benim uydurduğum bir araştırma sonucuna göre; bu tip insanlar zamanında kendileri düştüklerinde etrafındaki insanların gülmekten yerlere yattıklarını sanacak kadar özgüven eksikliği yaşayan insanlarmış. ilk çağlarda, birisi düştüğünde kimsenin gülmediğine eminim. zaman içerisinde artık hangi hayvan bunu başlattıysa; domino etkisi sayesinde günümüze kadar ulaşmış bir sosyal miras haline dönüşmüş.
rivayet olunur ki; düşene gülen ilk insan, mezopotamya da yaşamış olan şişko bir kadınmış, ama işin ilginci düşen de gülen de kendisiymiş. yani örnek pek açıklayıcı olmadı. amerika da yapılan bir araştırmaya göre de; düşenlere gülen insanların zeka seviyeleri 0-6 yaş arası bir skaladaymış. zira ancak o yaştaki çocuklar aniden değişen yatay/dikey eksen konumlanmalarına gülerlermiş. böyle bir araştırma yapılmamış da olabilir tabi.
acaba o şişko kadın düşmeden önce gülmeye başladı da düşünce de devam mı etti, bilemeyiz. ya da günümüzde insanların kendi düşmelerine kendilerinin gülmesinin sebebi; "acımadı ki" tribi midir?!
bir yandan da kendi düşen ağlamaz diye birşey var, acaba bilinçaltımızda, "kendim düştüm ağlamamalıyım, o halde gülmeliyim" diye gizli ve hızlı bir alt düşünce mi geçiyor!? bunlar hep felsefe derslerinin boş geçmesinin meyveleri.
karda düşünce daha komik olan eylem. karşıdakine bir zarar gelmediği zaman komiktir, mesela ciddi kazalarda komiklik hali, yerini üzüntüye bırakır. bebeklerin düşüşündeki sevimlilik, başlarına bir şey gelmeyen sevimli yaratıkların düşüşüne gülmekle sonuçlanır.
anlık sinir boşalmalarıdır diyebilirim bu durum için.
düşme anlarının komikliğini kabullenmiş artık düşüşle barışmış, kendi düşüşünde kaldırılmak isterken gülmekten bir daha bir daha düşüp düşmeye doyan insanın yaptığı da olabilir belki.*
aslında psikolojik olarak açıklaması gayet basit olan durum. düşene gülen insan şu düşünceyle güler, tabi düşünmesede güleyim diye, aklından bunlar geçerek güler. Ben düşmedim o düştü, ben normal bir durumdayım, o anormal bir durumda. Aslında buraya kadar bir sorun yok doğru düşünceler denebilir. Ama bunu düşünen, aklından geçiren kişi aynı zamanda özgüveni gelişmemiş ve egosunu tatmin etme ihtiyacı güden bir insan olunca bu düşünceler silsilesi kahkahayla sonlanıyor kaçınılmaz olarak. bütün bunların yanında ben bu psikolojik saptamanın türkiye de saydığım nedenlere dayandığına inanmıyorum. biz de ki anormallikten kaynaklanıyor sanırım. ama beklemeyin maalesef bunu açıklamak diğeri kadar kolay değil ki biz (türkler) (duygusal olucak ama ) açıklanmadan güzeliz..
düşene hiç acımam gülerim.. kendimde düşsem oturduğum yerde yine koparım yalan değil. mesela, önünüzde yürüyen birinin ayağının bişeye takılıp aniden yuvarlanması..komik ama napiim..
eğer ayağında uzun zamandır yalnızca sizin gözlemlediğiniz ve ısrarla gözünüzden kaçmayan, giyilmekten sivri burunları göğe doğru kıvrılmış çizmeleriyle takuduk tukuduk koridorda yürürken bir ayak sürçmesiyle tombul vücudunun yuvarlanmaktan öte, takla atmaktan az bir farkla kurtulduğunu gördüğünüz tombul bir arkadaşınızsa, düşen. kaçınılmaz olandır.