disko kralında, dünya sinemasına ve dünya müzik endüstrisine yetenekleri ve eserleriyle damga vurmuş bireyler tarafından dalga geçilmiş, sabır taşı haliyle beni benden almış manken şarkıcı karışımı şahıs...
okan'ın, 'hiç kütüphaneye gittin mi?' sorusuna, 'evet! new york'taki büyük laybrariye gitmiştim bir defa. ama sadece fotoğraf çekildim.' diye komik cevap veren, kendini şarkıcı sanan ve gece yatarken 'gayet ayıcıklı' pijamalar giyen manken.
bu kadar "vurulunca" öldü sandığım. ha vuruşlara alışık mıdır onu pijamanın üzerindeki ayılar daha iyi bilir. en nihayetinde mankenlik yapmaya devam etmesi gereken zat-ı şahane. zira, sesi pek nahoş canım.
rock anlayışına siktir çekmek istediğim manken.
evet türkiye'nin jimi hendrix'i de serdar ortaç zaten ece'ciğim. sen git bir ona danış istersen. hadi canım.
şimdi eğri oturalım doğru konuşalım. ece gürsel'in ne olduğu malumunuz veçile(bülent ersoy'un kulakları çınlasın)hukuki açıdan kendimize sağlama alalım.. şimdi albüm yapıyor tabiki hepimiz dalgamızı geçiyoruz sonra ne oluyor. hülya avşar'lar,gülben ergen'ler,demet akalın'lar,petek dinçöz'ler vs.. bir de çocuk doğurur anne olarak karşımıza geçip çocuk sevgisi,hayata dair şeyler söyler. bizde mal mal bakarız vay anasını deyüp bu piyasada yerini alır.ajda pekkan'dan geliyor şimdi ''kimler geldi kimler geçti.''
playback'ten böyle söylüyorsa canlı performansını düşünmek bile istemediğim taze şarkıcımsı manken. tek kelimeyle korku filmi, ayıcıklı pijama falan da kurtarmaz bu kızcağızı.
edit: kendisi türkiye'deki acid metal'in yeni temsilcisiymiş, kolay gelsin diyorum.