18 yilimi gecirdigim tuhaf ama nedense her zaman özleten sehir.
gunumuz metropol cocuklarinin sokakta yetisemeyisini dusunuyorum da sahsen bir cocugun buyurken yasayabilecegi her seyi yasamistim duzcede. mahalle maclari, erik toplamaya gitmeler, kiz kavgalari, ilk facayi sokakta yeme gibi... zaten sehirdeki tum yasitlarini taniyor olursun boyle sehirlerde. boyle sehirlerden kastim ne buyuk ne kucuk sehirlerdir.
belediye insanı şaşırtan şeyler yapmaktadır. tanesi 2-3 milyarı aşan onlarca ışıklı afedersiniz pavyon ağacı(!) dikmiştir her sokağa, her yere mermer döşemiştir ki en ufak bir yağmurda kayılmaması imkansızdır. ana cadde üzerine uzunlamasına bir süs havuzu vardır fakat su, havuzun içinde kalması gereken yerde açık olduğu her saat dışarı taşmaktadır. belediyecilik eskiden köylerimizdeki gibi, sanıldığı kadar toz pembe değilmiş meğer. toz pembe olan tek tarafı şanlı* memleketimdir o ayrı.
gürcü, çerkez, laz, abhazyalı vs. bir çok etnik köken mensubuna vatanlık yapan ve komik bir şekilde adapazarı'nın ilçesi sanılan bolu'nun eski ilçesi olup 1999 yılından bu yana da 81 numaralı plakaya sahip güzide vatan vilayeti.
ulan diyorum hadi ilçe sanıyosun anladık, bari doğru bil.
4 yılımı geçirdiğim, lise günlerimi yaşadığım güzel karadeniz şehri. pek begenmezler ama ben bi başka seviyorum be kardeşim. sürekli yağışlı olan havasını, binbir milletten olan insanlarını, spor sokağını *, yağmur altında çobana kadar yürümesini, kalıcı konutlarının geceki muhteşem ışıltısını. her bir noktasında ayrı bir hatıram gizli. nasıl unutulur ki? ilk aşk, ilk sevgili, ilk ayrılık, ilk dostluklar... *
düzce spor sokak çevresinde konumlanan simla,kedi,green house ,the wall,camlı köşk adlı kafeleri başlıca mekanlarıdır.
Bu mekanlar hala devamlılıgını sürdürmektemidir bilinmez, özellikle o dönemin simlası sıcak çikolatası ve canlı muzık grubu nüans sayesinde ögrencilerin en uğrak yerleridir.
Hava soguk yagmurluuuuu ,karlarrr düşerr düşer düser aglarım, gideceksen git grubun en cok eşlik edilen şarkılarıdır, bu arkadaşların grubunun dagıldıgı söylensede kendileri sayesinde çekilebilir hale gelmiştir şehir..
hayatımın en guzel dönemini geçirdigim hayatımda en degerli insanları tanıdıgım sehir olması dolayısıyla zaman zaman özlerim
Deprem sonrasında il olmuştur.Yeni illerimizden biridir.Son ilimiz olup '81' nolu plakaya sahiptir.Spor sokağı çok meşhurdur.Küçük bir ildir.Düzce üniversitesi sayesinde yeni yeni öğrenci kenti olmaya başlamıştır.Düzce üniversitesi ve düzce meslek yüksek okulu çok meşhurdur.Çünkü girişin olup çıkışın senelerinizi aldığı üniversitedir.
(bkz: Düzce üniversitesinde okumak)
bunyasinde türk, kürt, boşnak, pomak, arnavut, hemşin, gürcü, laz gibi pek çok etnik grup bulunduran ama esas kutleyi çerkes (bkz: adige) ve abazaların oluşturdugu ildir. Bu kadar dış göç almadığı 60'lı yıllarda bu kafkas nufusun da etkisiyle son derece avrupai gorunumlu bir yerken sonradaan aldıgı yogun dogu karadeniz gocuyle gorece gericileşmiştir. sonuç olarak düzcenin içindeki sarayyeri gibi saf çerkes yerleşimlerini ya da yeşilyayla, nüfren vb gibi abaza koylerini gormeden düzce hakkında karar verilmemelidir...
yaklaşık 30 dakika sonra otogardan kalkan bir otobüsle gideceğim şehir. gerçi "ayaklarım geri geri gidiyor ama nedense ben hep ileri düzceye doğru gidiyorum.. -çekiciliğinden olsa gerek! uzatmalı şehrim benim!" gibi tabirlerde kullanılan ufak minik deprem şehri.
(bkz: heh heh hadi bakalım)
"yeşilim düzce durup dinlemeden beni benden, umarsız bakışlarınla beni kendinden tiksindiren, zamanı zıkkım eden, caydırdın beni. ey düzce!.."
böyle bir giriş yaparak antipati (:( ) kazanmak istemiyorum ama açıkçası gerçek bu! tabi bunda düzcenin bi suçu yok. kabahat tamamen dmyo* da. bıktırıyorlar, usandırıyorlar. hayır bi ara peşi sıra tam 3 adet 34 plaka otomobil görünce mutlu olurdum yahu! tabi genelde bu mutluluk bir tebessümden ibaret olup gelip geçiciydi. hemde çok çabuk! şimdi düzce içünü şehircik diyipte küçümsememek lazım. çünkü gayet geniş düzlükleri. çok güzel manzaralı şelaleri ve geniiş geniş topraklara mevcut bir ildir. ayrıca düzce bir emlak zenginidir.!
hala yolda yururken yıkılmıs evlerin temellerinin bulundugu, bunların üstünde barakalardan dükkanların yer aldıgı, "bak burdaydı benim odam, surda mutfak vardı" diye temellerin üstünde evcilik oynanan, kasım ayı yaklastıkca ayrı bir huznun coktugu sehrim.