elephant

    1.
  1. 25.
  2. tame impala'nin lonerism albumundeki en saglam sarkisidir. su siralar blackberry reklamlarinda da calmaktadir.
    3 ...
  3. 2.
  4. yönetmenliğini gus van sant'in yaptığı
    2003 yılı 56. cannes film festivalinde
    altın palmiye ödülünü alan
    amerika'da bireysel silahlanmanın
    nerelere geldiğini gösteren
    müthiş kurgusuyla şaşırtan film..
    3 ...
  5. 3.
  6. 14.
  7. bu filme en iyi film ödülünü veren cannes film festivalinin itibarını skyim. minimalist filmmiş bu mına koyım. şini ben 3 dakika 31 çeken bi herifi kısa film diye sürsem, desem bu herif şu kadar zamandır yalnız o yüzden böyle hunharca sıvazlıyo ondan sonra bunun ilk cinsel deneyimide kötüymüş bunun annesi zaten fahişemiymiş onada bi hıncı var falan filan ben aslında bunu anlatmak istedim hani minimalist çekiyoruz ya mına koyım. bu mudur yani? hani derse ki bu film kendi kendiyle, toplumla, eğitim sistemiyle falan dalga geçmiş bu yüzden böyle sıkıcı onu anlayabilirim belki. ben bu film işinden anlamıyorum galiba ne bileyim.
    2 ...
  8. 19.
  9. --spoiler--

    alex'in suç ortağına okuldakileri öldürmek için nasıl bir plan izleyeceklerini ayrıntılı bir şekilde anlattıktan sonra söylediği: "most importantly, have fun" cümlesinin geçtiği sahne filmin en can alıcı noktalarından biridir.

    --spoiler--

    gus van sant 'in yönetmenliğini üstlendiği filmde objektifliğin sağlanması amacıyla
    olaylar, durumlar ve sınırlı da olsa geçen konuşmalar hiçbir yoruma yer verilmeden, olduğu gibi aktarılmış. belki de bu nedenle biraz ağır ilerleyen bir film olmuş. sahneler karakterlere göre bölünmüş. başlangıçta her birinin bir gün içindeki hikayesi ayrı verilmeye çalışılmış gibi görünse de sonradan zamanda yapılan geriye dönüşlerle birbirleriyle bağlantıları kurulmuş ve konu bütünlüğü sağlanmış. her zaman güncelliğini koruyan 'okul içi şiddet' temasını süslemelerden uzak bir anlatımla işlemesi filmi izlenilir kılan en önemli özelliklerden.
    1 ...
  10. 24.
  11. teknik açıdan gayet başarılı bulduğum fakat senaryonun işlenişi yönüyle hiç beğenmediğim film. izlemeseniz de bir şey kaybetmezsiniz.
    0 ...
  12. 21.
  13. --spoiler--

    alex frost, eric deulen, john robinson, elias mcconnell, jordan taylor gibi oyuncuların oynadığı 2003 yapımı çok ilginç bir filmdir. kamera sürekli olarak bir karakterin kafasının üstünde hareket ediyor yani bir nevi siz karakterin gözlerinden görüyorsunuz herşeyi. olaylar bir lise'de geçiyor. öncelikle bir karakterle (şu sarışın çocuk) başlıyorlar. bu karakter başka bir ana karakterle (ki bunların hepsinin bibirleriyle ilişkisi yok) görüştüğünde o karakterle devam ediyorsunuz. bu karakterlerin günlük okul yaşamında ne yaptığını izlerken (tiki kızların az bir şey yiyip tolete gidip yedklerini çıkarması, sevgililerin birbirleriyle takılmaları, kılzarın diğer kız ve erkek arkadaşlar hakkındaki dedikoduları vs.) okulu da görmüş oluyorsunuz ki burada da bir vay anasını diyorsunuz. çünkü adamların lisesi bizim üniversitelerden bile daha güzel. neyse film böyle giderken olacağını hiç tahmin etmediğiniz bir şey oluyor ve bu gösterilen karakterlerden ikisinin gay ilişki yaşamakta olduğunu öğreniyorsunuz ve film'in sonunda okulu basıp önlerine gelen herkesi öldürmelerini izliyorsunuz. ikili'nin biri diğerini de sebepsizce öldürüyor. sonunda arkadaşını da öldüren daha psikopat olan kişilik film'in en sonunda film'de gördüğümüz iki sevgiliyi bir oda'da kıstırıyor. önce hanginiz diyip "oo piti piti" diye söylenmeye başlarken gökyüzünü görüyoruz ve film biz sonunu göremeden bitiyor.
    film'in ismi "fil" diye film'de fil olduğunu da zannetmeyin. yönetmenine neden film'in ismi film diye sorduklarında sebebinin aynı olayı farklı karakterlerle farklı açılardan izlememiz olduğunu söylemiştir. kör insanlara bir fil'i elleyip ne olduğunu sorduklarında hepsi elledikleri farklı yerleri anlatacaklarından yola çıkıp "fil" konmuş filmin ismi.

    --spoiler--

    not : bu arada okul'un adı watt high school'dur

    (bkz: alicia miles)
    0 ...
  14. 22.
  15. hüznü iliklere kadar hissettiren damien rice parçası.

    this has got to die
    this has got to stop
    this has got to lie down
    someone else on top

    you can keep me pinned
    it's easier to tease
    but you can't paint an elephant
    quite as good as she

    and she may cry like a baby
    and she may drive me crazy
    'cause i am lately lonely

    so why d'you have to lie?
    i take it i'm your crutch
    the pillow in your pillow case
    it's easier to touch

    and when you think you've sinned
    do you fall upon your knees?
    and do you sit within your picture?
    do you still forget the breeze?

    and she may rise, if i sing you down
    and she may wisely cling to the ground
    cause i'm lately horny
    so why would she take me horny?

    what's the point of this song? or even singing?
    you've already gone, why am i clinging?
    well i could throw it out, and i could live without
    and i could do it all for you
    i could be strong
    tell me if you want me to lie
    'cause this has got to die

    this has got to stop
    this has got to lie down, down
    with someone else on top

    you can both keep me pinned
    'cause it's easier to tease
    but you can't make me happy
    quite as good as me

    well you know that's a lie
    0 ...
  16. 33.
  17. columbine katliamından esinlenmiş birer film. filmde eric ve dylan ikilisini eşcinsel göstermeye çalışıyor. ne bileyim filmin sonunda beraber duşa girmeler falan.
    filme puanım 10 üzerinden 2
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük