bugün 14.ölüm yıl dönümüdür.
bir azerbaycan kökenli olarak, kendisini saygıyla anıyorum.
belki de türkiye kendisine ihanet etmeyip heyder eliyev'i desteklemeseydi çok daha büyük işler başarırdı türklük için. belki şimdi saçma sapan azeri veya azerbaycanlı ismiyle değil, türk ismiyle anılırdı azerbaycan..
üniversitede bizimle aynı sınıfta olan zaur isimli bir azeri arkadaşın tabiriyle
''keçibey '' en büyük dostları abd,israil ve türkiye idi. en büyük düşmanlarım ise rusya,ermenistan ve iran diyordu. sonunda suret hüseyinov adında bir rus yanlısı tetikçi tarafından tahtta indirildi. haydar aliyev de , hüseyinov'dan iktidarı usta bir manevrayla aldı. türkiye'nin, dolayısıyla amerika'nın azerbaycan üzerindeki ham hayalleri sona erdi.
Bu "AZERI" (fars menşeili) ve "AZERBAYCANLI" (rus menşeili) saçma sapan etnik ve bölgecilik vurgusundan kurtulalım. TÜRK'üm demek zor mu? diyen güzel insan.
atatürk gibi bağımsızlık fanatiğiydi. amerikancılara ve ruslara karşıydı. azerbaycan'ın bağımsızlığından sonra bile rusyanın güdümüne girmesini istemiyordu. türkiye ile; öz kardeş ülkesiyle birlikte olmak niyetindeydi.
ama demek ki böyle mert adamlar her yerde el üstünde tutulmuyormuş. sonra bir kgb ajanı geldi, darbe yaptı/yaptırdı bu vatanına aşık yiğit de köşesine çekildi.
sonrası malum.
--spoiler--
Azerbaycan'ın Rusya imparatorluğu içinde bir sömürge olduğuna ve elbet birgün bağımsız, demokratik bir cumhuriyet olacağına inanmıştır. Kendisini "ben Atatürk'ün askeriyim" diye tabir etmiş ve Atatürk'ten, Gandhi'den ve 1918-1920 yıllarında kurulmuş Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade'den etkilenmiştir. Kuzey ve Güney Azerbaycan'ın mutlaka birleşmesi ve Dağıstan'a, Gürcistan'a ve Ermenistan'a verilen "Türk toprakları"'nın tekrar Azerbaycan'a geri verilmesini savunmuştur. "Turan'ın yolu birleşik Azerbaycan'dan geçer" diyordu.
Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin içinde yer alan Elçibey, 1975'te siyasi faaliyetleri nedeniyle 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. KGB zindanlarında ve taş ocaklarında ağır şartlar altında kaldı. Serbest kaldıktan sonra, 1977'den itibaren, Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi'nde el yazmaları enstitüsünde görev yaptı. Görevi sırasında da bağımsızlık çalışmalarına devam etmiştir. 1989'da Azerbaycan Halk Cephesi'ni kurdu ve başkanı seçildi. Elçibey Dağlık Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçılığına yol vermemek ve Azerbaycan'ın Sovyetler'den bağımsızlığını kazanması için çalışmış ve 1991de SSCBnin dağılması ile bağımsızlığını kazanan Azerbaycanın 7 Haziran 1992de ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.
Cephedeki yanlış uygulamalardan ve yenilgilerden ötürü cephe komutanı Süret Hüseynov'u görevden almıştır. Fakat Rusya'nın Azerbaycan'ı terk ederken silahlarını Süret Hüseynov'a vermesinden sonra, Süret Hüseynov Azerbaycan'ın 2. büyük şehri Gence'de Haziran 1993te ayaklanma başlatmıştır. Elçibey yardım için Haydar Aliyevi Nahçıvandan Baküye davet etti. Fakat Haydar Aliyev, Bakü'ye geldikten sonra Süret Hüseynov'u destekledi ve göstericilerin Baküye yürümesi karşısında Elçibey halktan destek alamadı. Milli istihbaratın verdiği bilgiyi kullanarak kendisine karşı suikastın üstünü açmış ve iç savaşa yol vermemek için Haydar Aliyev ile konuşarak uçakla doğum yeri olan Nahçıvanın Keleki köyüne gitmiştir. 2 hafta sonra geri dönmeye çalışmasına rağmen şahsi koruması tarafından uçağı kurşunlanmış ve Nahçivan'dan çıkış yolu kapalı kalmıştır. Ardından 4 yıl Kelekinin abluka altında olması sebebiyle oradan ayrılamamış ve 4 yıl 4 aydan sonra Bakü'ye gelmiştir. Bu gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanlığı yetkileri Haydar Aliyeve devredilmiştir. Ağustos 1993te referandum ile Elçibey'in görevi resmen geri alınmış ve Ekim ayındaki seçimlerde Haydar Aliyev %99 oyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Elçibey tam 4 yıl 4 ay sonra Bakü'ye geri dönüp, Azerbaycan muhalefetine katılmıştır. Bütöv Azerbaycan Birliği'ni kurarak çalışmalarını Kuzey ile Güney Azerbaycan'ın birleşmesi üzerine yoğunlaştırmıştır.
Elçibey 22 Ağustos 2000de 62 yaşında tedavi gördüğü Ankara'da hayatını kaybetmiştir.
Defin törenine 800.000 (yazıyla sekiz yüz bin) kişi katılmış ayrıca Haydar Aliyev'in törene geldiği an halk "En büyük Elçibey, başka büyük yok!" tarzında protesto sloganlarıyla karşılamışlardır. Bunun üzerine Haydar Aliyev bir süre sonra salonu terk etmek zorunda kalmıştır.
--spoiler--
Büyük Azerbaycan Türk'ü, vatansever bir siyasetçi ve dünya Türklüğünü önemseyen bir Atatürk aşığı.
Ebulfez Elçibey'in 76. doğum günü...
"Maksadımız Mehmet Emin RESULZADE'nin ideallerini elde bayrak tutarak hayata geçirmek, bunu yaparken de ATATÜRK'ün metod ve usullerinden istifade etmektir. Ben de TÜRK MiLLETi'nin bir evladıyım ve işte bunun için ATATÜRK'ÜN ASKERiYiM" sözlerinin sahibi değerli insan.
Elçibey'in evini ziyarete gidenler derme çatma eşyalar arasında tek varlığı lacivert bir takım elbise buldular ve üzerinden hiç çıkarılmayan Atatürk rozetiyle birlikte...
''Çok işkence gördüm, çok çektirdiler hiç birine yanmam da, bir Atatürk rozetim vardı yakamda onu aldılar ya elimden hala onun için yanarım...''
Ruhu şad olsun.
Ne zaman dinlesem bu türküyü, çok hüzünlenirim...
Anıtkabir anı defterini ''Senin askerin'' diye imzalayan devlet adamıdır aynı zamanda Elçibey. Vefatında ''Atatürk askerini törensiz göndermeyiz'' diyen Genelkurmay başkanlığının yiğit askerleri omzunda son yolculuğa uğurlanmış bir insandır...
"Orda bir yol var uzakta/ O yol bizim yolumuzdur
Dönmesekte, varmasakta/ O yol bizim yolumuzdur"
Allah gani gani rahmet eylesin. Şu dünya Elçibey kadar dürüst bir insan görmedi..
bir sözü vardi tam yazamayacagim ama şöyleydi;
onca sene işgence gördüm, tabutluklara maruz kaldım hiçbirine yanmam ama şuramda bir atatürk rozeti vardi o kayboldu ona yanarım.