simdi bu adam avustralya'ya birden cok defa gelmistir. guney avustralya'nin adelaide sehrine de ugramisligi vardir birkac defa. bu sene de big day out isimli muzik festivalini sereflendirecektir. gel gelelim olaylar burada bitmiyor. eddie vedder denilen adam o kadar senden benden biri gibi bir adamki; buraya ne zaman gelse hep ayni otelde kalir, mudavimi oldugu bir pub vardir ve guney avustralya'da severek ictigi birayi icer buraya gelince. hayranlarina, sevenlerine laf atar. takilir yani bu adam bu arada. iste olay bu. simdi siz gidin justin bieber'i dinleyen, sikim akilli one direction cocuklarini yere goge sigdiramayin ibneler sizi.
Bi 5 sene sonra jeff bridges ile tipatip benzer olup ayni paydada bulusacagini dusundugum ve bi erkek olarak beni bile tahrik eden mukemmel sesli insan.
eddie vedder'ı sevmek için sebepler;
1- yetim olması, üvey babayla büyümesi, gerçek babasının öldüğünü 13 yaşında öğrenmesi( millet olarak ezilenin yanında olduğumuz için bunlarıda sebepten sayıyorum.).
2- gençliğinde sen, ben, o gibi sokakta boş dolanan fakir bi adam olması. gündüz sörf yapıp, gece benzincide part time pompacılık ve arada garsonluk yapması.
3- sıkı bi basketbol hayranı ve oyuncusu olması.
4- tam bir kadın hakları savunucusu olması ve bu konuda onlarca derneğe üye olması.
5- zihinsel engelli çocuklar için yapılan bridge school festivaline neil young'dan sonra en çok katılan sanatçı olması.
6- hiç bir dine mensup olmaması, ama mevlana sevmesi( given to fly single'ının kapağından anlaşılır)
7- diğer grup üyelerinin önüne çıkmayı reddetmesi ve bunun için rolling stones ve türevi dergilere röpörtaj vermemesi.
8- aktivist bi insan olması, dünyadaki olaylara karşı hassas olması.( çok beklediysem de gezi olaylarına bi tepki göstermedi, üzüldüydüm)
9- duygusal, utangaç, şair ruhlu olması.
10- sevgilisi ve eski karısı beth liebling'in grubuyla kadın kılığına girip turneye çıkması, bu durum anlaşılıp konserlerde eddie hayranının çoğalmasıyla grubun dengelerini bozmamak amaçlı bu hareketini sonlandırmıştır.
11- harika sesi olması, inanılmaz bi yorumcu olması, punk'a yakın olması, vokal yetenekleri, gitar yetenekleri vs vs türevinden binlerce sebep sayabilirim, sevin sevdirin eddie'yi.
eşsiz ses, eşsiz insan. beni anlatan adam. black, nothingman, better man, off he goes, yellow ledbetter vs. bu şarkıları yazacak kadar nasıl bir acı çektin sen abicim? ve bu kadar acıya nasıl dayanabildin?
pearl jami pearl jam yapan adam. sesinin tokluğunun yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine ve dünya barışına olan yaklasımıyla da sevdiğimiz adamdır. aynı zaman da orjinali the who ya ait olan love reign o'er me yi söylerken de ilahlaşır.
evrenin en güzel erkek sesli adamı.
Hani o kirli sesi o müziğinin içinde öyle bir eriyor ki etkilenmemek mümkün değil.
Bi tarafta society, hard sun, guaranteed'li soundtrackları, bi tarafta ukulele ile çaldığı şarkılar ve bir tarafta pearl jam geçmişi.
Kelimenin tam anlamıyla saygı duyulası adam.
kendisinden daha güzel sesli biri var mıdır diye düşündüğüm, lakin bulamadığım insan. ilahi, derin, çok derin bir sesi var.
ayrıca şu dünya yüzünde en sevdiğim yaşayan üç müzisyenden biridir.*** fakat en sevdiğim de yine kendisidir (james'le arasında kalabilirim). james'in belirsizliği ve aşırılığı, zach'ın uçarılığı eddie'de yok. fakat james'in aşmış karizmasını es geçmemek lazım. fakat eddie'nin de ayrı bir havası vardır, sahnesini ayrı tutuyorum, işin şovu farklıdır ama sahne dışında da gayet efendi, saygı uyandıran, sevilesi, güçlü bir adamdır. kızılderili kanı taşıması da ayrı bir sempati unsuru. büyük insan, büyük müzisyen.
Bır muhtesem ses.
Zaten ınto the wıld sevenlerın bu adamı sevmemelerı mumkun degıl.
Hanı alıp basını gıtme hayalı vardır ya, hah ıste o hayalde uzun yolda gıderken, ustu acık sarı arabada son ses dınlenecek bırı varsa ıste bu adamdır.