;
ne bir gün, çıktın bir şehidi anlattın bizlere;
ne de bir gün çıkıp bize ölenlerin, canının yananların sadece solcular olmadığını söyledin...
sen elif hanım, sen birilerine oynadın. sen ülkene "oynadın". yazdığın o saçma sapan, gerzek gerzek, 16 yaşındaki aptal ergenlerin okumayı hedeflediği kitaplarını da al; ellerini cümleten çek üzerimizden. çek. sana daha fazla doluyum. ama kendime olan saygımdan ötürü susuyorum.
ulan şehidimin olduğu gün, buda heykellerine ağlamak nedir; yazıklar olsun be!
Buna yazar diyenin aklını gibeyim.. bir tek kitabı popüler oldu diye kadını birden bire ilgi odağı yaptılar bir dönem, şimdide kendini bir halt sanıyor. Şu ülkede öyle insanlar prim yapıyor ki gerçekten iğreniyorum...
Nasıl bu kadar yükselir diye kafa yorduğum yazar...
" Bizim bir Elif Şafak davası vardı . Kemal Kerinçsiz in en büyük suçlarından biri, Elif Şafak ne demişti Başbakan Çakaldır, TBMM indeki Milletvekilleri Penguendir, Türkler daldas geldiler Anadoluyu işgal ettiler, bunlar köylüdür, bunlar ile aynı yerde bulunmaktan utanıyorum, dedi. Hakaret etti, roman diliyle kullandı, ama yargılanmasının yapılacağı 20 Eylül 2006 tarihinden bir gün önce başbakan telefon açtı geçmiş olsun dedi. Bir gün sonra her ne hikmetse yargılamaya dahi girmeden Beraat etti."