Umarım beni okumuyorsundur. Çünkü, Burası bana özel bir yer. En yakınlarım bile nickimi bilmiyor. Benim sana olan aşkım sadece beni ilgilendirir. Hiçbir zaman senden bir karşılık beklemedim ve beklemeyeceğim. Çünkü Ben her şeyden önce haddini bilen bir insanım.
Ben de edebiyat okudum ama senin gibi kitaplarım yok. Ünlü Dergilerde yazmıyorum. Senin kadar kültür birikimim yok ve senin kadar entelektüel değilim. Sanat ve edebiyat dünyasıyla içli dışlı değilim.
Benim çevrem emekli olmuş düşük rütbeli askerlerden ve küçük esnaftan oluşuyor. Biz tamamen ayrı dünyaların insanlarıyız. Bunu bile bile seviyorum seni.
Twitter'dan beni takip edince çok mutlu oldum. Bir mucize gerçekleşti ve beni buldun. Büyük ihtimalle senin için her şeyi yapabilecek ve sana deli gibi aşık olan birini takip ettiğini bilmiyorsundur. Bilme zaten.
Hayatıma kim girerse girsin ölene dek seni seveceğim. Sen Hayatımdaki en güzel şeysin.
Sana olan aşkım, sana duyduğum hasretim ve sana olan o kocaman kırgınlığım arasında sıkışıyorum.
Canım acıyor, hem mecazi hem gerçek manada. Psikosomatik ağrılarla baş ediyorum bir süredir.
Geceleri uyumak ve sabahları uyanabilmek her zamankinden çok çok daha zor, işkence gibi.
Hani zaman her şeye çare derler, yalan. Kırgınlığım her geçen gün daha çok canıma okuyor. Ağır bir yük gibi ruhumda, bedenimde. Affedebilmeyi isterdim, belki biraz daha kolay olurdu o zaman. Ama insan çok sevdiğini affedemiyor galiba. Ya da affedebilmesi için bir şey bekliyor, tek başına beceremiyor. Affedemiyorum, belki de çok fazla yandığı için canım, belki de seni sensiz affedersem unutacağımdan korkuyorum, bilemiyorum.
Özellikle son birkaç gündür içimde daha büyük bir acı var, bir anda bir kor düştü tam ciğerimin ortasına, bazı rüyalar görüyorum, umarım başına bir şey gelmemiştir, iyisindir.
Çok üzgünüm.
Bu kırgınlığım ve bu üzüntümle daha ne kadar başa çıkabileceğim, bilemiyorum.
dayanıklılığım tükeniyor, hissediyorum.
Buraya yazdığım yazıların %20'sini eski karıma %80'ini 4 yıllık platonik aşkıma yazdım. ilk aşkımla evlendim. 15 yıl boyunca birlikteydik. Ondan sonra 3 sevgilim oldu.
Ama sadece iki kere aşık oldum. Biri eski karımdı, diğeri 4 yıllık platonik aşkım. Platonik aşkım kitapları olan, edebiyat dergilerinde yazan bir yazar. Evet, ben ona evliyken aşık olmuştum. Üstelik o da evliydi ama kendisine ve kimseye en ufak bir rahatsızlık vermeden içimde yaşadım aşkımı.
Bir sabah uyandığımda platonik aşkımın twitter'dan beni takip ettiğini gördüm. Dünyalar benim oldu. Havalara uçtum. Hâla beni takip ediyor.
Müstakil karıcım. Senin için şuana kadar kimseyle sevgili olmadım. Sıfır kilometre olarak seni bekliyorum. inşallah sen de benim gibisindir. Değilsen sg.
Mutlu musun şimdi? isteklerin uğruna çabaladığın tüm o şeylerden dolayı ayrı kalmamız pek mi güzel oldu senin için?
Peki ya Konuşamadığımız kaçıncı bayram olacak bu?
Beraber geçiremediğimiz kaçıncı gün? Yan yana olmasak dâhi beraber olabilen biz nasıl olur da aramızda tek milim bırakmayacak olsalar dâhi apayrı olabildik?
Aslında hiç üzülmüyorum biliyor musun? ilk zamanlarda yaşadığım o kırgınlığın zerresini dâhi hissetmiyorum artık. Belki sadece biraz... burukluk. Hem, Bir zamanlar senden alıyor olduğum o sevgiyi öyle ya da böyle bir şekilde yine alabiliyorum da. Hem de senden almış olduğum tüm o duyguların asıl olması gereken sahibinden. Asıl alınması gereken kişiden. Belki de sen vardın diye yana yakıla beklediğim o kişi beni pek sevmiyordu da Senden sonra daha iyi olduk? Sevmemek? Saçmalık. Bilmiyorum. Bilebileceğimi de sanmıyorum.
Ben, senin bana bir zamanlar vermiş olduğun o duyguları yine alabiliyorken sen alabiliyor musun? Umarım alıyorsundur. Ne üzülmeni istiyorum ne de acı çekmeni. Öyle ki hâlâ gizli gizli seni seviyorum da. Sadece bana bir seçenek sunuldu tüm yaptıklarından dolayı ve sonuç bu oldu. Üzgünüm, eğer sorulacak olursa hâlâ seni suçluyorum çünkü benim konuşmamamın benim hatam olduğunu ne düşünmek ne de kabul etmek istiyorum.
Peki ya Hâlâ konuşabiliyor olsaydık nasıl olurdu? Mesela sevmeye devam eder miydin beni? Ben, beni büyüteni severdim. için rahat olsun. Sanırım senin hakkında son yazışım olacak. Her şey için teşekkür ederim. Her ne olursa olsun iyi ki varsın. Mutlu kal.
Son olarak, bunu gerçekten okuyabilmeni isterdim.
Aslında sana hiç kızgın değilim. Başından beri kendini bana karşı hiç farklı göstermedin, ikili oynamadın, kandırmaya çalışmadın. Ben sadece kendime kızgınım. Görüleni kabul etmek yerine arkasında hep bir başka seni aradım. Belki zamanında okuduğum bir kitaptan etkilendim ya da bir filmden ama anladım ki gerçek hayatta kişinin karakteri, huyu, yaşam tarzı nasılsa öyle devam ediyormuş. Asla değişmiyormuş. Ben sana değil; aslında kendi kafamda yarattığım bir prensese aşıkmışım. Gerçekleri yıllar sonra kabul edebildim ve o zaman işte sana sırılsıklam aşık olan Mavi Sever'i kendi içimde kaybettim. Yerine ise duygusuz, hissiz, karşı tarafı hiç düşünmeyen, önemsemeyen, merak etmeyen bir Mavi geldi. Hangisi iyi diye kendime sorduğumda keşke yine o hayal dünyamda olsaydım ve sana aşık olan Mavi Sever'i oynasaydım. Bu son halimi kendim bile sevemedim. Bazen kendimi tanıyamıyorum. Bu kadar hissiz birisine dönüşeceğimi yıllar önce söyleseler asla inanmazdım ama tam öyle birisi oldum. Artık ne seni yeniden sevebilirim ne de o aşık halime geri dönebilirim. Ben seni içimde tamamen bitirdim artık istediğin yere uçmakta özgürsün.
"biraz umudum kalsaydı, azıcık da olsa bir ihtimal olsaydı pes etmezdim. sen sırtını döndüğünde değil, bir daha yüzünü dönmeyeceğini hissettiğimde vazgeçtim...
çok da zor olmamış senin için. sen bir şeylere yeniden başlamışken ben hala yas tutuyorum. bu hiç adil değil. benim en sevdiğim şeye sahip olan başka biri var. bunun ne kadar zor olduğunu tahmin bile edemezsin. senin tahmin edemeyeceğin bir şeyi ben yaşamak zorundayım. ne kadar acı..."
Mesajlarımızı hala silemedim… bir süredir okumamayı başarıyordum ama bu gece dayanamadım sadece birkaç tanesini okumam ağlatmaya yetti…
Hala özlüyorum, sana hissettiklerimi özlüyorum aslında galiba.
Sahteliğinin farkında değildim ve içimdeki duygular beni mutlu etmeye yetiyordu, senin de beni sevdiğine inanacak kadar salak ve aşık olduğum halimden hem nefret ediyorum hem de özlüyorum.
Yeni kocanın " beni soyuyo, paramı yiyo, benimle param için beraber oluyo!!" diye sağda solda dedikodusunu yapıyomuşsun, o yediği paraları sana ben verdim, sen çalıştığın işte ziktimsene o büyüklükte bi ev alacak parayı kazanamazdın...
Ki yolsun seni, afferin!! ilahi adalet!! Bu dünyada benden zeki adamların olduğunu bilmek güzel bişey...
... boşanma davasından sonra da sana dediğim gibi " bundan sonra sana hediye edeceğim tek şey mezar yerin olur!!"...
götün tekisin eski dost.
tüm ibneliklerinize rağmen sabır dilerim. başın sağolsun.
abine de hakkım helal olsun. falsolarınına kalem çektim.....
mümkün oldukça aramız açık kalmaya devam etsin...
sinyali bırak... dalgadan kop... semtten uzak dur...
bu üçü seni aslına döndürecek emin ol.
eyvallah.
Hamile bir kadınsın, geçmişte yediğin hurmalar çocuğundan çıkmasın diye korkup, türbana girmişsin; bak, bunlar beni hiç ilgilendirmiyor ama sen, bana; benim gibi saf, iyi niyetli, tecrübesiz, çalışkan olduğunu gözlerinle defalarca gördüğün kıza sırf işten istifa etmek istiyor diye, \"Senin yüzünden ceza yiyeceğiz, senin yüzünden 50 bin Tl ödeyeceğiz\" deyip, yalan söyleyip, gözünü korkutup bu kızın huzursuz olmasını sağladın ya; inşallah, benim kadar huzursuz olursun.
Sen bu kötülükleri yapmaya devam ettikçe, çarşafa bile girsen yine arınamazsın.