edip cansever

entry920 galeri57 video7
    126.
  1. ''sürekli yazan ve yayınlayan'' unvanını hakkıyla yerine getiren ikinci yeni şairi.

    bir süre bakışıyoruz karşılıklı
    ben uykudan uyanır uyanmaz
    benimle şiir gibidir bu
    tam karşımda ama yazılmamış
    durmadan bileniyor aklımda.
    0 ...
  2. 127.
  3. gözlerimi doldurmayı başaran tek şair. aşkla okunur şiirleri, aşktan öte bir duyguyla ve çıta öyle bir yükseltilir ki böylece, aşık olamazsınız. en sevdiğim bile diyemiyorum, şiirlerini ayıramıyorum. aşkla okuduğum şiirlerinden biri de şu:

    o mavilik derdi

    beni uykudan uyandırır uyandırmaz
    dünyanın bütün huyları yüzünde
    ben bunlardan birini seviyorum en çok
    sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa
    tutsam tanelerini
    sevincin gözyaşları derdim buna.

    bir süre bakışıyoruz karşılıklı
    ben uykudan uyanır uyanmaz
    benimle şiir gibidir bu
    tam karşımda ama yazılmamış
    durmadan bileniyor aklımda.

    seni unutarak baktığımda bile
    dünyanın her yerlerinden geçiyorsun
    yayılıyorsun kalabalıklara
    yalnız yayılmak mı
    aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.

    özlenirsin, alabildiğine varsın da
    daha da var oluyorsun gün günden
    olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
    bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
    bir kuş olsa mavilik derdi buna.
    2 ...
  4. 128.
  5. 'büyüdür ölüm, külrengi harcıdır sonsuzluğun.'

    ısrarla kulağıma dizelerini fısıldayan şair. tutkum.
    1 ...
  6. 129.
  7. dandik türk şairlerinden sadece biri.
    yazdığı şiirler ilkokullarda müsamerede oynayan çocukların yazdığı/okuduğu şiirler gibidir.
    en fazla ismail yk kadar iyi sözler yazabilir.
    0 ...
  8. 130.
  9. "gitsem de her yerde biraz vardır
    hatırda zamansız bir plak
    bir otel kapısı, biraz istasyon.."

    dizeleriyle gönlümüze taht kurmuş, türk şairlerinin belki de en başarılısı.
    yazdığı sözler inanılmaz denecek kadar harikadır.
    0 ...
  10. 131.
  11. ''siz yok mu, sizin her yeriniz şaşırıp kalmaya istekli
    bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim''
    2 ...
  12. 132.
  13. 'hangi dili öğreniyordum? Mutluluk
    iki tek ağustosu çarpıştıran
    sızdıran kanını bu yaz gününe
    yaşayan bir mutluluk? ve işte
    kaç yerinden kesilmiş ki ellerim
    bekletip durdu da acısını bunca yıl
    şimdi bir gülümseme gibi sindi yüzüme.' *
    1 ...
  14. 133.
  15. yıkıntılardan geçtim, eski mezarlardan
    şimdi artık bir anımsamada yeri olmayan
    arı kümeleri taşların arasında
    `ve yukarıda kuşlar yanmış kağıt parçaları gibi
    uçuşuyordu da `
    ağır ağır yanıyordu da şehir
    yanmayan kadınlar gördüm
    nasıl görünürse dünya gözyaşının altından
    tam öyle, dönüp duruyorlardı bu cehennem oyununda
    ve büyümeyen adamlar gördüm, hiç şaşırmadım.
    konuşuyorlardı sırayla, ilgisiz
    ağaçlara asılmışlardı bir yandan da
    bir kapı kirişine asılmışlardı ve ufka
    ölüm müydü konuştukları? ölümdü anlaşılan
    silince bir aynayı çıkıveren karşılarına
    bir ölümdü ki, işte bir muska asılı dururdu duvarda
    bir büyü gösterilirdi
    bir kuyu sezdirilirdi
    hiç yoktan bir zincir boşalırdı avluda.

    akşam geri verince bana gözlerimi
    şehir de kayboldu, denizin durgunluğu da
    bir anka kuşu yeniden karıyorken küllerini
    bir kaya oyuğu kendini alıştırıyorken boşluğa
    dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
    ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
    bir gülümseme gibi bulacağım kendimi.
    1 ...
  16. 134.
  17. edip'i anlatmak zordur.onunla şiirlerinde dost olursun.okudukça pekişir bu dostluk,aranızda sessizce ve usulsa derinleşir.onu tanımak da,anlamak da,şiirlerine dokunmak da özveri gerektirir.edip tragedyalar,ben ruhi bey nasılım,yerçekimli karanfil,çağırılmayan yakup ve niceleriyle insanı içinden o söylenmeyen sözlerin olduğu yerden vurur.
    1 ...
  18. 135.
  19. '' görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    sana değiniyorum,sana ısınıyorum, bu o değil
    bak ,nasıl beyaza keser gibi yedi renk
    birleşiyoruz sessizce. ''
    0 ...
  20. 136.
  21. "tanrısıyla sevişir, herkes bilir sevişmeyi o kadar".
    1 ...
  22. 137.
  23. küçük iskender'in bir anısı vardır kendisiyle ilgili, titreyerek boşaltır. anlatmayacağım.

    diyor ya orhan veli;

    -ismini söylemem, edebiyat tarihçisi araştırsın.
    0 ...
  24. 138.
  25. güzelim bir mendil niye kanar; diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?
    2 ...
  26. 139.
  27. şiirler yazdım, kitaplar okudum. elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum. derinlerde kaldım böyle bir zaman. kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan. ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları; söyleşin benimle biraz, bir kere gelmiş bulundum.
    1 ...
  28. 140.
  29. Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar

    Mendilimde kan sesleri.

    diyerek beni uykusuz bırakmış güzel bir şairdir kendileri..
    1 ...
  30. 141.
  31. ...
    Anlıyorum
    Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
    Yalnızca bunun için uzun
    Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da
    Örneğin
    Bir sevgiyi yontup onarmak için
    Döğüşmek de sevgidir
    Ve benim bildiğim kadarıyla
    Her şeydir bir insan, her şeydir
    Yalandır kısalığı yaşamın
    Ve özellikle insan dediğimiz şey
    inançli bir insan soyunun parçasıysa.
    ...
    1 ...
  32. 142.
  33. 143.
  34. Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
    Oysaki seninle güzel olmak var
    Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
    Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
    Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

    Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
    Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
    O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
    Derken karanfil elden ele.

    Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
    Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
    Birleşiyoruz sessizce.
    4 ...
  35. 144.
  36. Ne kadar da çok severmişiz birbirimizi
    Sahi ne kadar da çok severmişiz
    Yıllarca, yüzyıllarca öpüştük
    Sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk
    istersen bu gece burada kal ,dedik
    Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık
    Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik
    iyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık
    Ortada
    Her zamanki gibi bir karanfil kaldı...
    2 ...
  37. 145.
  38. rengini dünyaya sunan
    adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
    sevgilim
    bana sen şairsin dediğin zaman.

    yalnız sana yazıyorum bu şiiri
    istersen bir şiir gibi okuma
    çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
    soğuklar başlayınca havalanıp
    millerce yol katettikten sonra
    güneyi tadan bir kuşun sevinciyle

    ve yazmış olacağım bir de
    her dönemde her çağda
    sevdanın kendine özgü diliyle.
    (bkz: adsız bir çicek.)
    0 ...
  39. 146.
  40. saatlerimize bakıyoruz hiç yoktan
    çok uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak...
    2 ...
  41. 147.
  42. '' bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar. ''
    2 ...
  43. 148.
  44. "huzursuzluklar içinde
    huzur arar
    gibi görünüp
    hüzün besleyen
    yabancı..."
    2 ...
  45. 149.
  46. "hepimiz tanrı kaldık, kimse mutluyum demesin."
    1 ...
  47. 150.
  48. "gökyüzü gibi şu çocukluk
    hiçbir yere gitmiyor"
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük