yazıdan önce milletler üzerinde derin etkiler bırakan olayların duygu ile yoğrularak dile getirilişi, yazıdan sonra kalıcı bir hale gelen edebiyat;ulusallaşmış ve ulusallaşmamış tüm halkların öznel ve evrensel birikimidir.
edebiyatı, benlik ve bellek kuşatmalarındaki gedik olduğu için sevdim.yolların kendine döndüğü dönemeçlerde, buralardan öteye yollar açtığı için...edebiyatçılığın kendisi başlı başına bir kuşatmaya dönüştüğü takdirde benzer gedikler açmaktan yanayım yazarlık çemberinde...
Özellikle 90 sonrası başlayan edebiyat yağmalama, dergi çıkartma, şiir analizi yapma, edebi metinlerde niyet, düşünce ve estetik arama yerine boşluk ve kibir büyütmenin en temel aktörü olan genç kuşaklar maalesef “edebiyatı sigaralarıyla tüttürecekleri modern tüketim malzemesine dönüştürmüştür. edebiyat bu açıdan bakıldığında günümüzün en fazla tüketilen alanıdır. http://www.haberkultur.ne...ptal_kutusu_degildir.html
okullarda gösterilen dersle edebiyatın, edebiyat yapmanın, edebiyatın özüne inmenin hiçbir ilgisi olmadığını düşündüğüm bu nedenle de bütün lise hayatım boyunca nefret ettiğim derstir. Aslında edebiyat sözcükleri kalemle okşamaktır ve sınavdan önce dönemleri ve yazarların kitaplarını izlemek asla ama asla değildir.
duyguları, düşünceleri en iyi anlatmanın yollarındandır. "en iyisi" değildir tabii, çünkü bazı şeyler sözlerle değil, ancak gözlerle anlatılabilir. insanın içini döküp rahatlamasını, bunun yanında başkalarının da bu içten dökülenleri okumasını sağlayan araçtır. sevilesidir, anlatamayacağı, kavratamayacağı hiçbir şey yoktur. aslında onu ilginç yapan, kesin kurallarının olmamasıdır. çok klasik bir örnek olacak ama, 2x2=4'tür ya, işte edebiyatın kesin doğruları yoktur, edebiyat özneldir. her yazarın, her kişinin edebiyat görüşü farklı farklıdır.
ayrıca lisede hocasına göre çok sıkıcı veya çok eğlenceli olabilen bir derstir. eğer hocanız dersi tekdüze anlatan, hep kendisi konuşup sonra da size, "niye kimse konuşmuyor?" diye soran bir hocanın eline düştüyseniz, vay halinize... böyle hocalar, edebiyata gönül veren öğrencileri bile soğutabilir. tabi sadece dersinden, yoksa edebiyat yine edebiyattır.
bencil bir sanat dalıdır. kıl payı kurtarır sanatlığını. yoksa, bencil bir sanat dalı olamaz. mesela müzik, mesela resim. adam çalıyor, çiziyor.. istersen beğen, istersen beğenme diyor. umrumda değil. ama edebiyat öyle mi, ya da eleştirenler ve eleştirmenlerin arkasına saklanan yazarlar, şairler mi diyelim ? ben edebiyatı seviyorum, bencilliğini sevmiyorum sadece. edebiyat bu. istersen sev istersen sevme demiyor. seveceksin diyor. sen nereden çıkarıyorsan bunu dersen bir bak etrafına ne bileyim incele şöyle, birey gözüyle bak şu 3 dala. edebiyat, resim, müzik... hadi bakalım. pm de atma.
insanların genellikle sıkıcı bulduğu sanat dalıdır.
sıkıcı bulma sebepleri ise insanların sıkıcı anlatmasıdır.
edebiyat sadece düşünmek zannedilir.
kitab okumak edebiyatın parçasıdır. ama ülkemizde kitab okumak entellik olarak kabul edilir. ve ülkemiz gelişemez.
şiir ne güzel bir şeydir insanların duygusunu anlatır. ama onu şaçma buluruz. yada erkekler iki üç kız ayartmak için şiir ezberler.
edebiyat en iyi sanat dalıdır. ve en eğlencelisidir. ülkemizde kesinlikle daha fazla olmalıdır.
tekrar tekrar silip düzenlediğim ne yazacağım dediğim benim için hayatımın bir parçası olan bir dal.
geçmişten başlayarak insanlarımız edebiyata büyük önem vererek, onu geliştirerek bu zamana kadar çağdaşlaştırmış,çaba göstermiş edebiyatın yaşamasını bilakis sağlamışlardır. 21. yüzyıl edebiyatına baktığımızda eskiyi göremiyoruz. nedeni aslında bizleriz. kocaman türk edebiyatını daraltan, ufaltan, onun yok olmasını sağlayan bizleriz. yabancı yazarların daha çok okunması, türk edebiyatına ilgisizlik, gençlerin popüler kültür arasında kaybolması, kah demet akalın kah hande yener kah serdar ortaç gibi saçma salak şarkı sözleri yazan ünsüzlerimizi dinlemek, türk sanat türk halk müziğine aşina olmamak vs vs... gibi durumlar edebiyata mehili azaltıyor. pek üzücüdür edebiyat için pek yıkıcıdır.
ne yazık ki artık kimselerin ilgisini çekmeyen sanat türü. benimse aşık olduğum vurgunu olduğum sanat. şimdilerde kaldı mı orası bilinmez ama ben yine de ısrarla aramayı sürdürüyorum sayfaların arasında. lisedeyken de edebiyatım hep iyiydi. severek yazardım o kompozisyonları. edebiyat özünde yalan söylemektir. hayat ta yalan olduğunda güzeldir.
okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum saglamak amacıyla yazılmış. yada böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleri ile bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. edebiyat bir anlatım biçimidir. düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarakta tanımlana bilir.