bülent arınç' ı kıskandığını düşündüğüm şahıs. baktı bülent arınç gerek facebook gerek twitter gerek sözlüklerde popüler olmaya başladı, dedi ki benim neyim eksik.
makinalı tüfek gibi konuşan adam. bir başladı mı nefes almayı unutuyor. hatta bundan dolayı beyne oksijen gitmeyip "put it in your appropriate place" demişliği bile var. aslında kötü niyetten değil, oksijeni unutuyor, nefes al sayın bakanım. saygılar. mahmut şekerleme, 23 aralık 2011, istanbul, avrupa, dünya.
türkiye'nin bütün kurumlarıyla en iyi koordinasyonu yaşadığı bir dönemde olduğunu belirterek ''ordu bizim ordumuz. ordusuna 'peygamber ocağı' diyen başka bir millet yoktur. biz, öyle iki tane çapulcu ordumuza laf söyledi diye onların etkisi altına kimsenin girmesine müsaade etmeyiz. ordumuza sahip çıkacağız'' demiş avrupa birliği bakanı ve başmüzakereci.
an itibariyle balçiçek i nutuk komasına soktu. eridi bitti kadıncağız. olum bu adamın a demesi bile nutuk gibi. insana güven vermiyor. sanki her söylediği -doğru da olsa- palavra imiş gibi geliyor.
''kimse bu milletin içine nifak, fitne sokmaya kalkmasın, karşısında ak parti'yi bulur. tek vatandaşımızın bile tırnağına zarar gelmesine izin vermeyiz'' demiş avrupa birliği bakanı.
muhalefet hakkında " iktidara gelseler bakanlar kurulunu meyhanede toparlar" demiş kişi. dini kullana kullana bir bitiremediniz be! sayenizde haberleri izlemek yerine sürekli zübük filmini izler oldum. nasılsa aynı şeyler anlatılmış. en azından güldürüyor rahmetli kemal sunal.
"Belki biraz ağır olacak ama bizde amip olma özelliği var. Bölünerek çoğalıyoruz. Bu gelenekten vazgeçmemiz, birbirimizi kucaklamamız lazım." demecini veren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci. http://www.ntvmsnbc.com/id/25139405/
akp nin adamı olan resmen kötü kalpli, vicdansız adam.
BBC nin bir programına çıkıp, sunucunun "türkiye nasıl bir özgür ülke siz düşünürleri ve gazetecileri hapse atan bir ülke değil misiniz" sorusuna pişkin pişkin "öyle bir şey yok ceza evinde bulunan gazeteciler banka soyarken adam öldürürken ve birbirlerine tecavüz ederken yakalanan insanlar" demiştir.
insaf be adam insaf sen nasıl bir adamsın. hem ülkeni hem kendini rezil ediyorsun. bu mu senin hak ve hukuk anlayışın. hiç mi utanmıyorsun avrupa ülkesinde bunları söylemeye. ülkeni küçük düşürüp türk insanının itibarını zedelemeye. türkiye bu mu türk okullarında okumuş ve düşünür olmuş insanları hem hapse zorla tıktırıp şerefsizce hareket eden sizsiniz. sen bu ülkede bakansın halkının çıkarlarını ve şerefini koruma zorunluluğun var... ama bunları anlamak akp cemiyetine düşmez tabi.
riyakarlığın ne boyutlara çıkabileceğini ispatlamış başmüzakereci. o kadar insan gördüm ömrü hayatımda bu derece karşısındaki salakmışçasına davranan kimseyi görmemişimdir. tutuklu gazetecilerimizin hiç biri mesleklerinden ötürü tutuklu değiller ha. daha bugün pozantı cezaevinde yaşanan skandalı ortaya çıkaran gazeteciyi gözaltına aldınız lan. kime neyin ayağını yapıyorsunuz. kalkmış bir de voltaire'den alıntı yapıyor. bir ülkenin geri kalmışlığı sorgulamaktan aciz beyinlerin sayısının artması ile doğrudan alakalıdır. önce %33lerdeydi bu beyinler sonra %47 oldu ve en son %49. hiçbir şekilde ilerlemiyoruz. gün be gün geriye giden aciz bir millet halini çoktan benimsedik. en çok o dokunuyor arkadaş.
ingiliz gazetecilerin ve televizyoncuların bizim medyanın yöneltemediği soruları yöneltmesiyle, her zamanki yöntemin tutmaması neticesinde bocalamıştır.
her zamanki yöntem ise şudur; olayı çarpıtmak, mevzuyu anlamamış gibi yapmak, cımbızla bir kaç olay çekip oradan prim kazanmaya çalışmak.
1000 dava denilmesine rağmen egemen bağış 2 dava üzerinden cevap vermeye çalışmakta. adama gülerler sayın bağış ancak kötü esprilerinize değil bu halinize.
egemen bağış'ın "mesleğinden dolayı kimse tutuklu değil" söylemine karşılık, "çünkü onlara terörist diyorsunuz" cevabı ise çok yerinde bir cevap olmuştur.
tuttuğum taraf ülkemin bir bakanına karşı ingiliz bir televizyoncunun tarafı değildir.
tuttuğum taraf düşünce ve ifade özgürlüğünün tarafıdır.
kaçınılmaz olarak ingilizce bilmeyen ya da röportajı izlemek yerine facebook daki yalan yanlış salak linklere inanan şahıslar tarafından anlaşılmayan şeyler söylemiş bakan. ne demiş bakalım,
''there are some people who carry journalist identification cards who have been caught while raping another person, who have been caught robbing a bank...''
anlamı; '' gazeteci kimliği taşıyıp bir başkasına tecavüz ederken, banka soyarken yakalanmış insanlar var.'' (şu an içerideki gazetecilerden bahsetmiyor, genel olarak konuşuyor.)
sevgili süper zekalı kardeşlerim, burada bahsedilen kişiler şu an cezaevinde bulunan gazeteciler değildir. vurgulanan şey, böyle insanların da yeryüzünde olduğu ve ''gazeteci kimliği taşıyan insanların da insan olduğu ve her insan gibi onların da suç işleyebileceğidir.
zaten röportaj biraz ilerlediğinde şu sözleriyle de açıklık getirmiştir:
''being a member of media doesn't provide immunity to commit crime.''
her şeyi bir kenara bırakın, yöneltilen suçlamaların herkes tarafından biliniyor ve dava tüm dünya tarafından takip ediliyor. yöneltilen suçlamalar arasında da ''tecavüz-banka soygunculuğu'' gibi suçlar yok. buna rağmen bir bakanın tüm dünya karşısında ''şu an içerde olanlar tecavüz ve banka soygunculuğundan içerdedir'' gibi bir şey söyleyeceğine inanacak kadar salak mısınız? sanmıyorum, kimse bu kadar salak olamaz.
kimi kesimlerde optimistlikte tavan yapma durumunun hasıl olması sonucu, bakan'ın asıl sorudan kaçmak maksatlı söylediği tecavüz ve banka soygunu davalarına sarılarak, bakanı ve hükümeti nasıl aklayacağını şaşıran tepkiler ortaya çıkmıştır.
zeka düzeyi ve ingilizce düzeyi ile değil çok çok iyi niyetli davranarak, ortaya çıkan tepkileri optimistlikle açıklamaya çalışmaktayım efenim.
deniyorum ancak optimistlik yeterli gelmiyor. #14801798 şu entrydeki ifade ve kelime cımbızlama operasyonu ile bu davranışın kasıtlı yapıldığını ve bir yandaşlık durumu olduğunu ifade etmek zorundayım. zira gerçek ortada zaten.
türkiyedeyken yalan söylemek ve gerizekalıları kandırmak o kadar kolay ki, aynısını ingilterde de yapabilecğeini sanmış bakan. ayrıca dingilizcesinin gadasını aldığım taklacılar, mr.&ms. brown'un öz oğulları edasıyla paçalarından fışkırttıkları ingilizcesiyle hükümet yalakçılığını bırakıp azıcık gözlerini açsalar anlayacaklar laf kalabalığı ne demek. adam resmen milyonların önünde goy goy yapmaya kalktı ve eline yüzüne bulaştırdı.