eurovision gibi sözün hiç bi önemi olmayan tamamen görsel şova dayalı yarışma için oldukça ideal parça. biraz şovla neden olmasın ki ? dinlerken insanın içi kıpır kıpır olmuyor değil hani.
eurovision düşünüldüğünde mor ve ötesi'nin deli şarkısından daha iyi olduğu söylenebilir ama müzikal kalite olarak bakıldığında deli adlı şarkıyı bununla kıyaslamam bile.
swaying room as the music starts
strangers making the most of the dark
two by two their bodies become one
i see you through the smokey air
can't you feel the weight of my stare
you're so close but still a world away
what i'm dying to say, is that
i'm crazy for you
touch me once and you'll know it's true
i never wanted anyone like this
it's all brand new, you'll feel it in my kiss
i'm crazy for you, crazy for you
trying hard to control my heart
i walk over to where you are
eye to eye we need no words at all
slowly now we begin to move
every breath i'm deeper into you
soon we two are standing still in time
if you read my mind, you'll see
it's all brand new, i'm crazy for you
and you know it's true
i'm crazy, crazy for you
söz hadise müzik sinan akçil'e ait örovizyon şarkımız.
çerez bir şarkıdır, lakin amaca yönelik ve son yıllarda iyice saçma sapan bir hal alan bu yarışmaya uygundur. ancak şarkıyla ilgili bir kaç rötuş lazımdır. örneğin altyapısı biraz daha kuvvetlendirilmeli, darbuka, bağlama gibi etnik sazlarla desteklenmeli, vurmaliılar daha fazla duyulmalıdır.
şarkıcıya gelinceee..o'na da çerez denebilir aslında, yazının bütünlüğünün bozulmaması için yani, maşallah çıtır çerez gibi zaten kendisi eksik olmasın..bu yarışma için biçilmiş kaftandı zaten ve sonunda seçildi. yılbaşı gecesi gördüğümüz kadarıyla gayet hoş oryantal figürlerle süsledi şarkıyı, yakıştırıyorda valla, belli ki kabiliyet var ama biraz daha kıvrak olsa daha iyi olur..mesela bi dansözden* kurs alsa hiç fena olmaz..zaten fazlasıyla mevcut olan güzelliği ve sempatikliğini hoş bir kıyafet seçimi* ve sağlam bir sahne şovuyla desteklediği takdirde işlem tamamdır.
haa bütün bunları yaparsa birinci olurmuyuz? hiç sanmam..hem bana ne ya yemişim örovizyonu, hadisem'e bişey olmasın..ben bunların hepsini kendim için istedim zaten. tamam mı anladın dimi bebeğim, soracağın bir şey olursa zall'dan ulaşabilirsin.
türkçedeki, "ulan allahsız, ölüyorum bitiyorum lan, çıldırıyorum lan ismini duyunca, iki gram gör lan beni" deyiminin ingilizcedeki karşılığıdır. ingiliz dilinin, türkçe karşısında aciz kaldığının bir kanıtı dahadır.
jöleli kafa, craig david sakalı, taşlanmış kot ve beyaz çakma nike ayakkabılarla doğan görünümlü şahinin önünde poz veren adamların fotoğraflarının çevresine parıltılı yazılarla yazdıkları sözler gibi bir isme sahip şarkıdır. şarkının genelinin berbat olmasının dışında, bu şarkıda, daha önce birkaç kez yaptığımız hataya yine düşmüşüzdür. dijital ortamda yapılmış techno ritmler ilerlerken bir anda araya "türk ezgileri" sokmak adına kaval, ney falan giriyor. tam o noktada sıçıyor ve gurbetçilerimizin oyları sayesinde sondan 2. oluyoruz. yapmayınız efendim... ne zaman öğreneceğiz eurovision'a diğer ülkeler gibi deneysel gruplar gönderip eurovision'un müzikle bir ilgisi olmadığını anladığımızı çaktırmayı?
yukardaki şarkının geçen yıl kazanamadığı bir yarışmada asla şansı olmayan şarkıdır. işte yukarda sesse ses, güzellikse güzellik, sahne şovuysa sahne şovu var ama bi boka yaramadı..
trt nin klibini fazla seksi bulduğu için değil görüntü kalitesi düşük diye reddettiğini açıkladığı şarkıdır. etnik-pop son yıllarda fazla işe yaramamıştır. helena paparizou tarzı fazla iş yapar mı bilmem hep beraber göreceğiz.
hadise eğer şarkısına güveniyorsa kimsenin laf etmeye hakkı yok. başka yorumlar dolaşıyor da etrafta o yüzden böyle bir şey söyleme gereği duydum.
şüphesiz kızımız avrupa'yı bizden iyi biliyor. ama ben de hadise'nin herkesin dilinde olan orasının burasının avrupa'da yeteri kadar olduğu kanısındayım.
hadise çıkar sahne şovunu yapar, milyarlık elbiseler giyer vs. bunların nasıl olması gerektiğini söylemek bize düşmüyor.
lakin hadise'nin kafasında tasarladıklarını uygularken iki şeye dikkat etmesi gerekiyor bence:
bunlardan birincisi bir şarkı yarışmasına katıldığı gerçeği. yarışma sonrası konuşulacaksa şarkısı ve şovu konuşulsun, başka şeyleri değil.
ikincisi ise orada türk halkını, en önemlisi türkiye'yi temsil edecek olması. bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmeli moskovalarda.
türkçeye saçma sapan çevrilen yapıtlardan biridir. türkçeye düm tek tek olarak çevrilmiştir. saçma çevirilerden en makbulu ise geçenlerde aldığım bir korsan cd de gördüğüm çeviridir. benjamin button diye kısaltabileceğimiz filmden bir sahnede cate, brad pitte rolü icabı benjamin benjamin diye bağırmaktayken alt yazı çeviri ekibi bu seslenişi bünyamin bünyamin diye çevirmiştir.
edit: crazy for you düm tek tek olarak çevrilmemiş, şarkının ismi yokken crazy for you diyelim bari demiş trt çalışanları hadise de yok efendim şarkımın adı düm tek tek demiş. uyarı için kroniktatminsize teşekkürler.