küçükken annanem bana ayda 1 defa maaşını çekince tavuk döner alırdı.
durumlar biraz düzeldi
haftada 1 pazara onunla gider, yükünü tasirsam tavuk doner ayran alırdı.
zevkten 4 köşe olurdum bu zamanlar.
sonra marti kesfolundu. tavugun fiyati artti, hayat pahalilasti ama bj tavuk doner hep ucuz kaldi.
universiteye başladım haftada 8 defa tavuk doner yediğimi bilirim. benle yiyenler, benim gibi olanlar hep tiksindi bundan. yiyemez oldu ben hala yedikçe zevk aliyorum. deliler gibi seviyorum, heralde o yokluk gunlerinin tramvasi. ama artik ayran icmiyorum yaninda bana fakirliği anımsatıyor diye. kola iciyorum. bide biber turşusu boyle icinde sinek olan kapta. vallahi karnım acıktı yahu
almanya da, almanlarca bol boll tuketilen bir fast food malzemesi olarak gorulup, ince kiytirik ve de adi "tüte" olan ufak bir kutunun icine konup, patates kizartmasi ve de bildigin coban salatasi ve acayip bir sos ile, en kotu 3,5 euroya gazlanan yiyecek. tadi da ilginctir burada. yiyen kisi, "nerdeee bursa daki doner, ya da memleketimdeki doner" diye ic gecirebilmektedir.
belki inanmayacaksınız ama amerikan fast food kültürünün en büyük rakibidir. önümüzdeki onyıllar içinde mcdonalds ve burger king'lerin yerini döner kebab'lar alacaktır. (türkiye'den değil dünyadan bahsediyorum)
bakın doğru düzgün bir yapılanma ve şirketleşme bile olmadığı halde dünyanın her yerinde ne kadar popüler: