dünyanın en yalnız şiiri

entry5 galeri0
    1.
  1. Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
    Aşklarım, inançlarım işgal altındadır
    tabutumun üstünde zar atıyorlar
    cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
    toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar
    denize yaklaşınca kumlar ve çakıltaşları
    geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
    Ve rüzgar buruşturuyor polis raporlarını
    kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar
    bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden
    çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar
    denizin satırları arasında.
    Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
    küfre yaklaştıkça inancım artıyor.

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
    öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
    saçiarım çok yoruldu gençlik uykularımda
    acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
    acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
    Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
    başından başlayabilirim.
    4 ...
  2. 2.
  3. Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi
    Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
    Karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
    3 ...
  4. 3.
  5. Bakakalırım giden geminin ardından; atamam kendimi denize, dünya güzel;
    serde erkeklik var, ağlayamam.

    bir sigara içmeli
    bir sigara yakmalı
    yakıp dumanına bakmalı
    giden dostların ardından
    bakıp uzaklara dalmalı
    bu günlük bu kadar yeter
    saat: 21.14
    3 ...
  6. 4.
  7. Yanlızlık
    Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
    Su olsan kimse içmez,
    Yol olsan kimse geçmez,
    Elin adamı ne anlar senden?
    Çıkarsın bir dağ başına,
    Bir ağaç bulursun.
    Tellersin, pullarsın, gelin eylersin.
    Bir de bulutları görürsün
    Köpürmüş gelen bulutları.
    Başka ne gelir elden?
    Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
    şu dünyanın ıssızlığı.
    Tanrı kimsenin başına vermesin
    böyle bir yalnızlığı.
    5 ...
  8. 5.
  9. Bu şehirden gidiyorum
    Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
    Gururu yıkılmış soyatlar gibi
    Bu şehirden gidiyorum. insanlar taş gibi bana yabancı
    Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarda
    Bir tanbur bir yalnızlığı anlatıyorsa
    O ışıksız pencereden
    Ben onu duymuyor gibiyim
    Bir ağaç ölüyorsa kapınızın önünde
    Ben onu bile duymuyor gibiyim. Bu şehirden gidiyorum
    Gömerek geceyi içime
    Sabahın hüznünü beklemeden
    Gidiyorum bu şehirden.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük