bu kadın manşetlere çıktığı an itibariyle bende bıraktığı izlenim "yıkanmayan, kirli birisi.". zaman ilerledikçe fikrim hiç değişmedi üstüne üstlük bunlara bir de "beyin noksanlığı" eklendi.
Oturup 3-4 saatte yazılacak kitapların yazarı. Bu 3-4 saat de yazma eyleminin alacağı zaman. Okuyanın iq düzeyini konuşmaya gerek yok sanırım. Ben de okudum lakin okumadan eleştirmeyeyim diye.
Halen ne olduğu belli değil, sol adına para kazandı, Cemaatın altın çocuğu Eyyüp'le evlenince sağada göz kırptı her dönemin yazarı oldu. Dik duramadı, en fazla ihtiyaç olan dönemlerde kayıplara karıştı. Ülke Tayyip'in elinde oyuncak oldu bak ben yazıyorum ama o tek kelime yazamıyor.
"Kurutulmuş kedi iskeleti suratının güzelliği" tanımının yapıldığı kadın. Her ne olursa olsun yapılmamalı. isterse dünyanın en kötü kitabını yazmış olsun bu tanım olmamalıydı.
iskender romanı'nın zadie smith'in inci gibi dişler romanından apartıldığı dünya basınında da geniş yer bulmuş yazardır.
Hayatında doğan medyanın, büyük reklam kampanyalarıyla zorla best seller yaptığı kitaplardan başkasını okumamışlar için yazdıklarının baş yapıt sanılması şaşırtıcı değil.
Oysa instagrama fotoğrafını koymak için kitap alanlar dışında kalan sıradan bir okur bile Güne giden ev kadınlarının sohbetleri kağıda dökülse, shafak'ın kendi kelimeleriyle yazdıklarından bin kat daha edebi romanlar ortaya çıkarabileceğinin farkına varabilir.
2010'da seda Sayan ile çalışırken kendisinin Maçka Hilton'da röportajını çekmiştim. O Zamanlar iskender kitabı yeni çıkmıştı ve sağolsun Çekim sonrası tüm Ekibe birer tane dağıtmıştı. Çirkin diyenler için söylüyorum; Türkiye standartlarında gerçekten güzel bir kadın. O zamanlar 2 çocuk annesiydi. Bu ülkede bi kere doğuran bir daha toparlayamıyor, kadının tığ gibi beli vardı. Yüzü de iyi yani.
Yazdıklarına gelirsek; hiç tarzım değil, 2-3 kitabını ıkına ıkına bitirdim. Ama bu kötü olduğu anlamına gelmez, sadece beni çekmiyor yazdıkları. Ki kendisi bence kalburüstü bir yazar. Harika diyemem ama yeraltı edebiyatı takılan Emrah serbesçi, Hakan Gündaycı ali lidarcı tiplerle edebiyat diye oynar. O heriflerin hepsini topla (Murat Menteş falan da dahil) ve 20 ile çarp yine Elif Şafak kalibresine erişemezler.
Cemaat falan olaylarını bilmem, ulusalcı ve orducu sosyalist olmama rağmen araştırıp bakmadım o konuya. Ama doğrudur, olabilir. Ben olaya edebiyat yönüyle bakıyorum.
bir yazarı elestireceksem, öncelikle yazarın hitap ettiği kitleye bakarım. ve gördüm ki, içimizde bunu seven biri var. bunu bu baslik altinda su entry'si ile belli etmis arkadasimiz;
Bir iki kitabına göz gezdirdim, genel olarak yazı dili güzel ama içerik çok boş yahu. insan okuduğunda istiyor ki okuduğu insana birkaç şey katsın. Günlük hayatta olan şeyleri süsleyip püslüyor o kadar.
Fethullah Gülen'in manevi oğlunun evlendiği kadın olması sebebi ile bir dönem Türkiye'de parlatılan, yazdığı kitaplarca ermeni seviciliği yaparak insanların bilinç altına soykırım(?) yapıldığını yerleştirmeye çalışan yazarımsıdır. TaystsızKral hatta oytunkaran bile ondan daha iyi yazarlardır.
Aşk adlı kitabı ülkemizde yok satmış ancak iskender'i pek beğenilmemişti. Orhan Pamuk gibi bu kadın da haindir. Kimse sanattan anlamadığımızı ileri süremez. Atatürk düşmanlığı yapan Sabahattin Ali'nin uslübuna hayran olduğumu söyleyebilirim mesela ancak bu ikisinde üslup müslup yok... Orhan Pamuk Türkçe bilmiyor zaten Elif Şafak'ın kitaplarında da gram zenginlik ve derinlik yok...
Velhasılıkelam, güzel ülkemin saf insanları ne zaman kendilerine uygun kitaplar okuyacak acaba...
Çok merak ediyorum, bizim insanımız kendisine hakaret eden yazarları neden bu kadar çok seviyor. Zülfü Livaneli'nin Konstaniye Oteli adlı kitabında Kürtçülük yapmaya çalışırken orta anadolu insanını yerin dibine sokmasına nasıl kimse ses çıkarmıyor...