edgar allan poe

entry266 galeri29 video3
    51.
  1. tim burton'ın 6 dakkalık kısa filminin hayalperest çocuğu vincent'ın en sevdiği şairmiş.
    3 ...
  2. 52.
  3. 53.
  4. eserlerine bayıldığım insan.
    canım edgar' ım benim... sen ve hikayelerin olmadan eksik bu dünya. aradığım o saf melankoli senin eserlerinde, senin şiirlerinde...
    bir zamanlar, yanıbaşlarındayken anlamadılar değerini ama biz 2000 lerden çağırıyoruz seni!
    3 ...
  5. 54.
  6. "Ne kadar içler acısı bir trajedidir Edgar Allan Poe'nun yaşamı!" diye haykırıyor Charles Baudelaire ve sürdürüyor: "Onun ölümü, başarısızlığı yüzünden ürkütücülüğü artmış korkunç bir sondur!
    3 ...
  7. 55.
  8. ısrafel adlı şiirinde israfil meleğinden bahseder. onun sur'u üflemesinden ve çıkardğı muhteşem melodiden bahseder. bu melodi başka hiçbir şeye benzemez, muhteşemdir, herkesi büyüler adeta ve şair kendisini ısrafelle özleştirir, herkesin onu dinlesini ister. diğer şairlere atıfta bulunarak kensisinin üstün olduğunu savunur
    2 ...
  9. 54.
  10. 55.
  11. polisiye romanın kurucusu olarak anılır.
    2 ...
  12. 55.
  13. ANNABEL LEE

    Seneler,seneler evveldi;
    Bir deniz ülkesinde
    Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
    ismi Annabel Lee;
    Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
    Sevmekden başka beni.

    O çocuk ben çocuk,memleketimiz
    O deniz ülkesiydi,
    Sevdalı değil karasevdalıydık
    Ben ve Annabel Lee;
    Göklerde uçan melekler bile
    Kıskanırdı bizi.

    Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
    O deniz ülkesinde,
    Üşüdü rüzgarından bir bulutun
    Güzelim Annabel Lee;
    Götürdüler el üstünde
    Koyup gittiler beni,
    Mezarı ordadır şimdi,
    O deniz ülkesinde.

    Biz daha bahtiyardık meleklerden
    Onlar kıskandı bizi,
    Evet! bu yüzden (şahidimdir herkes
    Ve o deniz ülkesi)
    Bir gece bulutun rüzgarından
    Üşüdü gitti Annabel Lee.

    Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
    Yaşça başca ileri
    Geçemezlerdi bizi;
    Ne yedi kat gökdeki melekler,
    Ne deniz dibi cinleri,
    Hiçbiri ayıramaz beni senden
    Güzelim Annabel Lee.

    Ay gelip ışır hayalin eşirir
    Güzelim Annabel Lee;
    Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
    Güzelim Annabel Lee;
    Orda gecelerim,uzanır beklerim
    Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
    O azgın sahildeki,
    Yattığın yerde seni .

    Edgar Allan POE
    3 ...
  14. 56.
  15. insana rahatsızlık veren hikayeler yazabilen üstat. tabi güzel olan hikayenin sizi rahatsız etmesinden çok bi hikayenin sizi rahatsız edebilmesi. bunun sebebi (en azından benim için) en hasta ruhlu, cani karakterlerinde bile kendinizden bir yan bulabilmeniz ve bu ortak yan adamın (veya kadının) her sabah dişlerini fırçalaması değil. verdiği kararlarda ya da bakış açısında da tanıdık birşeyler hissedebiliyorsunuz.

    edit: imla falan
    2 ...
  16. 57.
  17. allan ismi genellikle allen olarak yanlış yazılır. facebook'ta dahi en çok üyesi bulunan edgar allan poe grubu'nun ismi yanlış yazılmıştır. iletişimde bulundu efenim bendeniz, fakat grup başkasından devralındığı için bu hataya düşülmüş. neyse son sözü poe'ya bırakıyoruz.
    (bkz: the conqueror worm)
    2 ...
  18. 58.
  19. gotizm'in babası olarak bilinir.
    1 ...
  20. 59.
  21. yazdığı romanlarda bolca gotik, korku ve gerilim elementleri görülür. yazdıklarında kendi yaşamından da yansımalar vardır. kendisinin ölü sevici olduğunu göz önüne alırsak bunu çok daha net olarak görebiliriz. yapıtları çok kaliteli değildir fakat korku öğesini konu alarak yazan ilk yazarlardan olduğu için kendisinin dünya edebiyatında önemli bir yeri vardır.
    1 ...
  22. 60.
  23. üstadın bütün hikayelerini içeren yaklaşık 1000 sayfalık toplama kitabı bu aralar indirimde. bu sefer fırsatı kaçırmamak gerek. kuyu ve sarkaç senin, morg sokağı cinayetleri benim kayboluruz ne güzel. bir ondan bir bundan... bir ondan bir bundan...
    2 ...
  24. 61.
  25. 62.
  26. LiMAN KIRINTILARI

    Bahamalı martılar beni çağırdı
    bir ikinci bahar gecesi.
    Yalan söyledim
    yırtık blucinli tayfalara
    Seni sevmediğimi söyledim.
    Oysa rıhtımlar
    en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu
    Midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı;
    Hastaydım
    kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma
    Seni unutmak gerekiyordu...

    Bahamalı martılar beni çağırdı
    bir ikinci bahar gecesi.
    iskele fenerlerinin altında oturup
    seni bekledim sevgilim
    Ellerim ıslaktı, gözlerim ıslaktı.
    Gelip caydırabilirdin beni gitmekten
    Oturup sigara içer, anlaşabilirdik...
    Sana tapacağım yalan değildi
    benim olursan
    Seni seviyordum, seni istiyordum...
    Bahamalı martılar beni çağırdı
    bir ikinci bahar gecesi.
    Filler gibi içtim liman meyhanelerinde;
    seni unutmak için içtim...
    Senin sokağında geceler yıldızsızdı
    senin sokağında gece yağmur yağıyordu
    Ben zayıftım, çabuk ıslanıyordum
    Bana sevmek yaramıyordu,
    ben sevilemiyordum...
    Bahamalı martılar beni çağırdı
    bir ikinci bahar gecesi.
    Sana bırakacağım bu kentin
    üç semtinde üç damla gözyaşı döktüm
    Birincisi seni ilk gördüğüm yerdi
    ikincisi seni ilk öptüğüm yerdi
    Üçüncüsü... söylemeye dilim varmıyor,
    üçüncüsü bana git dediğin yerdi
    işte bu mısraları orda karalıyorum;
    işte demir aldı şilebimiz
    Gidiyor, gidiyor, gidiyorum...
    19 ...
  27. 63.
  28. hayatı ölümlerle geçmiş ve bu onda derin etkiler bırakmıştır...kuşkusuz bunun yansımalrını görmekteyiz şiirlerinde.yalnızlığın haz alındığı dizeler dahice kurgular...GÖL şiiri:

    Bu yaban dünyada bir köşe vardı.
    Gençliğimizin baharında gittiğim,
    Kara kayalarla sarılmış ve
    Yüksek çamların kuleleriyle çevrilmiş-
    Öylesine güzeldi ki yalnızlığı
    Vahşi bir gölün, onu daha az sevemezdim.

    Ama kara kefenini serdiğin gece üzerine
    Her şeye serdiğin gibi,
    Ve gizemli rüzgar
    Ahenkle mırıldanarak gittiğinde,
    O zaman- ah o zaman- uyanırdım.
    Issız göl dehşetine.

    Ama korku değildi
    insanı titreten bir zevkti bu dehşet-
    Öyle bir duygu ki ne madenler, mücevherler
    Ne de- hatta senin aşkın
    Kandırabilirdi anlatmaya beni
    O zehirli dalgadaydı ölüm
    Bir mezarlık çukurumda-
    Yalnız imgelemi böyle teselli bulan,
    Kimsesiz ruhu bu karanlık gölden
    Bir Adeb yaratan, O´nun için.
    3 ...
  29. 64.
  30. amerikalı şair yazar anabel lee şiiriyle kendisini tanıdım, üstün bir ifade gücü olduğu diğer şiirlerinde ve yazılarında farkettikten sonra herkese onu okumalarını önerdim.
    2 ...
  31. 65.
  32. Bir zamanlar kasvetli bir geceyarısı, unutulmuş eski bilgilerin,
    Tuhaf ve antika ciltleri üzerine düşünüyordum,
    Yorgun ve sıkıntılı-
    Uyumak üzereydim, neredeyse başım düşüyordu ki,
    Bir tıkırtı geldi birden, sanki kibarca
    Oda kapımı çalan-çalan birisi gibi.
    "Odamın kapısını tıklatan" diye söyledim "bir konuk-
    Başka bir şey değil yalnız bu."

    Ah, iyice anımsıyorum ki o hazin Aralıktı;
    Ve zemine vuruyordu sönen her bir közün yansısı.
    Sabahı istiyorum şevkle;-Boş yere
    Aramıştım
    Ödünç bir avuntu kederden-
    Yitik Lenore'un kederinden-
    O eşsiz ve pırıl pırıl kızın, meleklerin Lerone
    Diye andığı- Buralarda anılmayacak artık adı.

    Ve mor perdelerin belli belirsiz, hüzünlü, ipeksi
    Hışırtısı
    Önceden hiç duyulmamış tuhaf korkularla dolduruyor-
    Tir tir titretiyordu beni;
    Öyle ki, çarpıntımı bastırmak için tekrarladım,
    "Oda kapımdan girme izni isteyen bir konuk bu-
    Oda kapımdan girme izni isteyen
    Geç bir konuk;-
    Başka bir şey değil, budur bu"

    O sıra Cesaretimi toparlayıp; daha fazla
    Oyanlanmadan
    "Sir" dedim. Ya da "madam, affınızı dilerim
    Ama
    Gerçek şu ki dalıyordum ve siz öylesine yumuşak
    Bir tıkıtıyla geldiniz
    Ve öylesine hafifçe tıklattınız- tıklattınız
    Oda kapımı ki,
    Duyduğumdan pek emin değilim sizi"- diyerek kapıyı
    Açtım burada;- Karanlıktan başka hiç bir şey yoktu orada.

    Orada durdum, korku ve merakla karanlığın içinde
    Baktım uzun süre,
    Kuşkuyla, kurarak hiçbir ölümlünün cüret edemediği
    Hayalleri;
    Ama sükunet bozulmadı ve sessizlik ipucu
    Vermedi,
    Ve fısıltıyla söylenen tek söz orada
    "Lenore?"
    Buydu fısıldadığım, mırıltılı bir yankıyla geri gelen
    O söz "Lenore"
    Başka bir şey değil yalnız bu.

    Odama dönerken alev alev yanarak
    Ruhum,
    Aynı tıkırtıyı işilttim yine ilkinden biraz daha
    Kuvvetlice.
    "Kesinlikle" dedim, " kesinlikle bir şey var penceremin
    Kafesinde;
    Öyleyse neymiş bakalım ve bu esrarı
    Çözelim;- Rüzgardır, başka bir şey değil bu"

    Açıverince kepengi, eksi devirden kalma
    Azametli bir kuzgun, Kanat çırpıp sallanarak adım attı
    içeriye;
    Ne bir selam verdi ne de bir an durdu ya da
    Oturdu;
    Ama bir Lady'nin ya da Lord'un edasıyla
    Tünedi kapımın üstüne-
    Oda kapımın üstüne bir Pallas büstüne kondu-
    Konup oturdu, hepsi bu.

    Derken ciddi ve haşin suratıyla bu abonoz kuş,
    Kederimi gölümsemeye dönüştürdü,
    "Sorhucun kırkılmışsa da hiç kuşkusuz" dedim
    "Korkak değilsin sen,
    Gecenin kıyısından gelen
    Suratsız, yaşlı kuzgun-
    Gecenin Plutonian kıyısındaki saygı değer adın nedir,
    Söyle bana"

    Kuzgun dedi ki "birdahasla"...

    Edgar Allan Poe'nin Bütün şiirlerinin bulunduğu kitaptan; Çevirmenliğini: Oğuz Cebeci'nin yaptığı "Kuzgun" adlı muhteşem şiirinden kısaltılmıştır.
    1 ...
  33. 66.
  34. şiirlerine, hikayelerine, karakterlerine, hayalgücüne taptığım, okumaya doyamadığım tek insan.
    2 ...
  35. 67.
  36. beatles'ın sgt. pepper's lonely hearts club band albümünün kapağında görünce yarılmama sebep olan şahsiyet.
    harika bir duruşu vardır, sir arthur conan doyle'la pişti oynarken agatha christie kendilerine seyirci dahi olamaz.

    sizin için üşenmedim, işaretleyip upload ettim.
    buyrun: https://galeri.uludagsozluk.com/r/34346/+

    aynı kapakta daha birçok tarihi karaktere rastlayabilirsiniz.
    2 ...
  37. 68.
  38. sözlük girişinde, "farkınız nedir?" sorusuna cevap olarak, "içime ruhu girdi efenim durduramıyorum" şeklinde iddalarda bulunup yönetimi etkilemeye çalıştığım amerikalı kısa öykü yazarı, şair.

    (bkz: yaptım evet niye diye sor sevdiğimden) *
    0 ...
  39. 69.
  40. paul valéry, şöyle diyor edgar allan poe için: "poe, yeni şiirin zamanın gidişine uyması gerektiğini anlıyordu. insan gücünün belirli yollara ayrılmasını isteyen bir devirde şiir artık kendi öz konusunu bulabilecek, ortaya saf haliyle çıkabilecekti. şiir hazzının şartlarını aramakla, şiirin ne olmadığını göstermekle poe, yeni bir çığır açıyor, bir nevi matematikle bir nevi mistjği birleştiren parlak ve kesin bir doktrin atıyordu ortaya".
    2 ...
  41. 70.
  42. iyi yazıyodu ama çok tipsizdi.
    edit: evet tipsizdi.
    1 ...
  43. 71.
  44. 72.
© 2025 uludağ sözlük