* Terliklerin bile çift olmasını sindiremediği için evde yalınayak gezen adamdır.
* Rakıyı "duble" içmekten kaçınıp "tek" içen adamdır.
* Evinde kendi kokusu dışında bir koku olsun diye çöpü dökmeyen adamdır.
*Evini temizlemesine gerek yoktur, çünkü kimse gelmeyektir.
*Kulaklarının çevresindeki kılları yakmasına gerek yoktur, çünkü kimse onları fark edecek kadar yaklaşmayacaktır.
*Üzerine yeni giyecekler almasına gerek yoktur, çünkü kimse onu bir yerlere davet etmeyecektir.
.
.
.
sinemaya yalnız gider,
vitrinlere yalnız bakar,
gecenin bir vakti, uykusu kaçtığında konuşacak birisini bulamaz,
telefon rehberine boş boş bakar,
aklına türlü türlü saçmalıklar gelir ve onlara "vay be" diye şaşırır.
sabah kalktıgında sadece kendi kahve fincanını doldurur sonrasında masaya oturdugunda bakacagı tek sey karsısında duran bos sandelyedır yanlız olma sebebi ise 3 şeye bağlıdır :
- Kibirli
- Kendini beğenmiş
son ihtimal :
- Acık sözlü olmasıdır...
Masada bir tane bardak, bir tane tabak olur. Tek basina yer ve tek basina gezer. Derdi paylasmak istediginde hic kimseyi bulamaz da. Daha yalniz bir insan olamaz.
insanların birbirleriyle ilişki kurup sosyal olmaları gerekir. Ancak bu konuda "insanlara fazla yaklaşma yanarsın, fazla uzaklaşma donarsın." lafından hareketle samimiyeti de dengelememiz gerektiği unutulmamalıdır. Fakat yinede bir insana yalnız sıfatını yakıştırmak o kadar basit birşey olmamalıdır. Hele ki o insan inançlı bir kimse ise... Mevlana'nın dediği gibi;"dost arasan cenab-ı allah yeter." Bu devirde ukala yalaka tiplere sosyal diyolar zaten. Onları şımart seni sevsinler. Herkes buna ayak uydurmak zorunda değil ki... Benim "dünyanın en yalnız adamı" diyeceğim adam hem insanlardan uzak olacak hem de inançsız. Aksi takdirde kimse yalnız değildir.