hayat gibi bir candan Erçetin şarkısı. yaşadığım her şeyi önce kabullenip sonra geçip gideceğini kendime hatırlatıyorum. her şey normale döndüğünde eskisi gibi olacağım zamanı beklerken fonda hep bu şarkı var.
"en derin yaralar kapanıyorsa
en büyük acılar unutuluyorsa
neden korkulur hayatta söyleyin bana"
diyerek mutsuz, umudunuzu kaybetmiş, neredeyse çökmüş hissettiğiniz anlarda dinlemesi size güç verecek candan erçetin şarkısıdır.
elbette bir gun seni gercekten bulacaksın , eğer gerçekten bulursan onu yargılamadan aşık ol ona.sevmeye çalış.Seni seveni sana güveneni asla yarı yolda bırakma.
her dinlediğimde aklıma imparator fatih terim'i getiren harika candan erçetin şarkısı. bu arada başlığın dışına çıkmadan fatih terim ve candan erçetin demişken , galatasaray kongre üyelerinden olan candan erçetin'in , fatih hocanın galatasaray'dan ayrılış sürecinde herhangi bir rolü olmamıştır bu böyle biline.
kanımca bir takım mantık hatalarının bulunduğu bir candan erçetin şarkısıdır, ha güzeldir ama yine de mantık hatasından bahsetmeden geçemeyeceğim.
güneş her akşam batıp hergün doğuyorsa
çiçekler solup solup tekrar açıyorsa
en derin yaralar kapanıyorsa
en büyük acılar unutuluyorsa
neden korkulur hayatta söyleyin bana
diyor ya ablamız şarkıda, şimdi evet tamam güneş her akşam batıp her gün doğuyor,çiçekler solup tekrar açıyor doğrudur,fakat en derin yaraların kapandığını kim nasıl iddia ediyor merak ettim doğrusu,böyle bir şey var mıdır yeryüzünde net bir şekilde "kardeş en büyük yaralar kapanır,acılar unutulur silinir" falan gibi bir kaide mi var? yooo ,en büyük acılar unutulur mu?yani güneşin her gün doğması gibi kesin bir durum değil.o yüzden anlamsız gelir şarkının bu kısmı.
dil bilgisi alanında sanki fizik kanunlarıymış gibi katı ve kuralcı olanların suratlarına tokat gibi çarpan kelime. dil denen iletişim aracı toplumların kullanması ile esner ve yeni haller alır. dil bilgisinde bugün doğru olan yarın yanlış olabilir. tam tersi de mümkündür.
"bu kelimenin aslı "elbet de" dir. "çünkü" gibi. zaman içinde "yanlış" kullanım o kadar yaygınlaşmış ki "elbette" olarak doğru kabul edilmiş ve böyle kullanımaktadır.
dün akşam ntvspor radyoda ali sami yen'e veda programının ardından çalınmıştır ve gece gece beni duygulandırmıştır bir şarkı bu kadar sami yeni hatırlatır ve tabiki candan erçetin çok iyi bir galatasaraylı.
candan erçetin'in en iyi albümüdür. ilk şarkıdan son şarkıya tüm şarkılar muazzamdır. candan'ın mete özgencil ile çalıştığı son albümdür.
tracklist verilmemiş hemen açık kapansın:
her sıkıştığımda, her uzakta da olsa ışık görmek istediğimde sığındığım, umut dolu şarkı. çok süper değil, çok farklı değil ama çok samimi ya da çok özel. elbette her şey bize has ve elbette mutlak iyiyiz.
"inanmadığım asla inanamam
her şeyin bir sonu olduğuna"
candan erçetin'in 2000 yılında piyasaya sürdüğü albümünün ismi ve aynı zamanda şarkısı. 17 ağustos 1999 depreminin üzerinden çok geçmemiş, yaralar tam anlamı ile sarılmamışken halkımız tarafından beğenilmemesi pek de mümkün olmayan bir şarkıydı. insana moral ve güç verebilecek liriklerden oluştuğundan, melankolik havası olmasına rağmen insanlara yüksek dozaj moral vermesi de piyasada güçlü bir yer edinmesi konusunda büyük etken oynamıştır.