edebiyat cephesi

entry45 galeri2
    1.
  1. attila ilhan'ın en özel şiirlerinden olan, ''ben sana mecburum'' kendi sesinden...
    https://www.youtube.com/watch?v=6Yr0rOfy7Sw
    1 ...
  2. 2.
  3. 'yaşamak' bir perde gibi kalkıyor aramızdan
    zamansız mekansız bir tünel başındayız şimdi
    o mavi gözleri görmüş olmalıyım
    bir ikindi vakti kaskatı ellerimin altında.

    cahit zarifoğlu
    0 ...
  4. 3.
  5. kardır yağan üstümüze geceden,
    yağmurlu, karanllık bir düşünceden,
    ormanın uğultusuyla birlikte
    ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
    kar yağıyor üstümüze inceden

    sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
    unutulmuş güzel şarkılar için
    bu kar gecesinde uzaktan, yoldan
    rüzgâr gibi tâ eski anadolu’dan
    sesin nerde kaldı? kar içindesin!

    (...)

    ahmet muhip dıranas
    1 ...
  6. 4.
  7. sözde senden kaçıyorum
    dolu dizgin atlarla
    bazen sessiz sevdasın
    ipekten kanatlarla.

    ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
    karşıma çıkıyorsun
    en serin imbatlarda
    adını yazıyorum
    bulduğun fırsatlarla
    yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
    başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
    sözde senden kaçıyorum
    dolu dizgin atlarla.

    ne olur bir gün beni
    kapından olsun dinle
    öldür bendeki beni
    sonra dirilt kendinle
    çarpsam kara sevdayı
    en azından yüzbinle
    nasıl bağlandığımı
    anlarsın kemendinle.

    kaç defa çıkıp gittim
    buralardan yeminle
    ama her defasında
    geri döndüm seninle
    hangi düğüm çözülür
    nazla, sitemle, kinle
    ne olur bir gün beni
    kapından olsun dinle.

    şaşırdım kaldım işte
    bilmem ki nemsin
    bazen kız kardeşimsin
    bazen öp öz annemsin
    sultanımsın susunca
    konuşunca kölemsin
    eksilmeyen çilemsin
    orada ufuk çizgim
    burda yanım yöremsin
    beni ruh gibi saran
    sonsuzluk dairemsin.

    çaresizim çaremsin
    şaşırdım kaldım işte
    bilmem ki nemsin.

    yavuz bülent bakiler
    0 ...
  8. 5.
  9. Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?

    sabahattin ali - içimizdeki şeytan
    1 ...
  10. 6.
  11. bedava yaşıyoruz, bedava;
    hava bedava, bulut bedava;
    dere tepe bedava;
    yağmur çamur bedava;
    otomobillerin dışı,
    sinemaların kapısı,
    camekanlar bedava;
    peynir ekmek değil ama
    acı su bedava;
    kelle fiyatına hürriyet,
    esirlik bedava;
    bedava yaşıyoruz, bedava.

    orhan veli kanık
    0 ...
  12. 7.
  13. altını çizdiğim bir kitabı birine verirken çekinirim.
    sanki yaralarımı teslim ediyormuş gibi,
    sanki "bak benim buralarım çok ağrıyor" der gibi.

    turgut uyar - göğe bakma durağı
    1 ...
  14. 8.
  15. sevgi nasıl bulaşıcıysa, nefret de öyle bulaşıcı..nasıl bakıyorsa insan dünyaya, öyle görüyor, ne görüyorsa...
    kararmışsa gönlü insanın, nereye baksa, orada kararmış gönüller görüyor...

    cezmi ersöz - yine seninle geldi hayat
    1 ...
  16. 9.
  17. beni anlamıyorlardı. zarar yok.
    zaten beni, daha kimler anlamadı.

    oğuz atay
    0 ...
  18. 10.
  19. bir kurşunla yerlere yıkılan bir serseri
    kazıyor tekmeliyor ayaklarıyla yeri...
    gemi halatı gibi kolları geriliyor;
    vücudu yılan gibi kıvrılıp seriliyor...
    ölümün korkusudur şimdi beynini yakan.
    bir ıstırap nehridir ağzından dökülen kan.
    gözleri deli gibi fırlamış çanağından;
    yaşlar yuvarlanıyor ateşli yanağından...
    dalga dalga kan olmuş mor çiçekli mintanı,
    göğüsünü parçalayıp çıkmak istiyor canı...
    ıstırap korku hüzün gözlerinde birikmiş,
    sönük nazarlarını sabit bir yere dikmiş.
    o gözler bazan her şey bazan da buzlu bir cam...
    (...)

    sabahattin ali
    0 ...
  20. 11.
  21. dış'ın kuvveti değil, "iç"in zayıflığı tehlikeli. insan için en büyük risk, yine kendisidir.

    sezai karakoç
    1 ...
  22. 12.
  23. esrarlı bir buhurdandan tüten belirsizlik, nispetsizlik, dengesizlik, şekilsizlik dumanları içindeyiz.
    hattâ bütün dünya ve insanlık da böyle... tezadlar, muhaller ve acaiplikler dünyası...

    necip fazıl kısakürek - rapor 10-13
    0 ...
  24. 13.
  25. insansız adalet olmaz
    adaletsiz insan olur mu?
    olur, olmaz olur mu!
    ama, olmaz olsun

    özdemir asaf
    0 ...
  26. 14.
  27. 15.
  28. kıvam ve ruhî muvazene meselesine, tıbtan kıyasen güzel bir misâl:
    “bütün maddeler zehirdir, ilâcı zehirden ayıran dozudur!”...

    salih mirzabeyoğlu - insan ''erkek ve kadın''
    0 ...
  29. 16.
  30. kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız.

    cemil meriç - bu ülke
    0 ...
  31. 17.
  32. uyanıyorum küstah sözcüklerle:
    ey, iki adımlık yerküre
    senin bütün arka bahçelerini
    gördüm ben!

    nilgün marmara
    0 ...
  33. 18.
  34. öyle çabuk geçiyor ki günler
    hele sen de bir bak hayatına.
    daha dün doğmuşuz sanki
    yeni okula başlamışız,
    yeni sevmişiz
    öyle çabuk geçiyor ki günler
    hele sen de bir bak hayatına
    yarın bitecek sanki her şey
    yarın ölecek gibiyiz.
    daha doymamışız yaşamasına
    günlerimiz dün bir, bugün iki
    sakın bir şey bırakma yarına
    yarın yok ki.

    özdemir asaf
    1 ...
  35. 19.
  36. an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı’nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatli bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür.

    attila ilhan
    1 ...
  37. 20.
  38. baba şehirde eşek kaldı mı?
    -kaldı oğlum, kaldı.
    -ama artık ahırlarda değil, evlerde, apartmanlarda yaşıyorlar.

    kemalettin tuğcu
    1 ...
  39. 21.
  40. -Biz de apartmanda yaşıyoruz biz eşek miyiz baba?
    +Ne alakası var eşoğlueşek!
    0 ...
  41. 22.
  42. ne dizimde kuvvet, ne cepimde para...
    bilmiyorum niçin geldim buralara!
    hava berbat... deniz ulur, gökyüzü ulur
    hu soğukta iliğime işledi yağmur...
    bakmayarak fırtınanın boğuk sesine
    çöküverdim köprünün bir kanepesine...

    deniz bazan susup bazan homurdanıyor;
    üsküdar’da birkaç ışık sönüp yanıyor:
    eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi...

    gece sarmış etrafı bir siyah şal gibi...
    kırbacını dalgaların vurup sırtına;
    onları da kudurtuyor şimdi fırtına...
    işte böyle yerler, gökler saçarken ölüm,
    ben buraya nasıl geldim, onu düşündüm.

    sabahattin ali
    0 ...
  43. 23.
  44. şafağa ancak
    gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.
    gariptir ki,
    kimi zevklerin tutkusudur,
    acılarımızın bir kısmını oluşturan.
    (...)

    adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,
    ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,
    işte o zaman büyüyen her şeyle
    beraber büyüyecek ve
    üst benliğine uzanacaksın.

    ağaçlar yeryüzünün
    gökkubbeye yazdığı şiirlerdir.
    ama biz onları devirir ve
    boşluğumuzu kaydedebilmek için
    kağıda dönüştürürüz.
    (...)

    en büyük sarkıcı,
    sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.

    eğer ağzın yemekle doluysa
    nasıl şarkı söyleyebilirsin?
    Ve eğer elin altınla yüklüyse,
    şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?

    sözler zamansızdır.
    onları zamansızlıklarını bilerek
    söylemeli ya da yazmalısın.

    şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.
    o, kanayan bir yaradan
    veya gülümseyen bir ağızdan
    yükselen bir şarkıdır...

    halil cibran
    0 ...
  45. 24.
  46. gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
    bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
    yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
    sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
    biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
    üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken,

    gidersen kim sular fesleğenleri
    kuşlar nereye sığınır akşam olunca.
    (...)

    gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
    bir tufan olurum sustuğun her yerde.

    ahmet telli
    0 ...
  47. 25.
  48. istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    kuşlar geçiyor, derken;
    yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
    ağlar çekiliyor dalyanlarda;
    bir kadının suya değiyor ayakları;
    istanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

    orhan veli
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük