duvar

    2.
  1. yılmaz güney'in Cannes'da büyük ödülü aldığı (bkz: yol) filminden sonraki filmidir. izlenilesidir...
    11 ...
  2. 133.
  3. 134.
  4. 131.
  5. 114.
  6. içinde bulunanın dışını da kaplayan olgu ve biraz da durum... Bir duvar gizliliği ve saklanmayı imler evvela. Dışında kalan her şey onun için duvarın ardıdır. Elbette bu tanımı yapan duvarın içinde kalan kişi için geçerlidir. Ve aynı kişi için duvarın ardı bir hayaldir ve o hayal genelde yeni bir duvardır.
    11 ...
  7. 89.
  8. ayrıca 5. nesil yazardır. (#11856368) benim gibi öyle bir geçer zaman ki yi sevmektedir.
    7 ...
  9. 131.
  10. zeynep casalini'nin hayatımın belli bir dönemine fon olmuş, duvara çarpa çarpa nasır tutup ağlaya ağlaya yosun tutmalı şarkısı.

    hikayedeki duvar benim evet.
    6 ...
  11. 46.
  12. yilmaz guney'in izlemesi harbi harbi got isteyen filmi, bir sise votkayi sek icmek gibidir.
    tuncel kurtiz tek kelimeyle muhtesem.
    6 ...
  13. 42.
  14. bir yılmaz güney filmi. *

    bu film sizi özellikle rahatsiz etmek için yapılmıştır. filmin her sahnesinde, her karesinde rahatsız olacaksınız. bu film izleyip geçeceğiniz bir film değil. kemiklerinize işleyecek. şaban gibi çocukların yaşadıklarını yüzünüze vuracak.

    baskı, yıldırma, tevacüz, tecrit....

    tarafsız mı? değil tabiki. tarafsız olması da beklenemez zaten. fakat filmde anlatılanların yaşanmadığını kim iddia edebilir?

    yılmaz güney sinemacılığını konuşturmuştur bu filmde. filmdeki oyuncular ikisi hariç * tamamı hayatlarında ilk kez kamera karşına geçen oyuncularlardır.

    sinematografik açıdan da oldukça başarılıdır.

    hele vurulmadan önce şabanın el arabasıyla yürüdüğü sahne döneminin çok çok ötesindedir.
    5 ...
  15. 48.
  16. 1983'te fransa'da cekilen yilmaz guney filmi.
    hapishanedeki cocuklarin yasamlari anlatilmaktadir. ancak bu yasamda aclik, tecavuz, kufur, dayak, pislik kisaca siddete ve insandisiliga ait her sey vardir. tek istedikleri baska bir yere nakil olmaktir. oyle ki pencerelerinden aya bakip, kucucuk avuclarini acip dua ettiklerinde allah'tan tek istediklerinin baska bir yere gitmek oldugunu soylerler. filmin sonunda ayaklanirlar, amaclarina da ulasirlar, ancak gittikleri yer onlari ne derece tatmin eder, siz dusunun...

    filmde cocuklara yogunlasilmistir. ama kadinlar ve yaslilar da ayni bolgede kalmaktadir. ikisi de hapiste olan, hatta okula yeni baslayan bir kizlari da olan idam mahkumu iki kisinin dugunu olur. mutluluk sezersiniz gozlerinden, 'iyi ya, olumlu seyler de varmis filmde' dersiniz. dugunun hemen ardindan damatligiyla adami asarlar, sonra da beyazlar icindeki gelini...

    siyasi suclularin ayaklandigi anda kadinlar kogusundaki bir kadinin dogumunu da canli canli, hayretler icinde, bu konuyu isleyen bir suru belgeselde bulamayacaginiz bir cekimle izlersiniz, inanilmazdir.

    kadinlarin hamamda nasil tras olduklarini gorursunuz.

    cocuklardan birine 'sen kiz misin yoksa, ac goster lan!' der gardiyanlar. cocuk acar, gosterir, gosterir yani, yalniz gardiyanlara degil size de gosterir.

    her turlu kufuru duyarsiniz.

    tecavuze ugrayan cocugun el arabasiyla giderken, arabaya monte edilmis kamerayla cekilmis goruntu de cok etkileyici olmustur.

    bir de gardiyan cafer faktoru vardir ki, filmi onunla izleseniz, yani o anda yaninizda olsa, emin olun, size 'abi etme, eyleme. film o ya, vallahi bak, rol yaptim rol. ben oyle biri degilim. ne olursun bak oturalim, konusalim, aslinda ben iyi bir insanim, colugum cocugum var benim, kiyma bana... ' diye yalvarsa da dayanamazsiniz, kafasina kafasina gecirip oldurursunuz. ha bir de onun filmde cocuklara yaptigi gibi tecavuz eder misiniz, ben bilmem, karismam...
    (askeri liselerde ogrenciler arkadaslarini kogusta, kisimda falan, aniden gelen komutanlara karsi uyarmak icin 'arkadaslar cafer! ' derler. o cafer'in nereden geldigini de boylece gormus oldum... )

    filmdeki tek olumlu karakter tuncel kurtiz 'dir. onun da sonu olumlu olmaz zaten.

    uzun lafin kisasi, filmi agziniz acik izlersiniz, biterken de agziniz aciktir. nasil bir tepki vereceginizi sasirirsiniz. bacaklarinizi gogsunuze ceker, oylece kalakalir, halinize sukredersiniz. tum bu yasananlarin gercekligi, yasanmisligi da sizi ulkenizden sogutur mu, sogutmaz mi ben bilmem, karismam... ama gece yarisi ekspresinden bence cok daha etkileyicidir...

    filmden kimi kareler:

    ''oğlum bak dikkat et, buraya erkek girersin oğlan cikarsin.''

    ''burası dördüncü koğuştur benim abim
    bak camları yoktur, kırıktır
    ne bacası tüter, ne de sobası
    her neyse benim abim
    ver bir cigara zuladan yanalım
    burası dördüncü koğuştur benim abim
    ikinci adresimiz
    allahımızı sorarsan adı gardiyan cafer
    lakabı kel onbaşı
    peygamberimiz dersen o da ekipbaşı
    her neyse benim abim
    ver bir cigara zuladan yanalım... ''

    ''cezaevine mufettis gelir...
    - dikkaaaayt
    mufettis: guzeeel, cok guzel, bunda et yok mu et?
    - bugun yok efendim.
    m: etsiz olsun, yine de guzel, boyle de guzel. bakin bakin, cok iyi degil mi kumandan?
    kumandan: gercekten guzel.
    m: mercimekte demir vardir zaten. kalorisi de, gidasi da boldur. oyle degil mi cocuklar?
    cocuklar: saoooool
    m: yemekleri her gun kontrol ediyor musunuz?
    - ediyoruz efendim
    m: kac asciniz var?
    - 1 sivil ascimiz var efendim, 2 de mahkumdan yardimcimiz, cocuklar var sonra.
    m: guzeeel, cok guzeel.
    - ancak, kazanlarimiz eski efendim, eksik de, yetmiyor, buna ragmen idare ediyoruz.
    m: idare edeceksiniz tabiii, kemerleri sikmadan kalkinma olmaaz. memleketini seven herkes kemerlerini sikacaaak. cezaevleri ise 2 misli fazla sikacaaaz, o kadaaar...
    ve mufettis gider...
    gardiyan: ulan anasi sikismisleeer, ulan essoogluessekleeer, adam size mercimek diyor, siz sagolun diyosunuz. mercimekle sagolun ne ilgisi var ulan. ibneler.
    dayak baslamistir...
    c: agzimizdan kacti.
    g orospu cocuklariii, pust, agzinizdan kacti ha? agzinizdan kacti ha?. ibneee. mercimek sagol ne demek ulan? mercimeeeek siziiiiin ananizi siksiiiiiin. mercimek siziiin ananizi siksiiin... ''

    kacmayi basarip, cabucak yakalanan, hapishaneye geri getirilen ziya'nin sozleri bir de...
    ''bizim için hayat hiçbir yerde kalmamış. hiçbir yerde...
    babam olsaydı da, anam olsaydı da 100 sene ceza yeseydim. 100 sene...
    karabaş da öldü. dışarda yalnız kaldım, yapayalnız...

    ...dışarda da hayat yok, kimse kimseye bakmıyor. herkes koşuyor, herkes telaşla koşuyor. nereye koşuyor?

    anam bana yavru kuşum, güvercinim derdi. ne güzel saçları vardı anamın.
    beni okşardı, beni bağrına basardı. bana yavru kuşum, güvercinim derdi. güvercinim...
    karabaş da öldü, herkes ona topal orospu derdi. beni ne çok severdi, ne çok... ''
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük