mekan bir erkek öğrenci evi.. salonun ortasında sere serpe uyuyan ev ahalisinden bi insansı.. eve kız misafirler gelir ve erkeklerden biri uyuyan ayıyı uyandırmaya çalışır..
+ salih...??
- ......
+ salih lan..??
- ......
+ lan oğlum salih..?? kalk lan..
- höeoummmmhhh..
+ lan kalk oğlum misafir geldi lan..? *
- ...
+ salih kalksana lan mal adam. **
- ...
+ lan kalsana olum *
- ilker gitki aaaazını sikerünh..!!!
+ !'^+%&/()=?_/*>£#$½{ ***
izmirde bir adam, sıkça görülmeye başlanan araba teyp hırsızlarına karşı arka camına 'arabada teyp yoktur' yazdırıyor... akşamdan bu şekilde hazırlıyor arabayı, ardından bir güzel fotoğrafını çekiyor... aynı sabah arabanın yerinde yere boyayla yazılmış yazıyı görünce dumura uğruyor... yerde koskocaman harflerle 'kafana takma abi biz taktırırız' yazıyor...
kuzen kişisi msn de bir arkadasıyla konuşur. kamerayı açtırmıştır çocuğa zorla. o sırada arkada bir kız belirir. kız arkadaki yatağa uzanır. çocuk ayağa kalkar kızın yanına gider,biz ,gözleri faltaşı gibi açılmış şekilde olanlara inanamayarak,tabir i caizse "oha falan olarak", dumur bi durumda kalakalmışızdır. çocuk bir hışım ayağa kalkar. "çıkmam lazım" diyip msni kapatır. daha sonra o çocukla hiç konuşulmaz.
arkada metallica çalarken örneklerini okuması zevkli olan hedeler. ahanda bu hedelere bir örnek daha:
"kuzenimle samsundayız. samsunlu olmama rağmen samsunda oturmuyoruz ikimiz de. anneannemlerin evinde olduğumuzdan sıkıldık, şöyle bi dolaşalım dedik. eve dönerken, evde sıkılacağımızı bildiğimiz için bi matrix alalım da izleyelim zevkli olur diye düşündük ve başladık cdci aramaya... ulan bi tane bile mi olmaz be? en iyisi birine soralım derken önümüzden bir eskicimsi geçiyordu... ve atladık hemen:
kuzen: abi bi bakarmısın? buralarda film alabileceğimiz bi yer var mı?
eskicimsi: (bize doğru eğilerek) porno film mi? anlarsınız ya şap şap...
kuzen: yok abi onlardan değil sağol gene de.
ve 200 metrelik cadde boyunca dumur bir şekilde kahkahalar ata ata eve dönüş... "
dershaneye gidilen ve msn'in yeni keşfedildiği bir dönemde önüne gelen herkes msn'e eklenmektedir. tabii arkadaşlar arasında kız msn'i muhabbeti yapılır sürekli. bir arkadaş da bir msn adresi bulduğunu ve kızın çok güzel olduğunu iddia ederek kızın msn adresini ele tutuşturur. bu olaydan birkaç gün sonra dershanenin karşısındaki internet kafe'ye gidilir ve kız msn'e eklenir. 5 dakika sonra kız msn'ini açar ve konuşma başlar. çift bir süre konuşur ve bir ara erkek olan sağ tarafında oturan kıza bakar. sonra da kızın oturduğu bilgisayarın monitörüne bakar ve kızın konuştuğu kişinin kendisi olduğunu fark eder. kıza bir de alıcı gözüyle bakarken kız da erkeğin onunla konuştuğunu görür ve göz göze gelirler. erkek kızı beğenmezken kız erkeğe hasta olur ve içinden çıkılmayacak bir durumun içine girilir. (bkz: bir arkadaş)*
anne kişisi yeni hat almıştır ve babaya sürekli mesaj atmaktadır. baba numaranın anneye ait olduğunu bilmemektedir. seni seviyorum bebeğim. seni çok özledim koca çocuk ve benzeri mesajların ardı arkası kesilmez. her akşam işten eve gelen baba durumdan şikayet etmektedir. günlerce aramasına rağmen telefona cevap verilmemesi babayı daha da fazla sinirlendirmektedir. baba bir gün eve gelir:
vendetta: baba hala mesaj yolluyor mu sapık?
baba: ehihieyyhee. yolluyor. ama bir daha yollayamayacak.
anne: hehe. neden yollayamayacak?
baba: bugün mahkemeye gittim ve şikayet ettim.
anne: nasıl yani?
baba: bildiğin şikayet ettim hanım. ben senden başka kadın tanımam. senin kocanı taciz etmek neymiş görsün.
anne: evet ama yinede sen geri çeksen şikayetini.
baba: neden çekiyormuşum? olmaz, imkansız. mahkeme bu çocuk oyuncağı değil.
ardından durum babaya anlatılır. baba kişisi bu olayın organizasyonuna çok güler. inat ederek ilk üç gün şikayetini geri almayarak en sevdiği yemekleri yer, anne kişisini ayağına hizmet ettirir.
okula gitmek için halk otobüsüne bindim. iş çıkış saati olması hasebiyle otobüs, boş gidiyor fakat dolu geleceğini bilerek gidiyordu. neyse durağın birinde durdu, yolcusunu aldı, tam gideceği sırada gene durdu ve arka kapısını açtı. heralde arkadan koşan var onu bekleyecek. aynen öyleymiş. 2tane türbanlı kız bindi. çantalarından parayı çıkardılar. buraya kadar her şey normal zaten. ve o dumur edici sözü söylediler.
- 2 türbanlı alır mısınız?
- hmpff!!!
artık türbanlı oldukları için indirim mi bekliyorlardı, daha mı çok para vermek istediler bilemicem.
kimselerin almadığı ytl'leri sadaka olarak verip en azından sevap işlemiş olurum diye düşünürken önüme gelen ilk dilenciyi* gözüme kestirip elimde ne kadar eski madeni para varsa hepsini yığdıktan sonra elemanın paralara bakıp ''ben istemem lan bunları'' diyerek paraları yere fırlatması. o paraları yerden alıp teeeekkkkk teeeeekkkk götüne sokmak vardı fitil niyetine ama paralara yazık olacaktı.
arkadaştan alıntı bir olayı anlatayım bende hayatımda en çok güldüğüm olaylardandır.
ingilizce sınavına girecek iki arkadaşın arasında geçen diyalog..
n: neriman
h: hasan
(sınava 5 dk kala herkes yerlerine oturmuş kağıtların dağıtılmasını beklemektedir. neriman önde hasan arkadaşımız onun bir sıra arkasında, neriman göya çalışmış, hasan ise ingilizceyi, ingilizce parça çevirerek öğrenen bir arkadaş!)
h: neriman ingilizcen nasıl iyi mi? bakarım bak sana sınavda tamam mı?
n: bak tabi iyi sayılır ya, baya çalıştım!
aradan 1 dk geçer, kağıtlar dağıtılmaya başlanmıştır.
n: hasan ingilizcede su, water mıydı, winter mıydı? :D :D :D
h: (dumur bir halde) geç neriman, geç arkama sen benden bak.
resim dersinde hocanın''çocuklar bugün profilden resim çizmeyi öğrenicez deyip.daha sonra bana bir model lazım demesi.sonra beni kaldırması.masanın üzerine bir sandalye koyup sandalyenin üzerinede beni oturtması ve modelimiz bu çizin bunu demesi.size bir poz verdirmesi.ve 40 dakika boyunca öyle kalmanız.
arkadaş internete satılık gitar ilanı verip duruma göre takas olabileceğini de belirtmiştir. bir cevap gelir; gitarını çok beğendim benim gitarın üzerine 500 lira veririm ama deneyip görmem gerek ......'' tarzı kendini öven bir mesaj atar. neyse çocuk gelir, uzun saçlı, asi, isyankar bir metalci gitaristtir gelen. alır gitarı eline havalı havalı tutar önce sonra bir iki bir şeyler çalar, iyi ya filan der. bu sırada bizim arkadaş da -ki saçları o an karşısında duran virtüöz kadar uzun olmayan, öyle konserde çaldım, şurda kafa salladım gibi muhabbetleri de olmayan mütevazı gökhan adamın gitarını çalmaya başlar. adam önce sen de baya iyisin der, gökhan devam eder. bundan sonrası şaka gibi gelebilir ama yemin ederim ciddiyim. gökhan çalar çalar adam öylece bakar 1 2 dakika kadar ve sonrasında ''yok abi benim gitardan baya iyi sesler geliyormuş, demek benim amfide filan sorun var vazgeçtim satmıyorum'' der ve gitarı alır gider.
gitar bir enstrümandır, çok da güzeldir ayrıca. iyi çalmak çok zevkli olsa gerek sanırım. ben çalmadığımdan bilmiyorum ama çalanların çok zevk aldığı belli. bakın çalanların diyorum yani gökhan' dan da bahsetmiyorum. ben jason becker' dan steve vai' den paco de lucia' dan bahsediyorum.
çalmaya çalışanlara da saygım ve sevgim sonsuzdur ayrıca. işte şimdi bizim gökhan' dan bahsediyorum. hergün egzersiz yapar, virtüöz gitaristleri izler onların yaptıklarını dener, kendi yeni şeyler bulmaya çalışır filan. ama ''ben gitaristim abi'' demez. üstelik bunu diyenlerin alayının eline gitarı verebileceği halde.
kıssadan hisse; okuyan varsa eğer silsin lan facedeki gitarla verilmiş o salak pozları. gitarla verilmiş pozları değil; o pozlardan salak olanlarını silsin. yani bir insan gitarla poz verip resim çektirir eyvallah ama 3 akor basıp da kızlara hava atmak uğruna gitarla kendinden geçtiğini göstermeye çalışan o çırpınış hali çok komik ya.
stv de kuran-ı kerim okunmaktadır reklam girer.(e millet şevklendi tabi)
-hadis yaz beşbine yolla hergün bir hadis cebinize gelsin üstelik aylık sadece 70 kontör(hadi ticareten uyumlu olduda sonraki reklam)
-(ağda reklamı ve partiden içeri son derece şuh hatta vamp kadın dalar)4 haftalık uzun bir tatilden geldiniğinizde bile tüysüz bacaklarınızla büyüleyeceksiniz!?!
bir insanın başına gelen ve rezaletin daniskasının yaşandığı anlar.
yer:ofis.
maktuller:umrumda, müdürleri, bölüm başkanı ve diğer birimlerin çalışanları.
an itibariyle umrumda kişisi yıllık izin çizelgesini hazırlamaktadır ve farkederki müdürlerinden birisiyle bölüm başkanı aynı gün izne çıkmayı talep etmişlerdir ve diyalog gelişir:
umrumda: aykut bey, ben sizi ne yapayım?
müdürler: ?!?!?!?
ancak umrumda kişisi o anda farketmemiştir durumu, müdürlerin ve çalışanların yüz ifadelerini ve devam eder:
umrumda: siz tarık bey'le çakışıyorsunuz. değişmeniz gerekiyor.
ofis: hahahahahha
umrumda: ne oldu ya ne gülüyorsunuz?!?!
müdürler: umrumda, ne diyorsun evladım?
umrumda: ya izin talepleriniz aynı güne denk geliyor. onu ne yapacağız diyorum?
geçen gün otobüsten indim gidiyorum alsancak'ta. diğer bir otobüste göztepetaraftarları delice bağırıyorlar. ''izmirli köpekler istanbul'u destekler'' diyorlar. otobüsün önünden geçen bir fenerbahçe formalı genç formasını tutup gösteriyor ''ne var lan'' der gibi. sonra genç önden ben arkadan giderken arkadan ''hehööööhurrraaa'' sesleri geliyor. sonra bi bakıyorum bu azgın taraftar kitlesi nasıl olduysa otobüsten çıkmışlar koşa koşa önümdeki gence geliyorlar. gelmeleri uzun sürmedi ve önümdeki gence resmen uçan tekme atarak uçtular. sonra kavga dövüş derken polis geldi ve bu linç edilmekte olan gencimizi kurtardı. göztepeli azgın taraftarlar ise kaçtı. dayak yiyen gencimiz ise polisin arkasından göztepelilere el işareti yaparak ''sizi varya sizi'' demekle kaldı.
yeni format attığım bilgisayarıma winrar kurmak üzere google*'a winrar tam sürüm download yazdım hiç dikkat etmeden indirdim lakin indikten sonra fark ettim herif *.rar uzantılı olarak eklemiş internete, vay arkadaş dedim bu kadar olur yani.
doktorun idrar tahlili istemesi üzerine su içip içip tuvalet gitmeniz size verilen plastik bardağa işemeniz biraz fazla oldu lan yarısını dökeyim derken hepsini birden tuvalete dökmeniz dökülen idrarın arkasından bakakalmanız.