Tatmin edilmesi için insanların türlü hallere girdikleri dürtüdür.ego tatminini tamamlayan kişi saldırganlaşır özellikle konuşma sohbet ilişkiler sırasında egosunu tatmin edememişse kişi yıkımlara gitmeyi içgüdüsel olarak hedefler ve karşı taraf kendi egosunun kırılmasına müsade etmediğinden savunma mekanizması devreye girer ,sonucu beraberlikle biten bu içgüdüsel kavgada kazanımlar yalnızca deneyim olarak kâr kalır.
iç dürtüler ile dış çevrenin beklentileri arasında dengeyi bulucudur. Ego bilinci kontrol eder ve sansürcüdür. Gerçeklik ilkesinden yola çıkarak mantıklı düşünceler üretir ve gereksinimleri karşılamaya yönelik planlar yapar. Hayali durumlar ile dış dünyadaki gerçekler arasındaki ayrım, egonun vazifesidir.
ego sizin kendiniz hakkında düşündüğünüz her şeydir. isminiz, aileniz, nereli olduğunuz, müzik zevkiniz... her şey. hem de her şey. her şey diyorum çünkü ego, zihin kümesinin bir elemanıdır. yani zihnin tamamı ego değildir fakat egonun tamamı zihnin içindedir. dolayısıyla kendinizle ilgili düşündüğünüz her şey egodur. bu yüzden başarılarınız, yaptığınız iyilikler, diğer insanlardan üstün olan yönlerinizin dışında;
acılarınız, yaptığınız kötülükler, diğer insandan aşağı olan yanlarınız da egonun parçasıdır.
örneğin uzun yıllar acı ve sefalet içinde yaşamış bir insan bu hatıraları egosunun bir parçası yapacaktır. o kişi bu hatıraları aslında unutmak istemez çünkü o acılar kişinin kendisini tanımladığı gerçekler haline gelmiştir. ve o gerçekleri unutmak, kişinin kendi kendisini öldürmesiyle neredeyse eşdeğerdir. bu nedenle egoya sahte benlik de denir. sizin gerçek varlığınızın üzerini hatıralarınızla örter.
Edit: buna önemli bir ekleme yapmak isterim. Alçakgönüllülük gibi iyi özellikler de egonun bir parçasıdır. Kişi eğer alçakgönüllü olduğunun farkındaysa bu özelliği yine benliğine katar. Gerçek alçakgönüllülük ego var olmadığında ortaya çıkar. Kişi doğal haliyle alçakgönüllü davranır.
insan dediğin kendini egoyla sınırlandırmamalı. Hayatta güzeli gördüğü gibi tehlikeyide görmeli bir insan. Sırf egosu yüzünden ittiklerini yaşamazsa hayatın anlamını çözemez. O yüzden robot olmayın insan olun ve yaşadığınızı hissetmek için fırsatları değerlendirin sonucu ne olursa olsun korkmayın.
ego tükenmeyen bir kaynak gibi. insanın içinde ve bu cevheri çıkaran diğer insanlar. yalnız bu cevheri işleyecek ve şekil verecek olan bizzat insanın kendisi. zira kendi işleyemez ve biçim vermez ise sömürülmeye mahkûm olur, tıpkı devletler gibi. işlediğin ve biçim verdiğin kadar değerlisin bu değeri biçenler de diğer insanlar.
Ego, kişilik yapısının doğrudan doğruya dış ve iç ortamlarla ilgili bölümüdür. gelen içgüdüleri, toplumsal ve emosyonel bakımdan uygun eylemlere doğru kanalize eder. Bu işlemde çeşitli mekanizmalar söz konusudur: algılama, motor hareket, gerçekliğin kabulü, güvenlik ve öz-korumayı sağlama arzusu. Ayrıca hafıza, duygu, düşünce ve genel sentez fonksiyonu da rol oynar. Ego' nun gelişimi, fizik ve serebral olgunlaşmaya göre ve dış dünyadan gelen uyarıların kişilik üzerinde ilk etkileri bırakmaya başladığı, doğumdan itibaren süregelen yaşantı faktörlerine göre değişir.