efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz

entry116 galeri29 video1
    39.
  1. tbmm seçimleri yeni yapılmış, meclis yeni kurulmuş, sonuç Mustafa Kemal'in beklentisine en yakın biçimde alınmıştı.
    26 Ekim 1923 akşamı Gazi, kabineyi Çankaya Köşkü'nde toplantıya çağırdı.
    Bu toplantıda başvekil Fethi Okyar'ın istifası karara bağlandı.

    27 ekim 1923 günü bu haber, gazete manşetlerinde yer alacaktı. ankara'da herkes bunun ne anlama geldiğini soruyordu birbirine.

    bu günden bir sonraki gece, 28 Ekim gecesi, gazi'nin Çankaya'da verdiği akşam yemeğine, atatürk'ün yakın çevresi iştirak ediyordu, yemeğe Latife Hanım da katıldı.
    latife hanım Son derece heyecanlıydı. içi içine sığmıyordu.
    Çünkü o akşam yemeğinin gündemini biliyordu. Sevgili Paşası niyetlerini önce eşine heyecan ve içtenlikle anlatmıştı. Latife Hanım bu sebeple birkaç kez mutfağa inmiş, yemeklerin o akşam yaşanacak olayların şanına yaraşır olmasına özen göstermişti. Mustafa Kemal, arkadaşalarına, yemekten sonra "anayasanın bazı maddeleri üzerinde çalışacağını" bildirmiş, yeni başkan adayı olduğu söylenen ismet Paşa'yı da bu çalışmaya davet etmişti. ismet Paşa pek tabii bu daveti bekliyordu.

    Sofrada seçim heyecanı, seçim dedikoduları, yeni seçilenler, bu kez meclise giremeyenler hakkında konuşmalar sürüp giderken, Mustafa Kemal bıçağını eline aldı, doğruldu, derin bir nefes aldıktan sonra hafifçe tabağına vurarak: "efendiler" dedi ve mazhar müfit kansu'ya baktı...

    o bakış karşısında mazhar müfit kansu, gazi'nin ne diyeceğini anlamıştı hemen.
    zira atatürk o gece yapacağı konuşmasında bahsedeceği şeyi, 4 sene önce erzurum'da söylemiş ve not aldırmıştı mazhar müfit kansu'ya...
    o alınan notları bir tek gazi, mazhar müfit ve bir de gazi'nin özel kalem müdürü süreyya bey biliyordu.

    oysa o gece masada kimler yoktu ki;
    ismet inönü, kazım özalp, mazhar müfit, ruşen eşref, ali fethi okyar, fuat bey, kemalettin sami paşa ve diğerleri...

    işte şimdi sadece o 3 kişinin bildiği sırrı tüm dünyaya duyurma zamanı gelmişti.

    evet, gazi tabağına vurarak "efendiler" dedi.
    tekrar mazhar müfit kansu'ya bakarak konuşmasına devam etti.

    gazi konuşmaya başladığında Çıt çıkmıyordu yemek salonunda. "efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!". kimseden çıt çıkmamaya devam ediyordu, ama herkeste bir şaşkınlık vardı.
    gazi, Tek tek herkesin yüzüne bakarak durumu kontrol ediyordu. Şimdi sofradakiler yıldırım çarpmış gibi kalakalmıştı.

    Neden sonra, beyinlerinde şok yaratan bu haberi alkışlamak birilerinin aklına geldi ve yemek odası bir anda sanki patladı.

    Mustafa Kemal uygun bir süre bekledikten sonra açıklamasını sürdürdü; "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir. Bunu Anayasa'mıza yarınki Meclis toplantısında koyduracağız. Hazırlıklarımızı birkez daha gözden geçirmemiz lazım."

    evet, o gün o masada olan herkes mustafa kemal ile birlikte bir kez daha tarih yazmanın heyecan ve sevincini paylaşıyordu.
    bu anı hep birlikte kutladılar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar gülüp eğlendiler.
    bu kadarcık eğlence elbette onların en doğal haklarıydı gece biterken herkes yarının heyecanıyla uykusuz bir geceye doğru yelken açtılar. ve ertesi gün, türk milletinin tarihindeki o kutlu gün, bozkurt atatürk'ün en büyük hayali olan cumhuriyet devrimi ile birlikte bu tatlı gece sona eriyordu...

    cumhuriyet bayramımız kutlu olsun.

    "yaşasın cumhuriyet..."

    ne mutlu türküm diyene...

    (https://tarihturklerdebas...cumhuriyet-ilan-edecegiz/ )
    7 ...
  2. 38.
  3. izindeyiz Atam! ''Efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!'' dedim.
    0 ...
  4. 37.
  5. 36.
  6. 36.
  7. Türk ordularının başbuğu mustafa kemal paşa'nın en güzel sözlerinden birisidir. Tam 92 yıl önce söylenmiştir. Kurduğu cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır.
    4 ...
  8. 35.
  9. 34.
  10. Atatürk'ün laf arasında muhabbet içinde söylediklerini bile özlü söz olarak alacaksınız yakında.
    - ismet şekeri uzatır mısın.
    Aa pardon Atatürk'ün ayak bastığı illerdeki tabelaları unuttum ben.
    -burası çok güzel...
    1 ...
  11. 33.
  12. Sadece Türkiye tarihi için değil dünya tarihi için de büyük bir olaydır.
    0 ...
  13. 32.
  14. 31.
  15. atamızın yobazları hala ürperten sözüdür.

    malum afralarına tafralarına rağmen 13 yıldır eserine ancak bir kaç çizik atabilenler nerede, tak diye dediğini şak diye yapan atamız nerede...
    2 ...
  16. 30.
  17. 29.
  18. 29.
  19. 28.
  20. Okuyunca tüylerim diken diken oldu bir an. Ah atam ah! Az daha yaşasaydın da şu ülkeyi Adam etseydin.
    9 ...
  21. 27.
  22. et paşam et ama haberin olsun şimdi başımızda olanlar cumhuriyetin içine ediyor.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/874684/+
    10 ...
  23. 26.
  24. Her duyduğumda ilkokuldaki 29 ekim kutlamaları geliyor aklıma. Böyle sınıf falan.
    1 ...
  25. 25.
  26. 24.
  27. ve o musmutlu tatil günü yarın aslında bugün öğlenden sonra başlıyor efenim.
    2 ...
  28. 23.
  29. 22.
  30. Onun sesinden duymak vardı bir de. Felaket heyecanladığım gün bugün.
    Ulu önder Mustafa kemal Atatürk'u ve canım cananım Türk ordusunu rahmetle ve şükürlerle anıyorum.
    15 ...
  31. 21.
  32. Bugün 28 Ekim.

    91 yıl yıl önce bugün birisi akşam sofrada ayağa kalkmış, oradaki zevatın dikkat kesilmesi için yemek bıçağını tabağına vurduktan sonra “Beyler! Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz” demiş…

    O zamanlar işler böyle yürüyormuş. Ortada ne meşveret, ne akil insanlar, ne yerellerde katılımcı forumlar, ne de halk oylaması var. Birinin aklına esiyor, “yarın bu işi yapacağız” diye buyuruyor… Hem de sofrada…

    Hadi neyse, olmuş bir kere; ayrıca 20. yüzyılın ilk çeyreği gibi bir tarihsel kesitte olağan da karşılanabilir. Peki, ya cumhuriyetin ilanını izleyen ve adına “devrim” denilen müdahalelere ne demeli? Hele hele uzun yıllar sonra bunları “kazanım” sayan kimi sosyalistlere?

    Nitekim hak ettikleri tepkiyi çekiyorlar. Gerçek devrimciler ve Marksistler böylelerine her fırsatta soruyor: “Ne kazanımıymış bunlar, hele bir deyiver…”

    Tekke ve zaviyelerin kapatılması mı?
    Ceberut devlet anlayışının, bizde sivil toplumun nüveleri sayılabilecek oluşumları yok etme girişimidir.

    Eğitimin birleştirilmesi (tevhidi tedrisat) mi?
    Birleştirdin de ne öğretiyorsun? Biz proleter devrimciler olarak buna bakarız. Eğer körpe dimağları burjuva ideolojisinin en gerici ve karanlık söylemleriyle ifsat ediyorsan eğitim birleştirilse ne olur birleştirilmese ne olur?

    Soyadı kanunu mu?
    insanlar arasındaki biçimsellikten uzak ve sıcak ilişkileri devletçi zihniyetin soğuk resmiyetine boğmuştur. Bizim mahalledeki Keçecizadelerden Fuat dayı kanunla Fuat Keçecioğlu oldu da ne oldu? Sonra, unutulmasın: Bozkurt, Türkmen, Savaş, Kahraman ve benzeri soyadlarıyla ırkçı, milliyetçi, Turancı ve militarist anlayışın topluma yerleştirilmesine zemin oluşturulmuştur.

    Şeriye mahkemelerinin kaldırılması mı?
    Sanki fıkıh gidip yerine burjuva hukuku gelince işçi, emekçi, yoksul halk hakkını alacakmış gibi…

    Latin alfabesinin kabulü mü?
    Milleti bir anda ümmi duruma düşürmüştür. Hadi anladık Arap alfabesini bırakacaksın ve kendine devrimciyim diyorsun; Kiril alfabesi ne güne duruyordu? (Slavofil devrimciler için geçerlidir)

    Milli Eğitim Bakanlığı klasikleriymiş…
    Hani nerede Marx-Engels-Lenin toplu eserler?

    Medeni kanun ve kadınlara kimi hakların tanınması mı?
    Yeni yeni palazlanan burjuvazinin ucuz kadın emeğinden yararlanabilmesi içindir.

    Saltanatın ilgası mı? (Cumhuriyetin ilanından öncedir)
    Ha padişahın saltanatı ha paranın… Ne fark eder?

    Hilafetin kaldırılması mı?
    Tamamen kendi içine kapalı, otarşik bir rejim amaçlıdır. Ayrıca, geniş bir islam coğrafyasında filizlenebilecek anti-emperyalist temelli enternasyonalizm fırsatlarını da kökünden kurutmuştur.

    Halkevlerinin kurulması mı?
    Sanki örgün eğitimdeki ideolojik beyin yıkama yetmiyormuş gibi halkın yakasını eğitim sonrasında da bırakmamak, “çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma” adına burjuva ideolojisinin, sanatının ve kültürünün insanların boş zamanlarına tasallutunu sağlamak içindir.

    Dilde Türkçeleşme girişimleri mi?
    Öğrenciyi kolaycılığa yöneltmiştir. Müselles-i mütesâviyül adlâ gibi meydan okuyucu ve düşündürücü bir tanım dururken “eşkenar üçgen” denip işin kolayına kaçılmıştır.

    ***

    “Beyler! Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz…”
    Eee, ettin de ne oldu?

    ***

    Şimdi, böyle ciddi ve tartışmalı bir konunun bu şekilde “sulandırılması” doğru mudur?

    Kimse kusura bakmasın; ara sıra tam da böyle yapılması gerekir…

    Öyle ya, insanlık tarihidir, Aydınlanmadır, burjuva devrimleridir, burjuva devrimlerin tarihsel anlamda ilericiliğidir diye işi laubaliliğe dökmeden ciddi ciddi anlattığımızda etkili mi oluyor sanki?

    O zaman bir de bu yolu deneyelim, bakalım ne çıkacak…

    metin çulhaoğlu - ileri haber
    baştan edit: yazanlar benim fikrim değildir. htkp li metin çulhaoğlu nun ileri haber de yayınlanan yazısıdır. yorumu size bırakıyorum.
    4 ...
  33. 20.
  34. Ne mutlu TÜRKÜM diyene ve bunu dedirtten ulu onder ATATURK ve askerlerimizi saygiyla aniyoruz.
    2 ...
  35. 19.
  36. cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. ne mutlu türküm diyene.
    1 ...
  37. 18.
  38. efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz, o yüzden erken yatıp erken kalkmalıyız.
    1 ...
  39. 17.
  40. tam 91 yıl önce bugün söylenmiş bir sözdür.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük