manitacılıktır. olay zamanında anlam yüklediğiniz şeyleri kolunuza yaptırma eylemi. ama her şey gibi havası giden, önemsizleşen bi şey. bir kro ya da apaçi iphone 4 e nasıl alışıyorsa, koluna yaptırdıkları k.atatürk dövmesi ilk başlarda bir gurur bir hava versede zaman geçtikçe, o dövme anlamsızlaşacak. o kolla 31 çekecek.
gereksiz. düşünün ama yaptırmayın. bir müddet sonra anlayacaksınız.
yaptıran yaptırır kendi tercihidir sözümüz yok . geçenlerde arkadaşın bir tanesi yaptırmıştı daha bir sene öncesine kadar dövme yaptıranları yerden yere vuruyordu hatta daha da ileriye giderek dövme yaptıranların ateist olduklarını , öldükleri zaman ölüleri yıkansa dahi öteki dünyaya cenabet gidecekleri gibisinden saçma sapan şeyler söylüyordu ama her nedense sonra kendisi gidip dövme yaptırdı . Gerekçesi de çok karizma duruyormuş , güldüm geçtim ..
karar vermek vücuduna kazıyacak kadar değerli bir şeyinin olduğunu anladığın andır. yaptırmak ise onu sonsuza kadar yüklediğin anlamla üzerinde taşımandır.
kalıcısını yaptırmak cesaret ister. hayır acır diye değil. olm ben onu gerekirse ömür boyu vücudumda taşıyacam. o yüzden "hele bi kalıcı dövme yaptırım" diyip çiçek,böcek, saçma sapan ecnebice yazılar yazdırmam. çok önemli bi şey olmalı ki ben ona baktıkça yaşama sevincim katlansın. o yüzden şu an beklemede, işaret bekliyorum evrenden.
sağ kolumun tamamı sol kolumun birazı az da bacakları kaplı birisi olarak söylüyorum ki; çok tatlısınız. iyi düşünün yaşlanınca çok çirkin. bir de cesaret lazım falan.
dövmelere yıllardır süren hayranlığım geçen sene izlediğim belgesel sonunda bütünüyle yok oldu. kararlıydım, yaptıracaktım yazın. nerden izlediysem onu! teşhir amaçlı değil de, idealimi kazıtacaktım. vazgeçtim. bitti o rüya.
kızlık zarı gibidir bir kere bozdun mu toplayamazsın bir derken iki, iki derken 5 olmuş şahsen benim daha bir ama daha da olcak gibi duruyor. insan kendini alamıyor.