edip cansever

entry920 galeri57 video7
    201.
  1. "sevgiler gönderirdi nedense utanırdı da bundan
    gönderir gönderir geri alırdı bir gücenikliği sonra."
    3 ...
  2. 202.
  3. "Biz
    Aykırıya
    Ayrıntıya
    Ayrıksıya
    Azınlığa tutkunuz."
    5 ...
  4. 203.
  5. ''Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
    Vaktinde anlamanın sevinci mi
    Ya da biraz geç kalmanın
    O gereksiz tedirginliği mi
    Hangisi?

    Ama belli ki sonundayız her şeyin
    En sonunda.''
    1 ...
  6. 204.
  7. kısaca
    kaçınmak istediniz o yüzden -ama bitmedi-
    gördünüz görüverdiniz bir daha
    sıyrılmış acılardan ansızın
    sevecen, durgun, sade
    o yüzü
    belki de, orada, acele
    karar verdiniz
    bir anneniz olsun isterdiniz böyle
    ve belki de sarılıp öpmek isterdiniz onu
    her neyse...
    4 ...
  8. 205.
  9. kendi sesinden gökanlam üç..

    2 ...
  10. 206.
  11. RUHi BEY

    O kadar bekledim ki, geliyorum
    Ölümümü bekledim, geliyorum
    Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
    Bekledim geliyorum.

    Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
    Ölümü gömdüm, geliyorum
    Bir sonbahar günüydü, geliyorum
    Güneşler buz gibiydi, geliyorum
    Ve bütün kötülükler
    Ölümün armaları gibiydi
    Size anlatırım, geliyorum.

    Hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
    Havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
    Limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
    Aynalarda kendini seven Ruhi Beyi - siz bilmezsiniz -
    Ve bildiğiniz Ruhi Beyi -ya da pek bilmediğiniz -
    Gömdüm ben, geliyorum.
    2 ...
  12. 207.
  13. "durduğum bir gündü diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
    bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde."
    1 ...
  14. 208.
  15. kalbimin hızlı çarpmasına neden olan bir adam, şiir ustası...
    2 ...
  16. 209.
  17. ey zaman aralıkları, zaman aralıkları! bilmem ki ne isterdiniz bir gidiş-dönüş biletine.
    2 ...
  18. 210.
  19. beyin kanamasından hayatını kaybetmiş değerli yazarlarımızdan.
    0 ...
  20. 211.
  21. coğrafyanın en büyük şairlerinden.

    "senin için nedir edip cansever şiiri?" deseler şöyle tanımlardım onun şiirini:

    günün herhangi bir anında zihnimde beliren onlarca ufak tefek, gerekli gereksiz, lüzumlu lüzumsuz şeyin çevrelediği "asıl umurumda olan"ı, birisinin gelip, herkesin duyamayacağı bir ses tonuyla ve herkesin anlamayacağı bir dille kulağıma fısıldamasıdır.

    ikinci yeni'yi tanımlamaya çalışmak zaten başlı başına bir çelişki fakat kimsenin çözemediği bir büyüsü var edip cansever şiirinin. örneğin hayatında hiç şiir okumamış birisi, mendilimde kan sesleri'ni okumaya başlasın; bir çırpıda bitirecek ve devamı var mı diye etrafına bakınacaktır. ya da o mavilik derdişiirini okusun; bir virgül koyması istensin son satıra, gözleri kısılacaktır. deneyin, görün.

    masa da masaymış ha; http://www.youtube.com/wa...NU6QE&feature=related
    1 ...
  22. 212.
  23. kirli ağustos
    --spoiler--
    o da var olanın ağır ağır yokluğu
    şurda bir gündüz kımıldamakta
    dağılmanın beyaz organı: tuz birikintileri
    gibi bir gündüz
    kalın kabuklarını kaldırır doğa.

    düşer bir balıkçının tersi olan şey
    kirli ağustos! beni ordan oraya götüren eşya
    aklımda üç beş otel ya kalır
    ya kalmaz üç beş otel aklımda
    o da değil bir otelin kendisi
    yalnızlığın kahverengi organı: düş birikintisi
    bir de kahverengi alevlerden yapılma.

    başka değil, yokluğu görmek için
    kirli ağustos! gözkapaklarımı da yaktım sonunda.
    --spoiler--

    dizelerindeki anlaşılmazlık ile daha bir anlam kazanan mükemmel şair.
    2 ...
  24. 213.
  25. Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri

    mısralarının sahibi olan yazardır.
    1 ...
  26. 214.
  27. şimdi bu akşamüstlerini niye sevmiyorum
    ne bileyim ben neden
    üstelik bir sap menekşe iliştirmiş ağzına
    gidip geliyor durmadan
    sabahla akşam arasında
    deniz ötemde
    deniz içimde
    hayır hiç yadırgamıyorum yokluğunu
    sarılıp gövdesine sımsıkı
    bir kadın kendini doğurabilir isterse.
    0 ...
  28. 215.
  29. ''şimdi hiçbir şey anlatılmasın/artık hiçbir şey anlatılmasın''
    0 ...
  30. 216.
  31. daha dün gibi hatırlarım şiirleriyle tanıştığım anı.
    o gün bugündür ararım "ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk" dediğimde "o nedensiz mutluluk olsa da olur olmasa da" diyecek insanı.

    ölü bir deniz yıldızı

    ey sonbahar! ey düşsel yolculuk!
    seni dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
    duydum ki benim değildi artık,
    doğanın kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.

    de bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu
    o fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren
    gittiydi geldiği yere, uzaklığına
    döner mi bir daha dönmez mi bilmem
    yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları
    ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı
    bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen
    bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.

    parlar ki şimdi ara sıra geceleri
    diplerde, derinlerde, yalnızlığımda
    ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk
    o nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.
    2 ...
  32. 217.
  33. "kalbim, sersemliğim benim."

    ne güzel tercümandır üstad; yaramıza, özlemlerimize ve sustuğumuz bütün mutluluklarımıza. okurken kitabı bir yerinde kapatıp, dizelerden hikayeler kurgularken hep gerçek hikayeyi merak ederiz. benziyordur mutlak bizimkilere.

    "biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
    oysa ki seninle güzel olmak var
    örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
    bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
    midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor."
    2 ...
  34. 218.
  35. şiirinde, daha çok, evli bir erkeğin törelerle çatışan ya da engellerle karşılaşan yasak aşkını anlatır. sözgelimi; infilak şiirinde, bir sevinin, ayrılıkla sonuçlanmış acı serüvenini dile getirir.

    "istesek sevişirdik, ama olmadı
    Biz değil yaşayan acılardır.

    Gitsem de her yerde biraz vardır
    Hatırda zamansız bir plak
    Bir otel kapısı, biraz istasyon
    Vardır o seninle birlikte olmak
    Buluşur çok uzaktan ellerimiz
    Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."

    cansever'e göre aşk, bitirim acılarda dayanıklı kalabilmektir. aşk insan için bir sığınak olduğu gibi, dünyaya açılan bir kapıdır aynı zamanda. varlıkları birleştiren bir bağ olarak görmüştür aşkı.

    "binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği
    aşk, o benim en güzel hayvanımdır
    en yeşil ormanların en yeşil mantığında
    duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının
    ya da bir akşamüstü lokantası gibi
    çöküp de köylülerin yorgun argın
    aşk
    çok belli bir dudakta iki kişi olmanın"
    1 ...
  36. 219.
  37. kaç kişiydik, şimdi pek hatırlamıyorum
    bir pazartesiyi uzun uzun konuştuk
    yüz librelik bir denizi oracıkta tükettik
    gözleri kör bir balık yanımızdan geçti
    bir kızkuşu omuzlarımızın üstünden
    öyle bir vakitti ki, bir menekşe bize indi
    akşama benzeyen bir akşam yaptı
    söylendi gitti
    5 ...
  38. 220.
  39. (bkz: seni günlere böldüm)

    bu aralar, özellikle bu şiiriyle hayatımı güzelleştiren büyük şair.
    0 ...
  40. 221.
  41. ''güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak
    bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir
    birazdan akşam olacak sevgilim
    bütün heybetiyle akşam olacak
    sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda
    bilmiyorum kime sevgilim dediğimi
    bildiğim bir şey varsa
    o kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi
    unutup birden zamanı ve yeri
    onunla bir günü kutluyorum coşarak
    onunla bir günü kutluyoruz sanki.''
    3 ...
  42. 222.
  43. içinden doğru sevdim seni
    bakışlarından doğru sevdim de
    ağzındaki ıslaklığın buğusundan
    sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
    beni sevdiğin gibi sevdim seni
    kar bırakılmış karanlığından.
    yerleştir bu sevdayı her yerine
    yüzünde ter olan su damlacıklarının
    kaynağına yerleştir...
    ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
    tanımadığın bir ülke gibi
    içinde yaşamadığın bir zaman gibi
    tam kendisi gibi mutluluğun
    beni bekliyorsun
    ve onu bekliyorsun beni beklerken.
    1 ...
  44. 223.
  45. Sesli harfler başlıklı şiirini severim...

    sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
    burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
    inanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
    ağzım da, ellerim de dünyaya göre
    günüm aydınlıkla biter.

    tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
    gün günden sevdaya benzer
    bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
    bir ekmek koparılsam işte o sıra
    benzer mi benzer sevdaya
    bir duruşum var çevresi gözlerinden.

    sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
    uyanık, duygulu, her günkü yanımda
    bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
    kendimi görmeye parklara gidiyorum
    kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.

    kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
    ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
    aşka, dövüşe, maviye yetmek için
    biriyim, cesurum, var mısın ellerime
    bir başka sabaha kadar içelim.
    0 ...
  46. 224.
  47. "ah nasıl noel çanları da çalmakta dışarda
    titrek kış ikindisinde ve yalnızlıklarda"

    nice yılların olsun a usta;
    bir de: ah güzel votka!
    2 ...
  48. 225.
  49. "Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
    ıslanırım ıslanırım anlamam
    Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
    Sahi bir yağmurun güzel olması
    Yağarken kendine severek bakmasından."
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük