büyüyen ekonomi tüketim ekonomisi olduğundan dolayı, üretim ekonomisinin olmazsa olmazı fabrikalara ihtiyaç yoktur.
satacak birşey kalmadığında neyi tüketeceğimizi çok merak ediyorum.
uzun uzun yazsam ekonomi büyüyor diyenler anlamaz. ama kısacası işsizlik istihdamın gerilemesi montaj sanayi ve sıcak para ile alakalı. aynı zamanda ekonomi büyüyor ama nasıl?
alınan vergilerin yüksekliği ile paralel giden sıcak paraya verilen yüksek faizin getirdiği durum. büyüklük üretimden gelen mali gelirin fazlalığı ile değil, sıcak paranın yatırım yerine tatlı faiz almanın peşinde olması ile şişen bilançolarla açıklanıyor.
üstelik faiz için gelen sıcak parayıda hesaplayarak amale hesabı ile 70 milyona bölerek gsmh arttı zengin olduk diye söylem yapmanın nedeni budur.
el siki ile gerdeğe girme diyeceğim ama ayıp olur diye demiyorum. bunun yerine ayda ödenen 1 milyar dolara yakın faiz kimlere gidiyor diye soruyorum ve büyüyen ekonominin nasıl bir büyüme olduğunu anlamaya çalışın diyorum.
muhattaplarına oranla fazla ciddi kalacak sorudur. muhtemelen "ekonomik büyümek, fabrika açılmasıyla mı alakalı allasen?" şeklinde bir tepkime alınacaktır, şaşırtmaz da...
fabrika açılmamasına, açılan ve açılmaya hazırlanan alışveriş merkezleri ile karşılık verilebilir pekala. bakınız bugün bir ilçede 4-5 tane alışveriş merkezi birden olabiliyor. neden? çünkü alışveriş merkezinin rantı daha fazla. yapım aşamasında "ihale" adı altında siyasilere yakın kurumlara "ihale edilmesi" ve yapımı sonrasında kiralanacak dükkanlar üzerinden yerel yönetimlerin karınının doyması, vergilerle ve işleyişle ilgili çeşitli durumlar. velhasılı fabrikadan daha çok doyurur birilerini ve o sebeptendir ki son dönemlerde alışveriş merkezi çılgınlığı alıp da yürüdü.
demem o ki fabrikadan, işçilerin karnı doyar. o da kalburüstü kesimin işine gelmez... bu topraklarda üretim yapılmasını istemeyenlerin, hiç işine gelmez. dolayısı ile alışveriş merkezleri ve onun içini dolduracak "süslü vitrinlere sahip" yabancı yatırımcıların hakkını gözetmek zorundayız.
başbakan'ın söylemine göre devlet fabrika kurmaz, teşvik edermiş. kimse devletten fabrika beklemesinmiş. tamam anladık kapitalistsiniz de ülkenizdeki yatırımcılar piç ise sizde piçleşmeyin. zarar dahi ediyorsa kurun insanlar ekmek yesin lan. siz biftek yerken halk en azından evine üç kuruş götürsün.
ülkede rant büyümesinden başka birşey yoktur. açıklanan tüm büyüme değerleri kalem oynatma dümenidir...
sen 9 yıl iktidar olacaksın orta-uzun hiçbir yatırım olmayacak, ve zaten satmışsın ülkenin her bir ekonomik artısını, sonra büyüme şu kadar-bu kadar...
acaba arkanızdaki delik her yıl şu kadar büyüyor mu diyorlar? büyüsün ya, bu millet ibnesin desen seni öldürür ama sikersin hiç birşey demez.
yabancı sermaye ülkeye akıyor yalanıyla desteklenen ekonomi büyüyor saçmalığının çürümesi için yeterli bir soru.
yabancı sermaye denildiğinde, insan istihdam yaratacak girişim olacağını düşünüyor.
mesela; türkiyeli olmayan bir unsur, türkiyede bir fabrika/iş merkezi/dükkan vs. açacak ve bu açılan yeni birime işçi gerekecek.bu işçiler ülke içindeki işsiz ordusundan karşılanacak ve işsizlik yüzdeleri düşecek.
ancak olan bu değil.var olan ancak iyi işlemeyen bir birim, çok komik rakamlara birilerine satılıyor ve işletmesi ve karı o yabancı unsura bırakılıyor.e zaten bu birimin halihazırda çalışanı var.haliyle yeni işçi alınmıyor ve dışardaki işsiz işsizliğine devam ediyor.üstüne üstlük devlet, sürekli sıcak para akan bir birimden mahrum bırakılıyor(telekom, tedaş, tüpraş vs.).
bu yabancı sermaye, yatırım, ekonomik büyüme vs. kandırmacalarını nasıl yiyor bu halk, anlamak mümkün değil.
sanırım bu ülkenin insanının vizyonsuzluğu tüm sıkıntıların nedeni.uzun vadeli hedefi olmayan insanlarız biz.günü kurtarmaya çalışıyoruz her zaman.bügün makarna da olsa karnım doydu mu, sobaya kömür atabildim mi, okula giden çocuğuma giysi alabildim mi vsvs. a.k. partisi çalışanları ülke insanının psikolojisini iyi çözmüş.kısa vadeli hedefleri olan insanlara kısa vadeli çözümler sunan çalışmalarla insanların sempatisini kazanıyor ve iktidarı elinde tutuyor.