bugün şirkette kendisine bulaşmak gibi bir hata yaptığım, vantilatördür.
şirkette gözüme çarpması sebebiyle öylesine bi' çalıştırdım bugün. çalıştırmaz olaydım. dakikalarca "sakin ol şampiyon" diye boynunu okşadım, bana mısın demiyor hâlâ. "nerde lan o amına koduğum" dercesine kafasını sağa sola çevirip hedefini arıyor sanki. arkasındaki fişi çektim kafasını sabitlemek için, daha hızlı çevirmeye başladı bu sefer. yanlışlıkla lambasını da yakınca, terminatör'ün bile görüp de "abi merhamet et.." diye dizlerine kapanacağı acımasız bi' makineye dönüştü. sarsıcı bir şekilde titremesi ve çıkardığı hırıltı da cabası. yatışsın diye klâsik müzik açmak bile geldi aklıma ama iş arkadaşlarımın deli olduğumu düşünme fikirleri beni vazgeçirdi doğrusu. ''kalk lan biraz da ben entry gireyim'' derse şaşırmam bu saatten sonra. galiba birazdan sorunu kökünden halletmek için nezaketi bi' kenara bırakıp zor kullanmak zorunda kalabiliriz, yani kafasına vurup kırabiliriz, gidişat öyle görünüyor. çünkü bu nasıl bir arızaysa artık, çalıştığından bu yana durmadı bi' türlü. ve bende belki de dünyanın en ilginç fobilerinden birini oluşturdu; vantilatör fobisi.
lazım olduğu zaman horul horul uyuyup da, lazım olmadıgı zaman ayağa kalkıp bir türlü inmeyen alettir. kadın milletinin düşmanıdır. görüldüğü yerde başı ezilmelidir.