tekrar okumaya kalmadan gözlerim siyah bir perdeyle kapandı adeta. ne olup bittiğini anlamaya çalışırken vücut ısımın giderek düştüğünü fark ettim. çığlık atmak istiyordum. ses tellerimi yırtarcasına çıkan sesim; henüz kulaklarıma ulaşmadan, ters esen bir rüzgarla yere çakılan sonbahar yaprakları gibi parçalara ayrılarak dağılıyordu odanın içinde.
üşüyordum... çünkü eksiktim. ruhumdan büyük bir parçayı alıp götürmüştü sanki. anılarım, mutluluklarım, çocukluğum...
hepsi, girdaba yakalanmış küçük balıkçı tekneleri gibi kayıp gidiyordu düşüncelerimin arasından çaresizce. bir daha gülememek fikri beynimin bütün kıvrımlarında yankılanıyordu. dilimin ucunda karanlığın tadı...
kendime geldiğimde bunun sadece bir dudu peri esprisi olduğunu anladım. vücut sıcaklığım normale dönmüş, gözlerim görmeye başlamıştı. hala titreyen bedenim deprem sonrası artçıları yaşarken; karnım olağan dışı tepkiler veriyordu.
evet...
kabız olmuştum...
sihirli annem dizisinde dudu peri olarak bilinen periye ara sıra "duduş" diye hitap edilen ve duduş un azericede cük anlamına geldiği tuhaf bir isimdir.
ayrıca sözlükte olmasa da olurmuş diye tabir edilen yazarın nick i dir
20-23 yaş arası olduğunu tahmin ettiğim yazar. sihirli peri o kuşağın kızlarının izlediği bir diziydi çünkü. 12 yaşındaymış gibi davranıyor entry lerinde.
Tanımam etmem, tanımaz etmez fakat bikaç entrysine bakınca ilgi çekmeye çalışan basit troll olduğu kanısına vardım. Senin gibilerden çok fazla var burada, her gün bir tane turuyor.. Ama atalarımız ne demiş; hızlı koşan atın boku seyrek olur.