Annesiyle beraber bir bakkaldan alış veriş yapan küçük çocuğa dükkân sahibi şeker kutusunu açıp:
istediğin kadar al yavrum der.
Çocuk el uzatıp almaz, çekingen davranır.
Bakkal, bir avuç şekeri kendi uzatır, verir.
Dışarı çıktıklarında annesi; Yavrum, bakkal amca al dediğinde niye almadın? der.
Çocuk: Anneciğim, benim ellerim ufak, bakkal amcanınkiler daha büyüktü. Onun vermesini bekledim, der.
işte biz de bu çocuk gibiyiz Allahım. Sen bizim küçücük ellerimizle istemelerimize, o sonsuz büyük kerem elinle ve o sonsuz büyük rahmet elinle ver.
dünyada her yıl 26.000 çocuk açlıktan ölüyor.tek istedikleri şey ekmek ve su iken ve bu sizin o merhametli tanrınızın umrunda değilken , sınavınızın iyi geçmesini istemek, para istemek , sağlık istemek, aşk istemek biraz bencilce değil mi ? ne bilim ben inanan biri olsam yüzüm olmazdı dua etmeye .
--spoiler--
Kabiliyet dili ile yapılan duadır. Mesela kaysı çekirdeği kaysı olmak için kabiliyet dili ile Allah tan istiyor. Bir kartal yumurtası kartal olmak için kabiliyet lisanı ile Allah tan talepte bulunuyor. insan da aynı şekilde fıtrattan gelen birçok kabiliyetlerle Allah tan talep ederse, Allah bu talebi ekseriya geri çevirmez. Yalnız kabiliyet doğrultusunda istemek gerekir, kabiliyetimiz olmadığı bir sahada talep edersek, Allah bunu vermez. Nasıl kayısı erik olamaz ise çiftçi kabiliyeti olan birisi de marangoz olamaz.
--spoiler--
secdede yapılanı makbul olan davranıştır... ayrıca:
Yüce Allah buyuruyor: " Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar. " Bakara: 186)
anlayamayanlar için bir kez daha:
when My bondmen question you concerning Me, then surely I am close; I answer the prayer of the supplicant when he calls on Me, so they must obey Me and believe in Me, so that they may attain guidance.
huzur bulmaktır... artık insanların kimseye güvenemediği bir dünyadayken rabbine sonsuz bir güvenle sığınmaktır... aslında ne kadar aciz olduğunun farkına varmaktır. başka yerlerde onca kötülüklerin, ölümlerin yaşandığını bilip güvende olduğumuz, hatta sadece hala nefes alabiliyor olduğumuz için şükredip mutlu olmaktır.
tam anlamıyla mutlu olmak.
benim için anlatılmaz bir şeydir dua etmek. ama en çok namaz kıldıktan sonra gerçek manada dua ettiğimi hissediyorum. sanki o zaman samimiyim ve sanki o zaman bu lütfu hak ediyorum. bu yüzden bana namazı daha bir sevdirendir.
bazen o kadar uzun sürüyor ki, sadece o'ndan bir şeyler isteyebildiğimi, sadece o'na güvenebileceğimi fark ediyorum. her şeyi bilen o, her şeyi gören o. ben de her şeyi rabbime bırakıyorum. tüm yüreğimle 'hayırlısıysa' diyebiliyorum. ve inanıyorum. hiçbir şeye, hiç kimseye inanamadığım kadar net bir şekilde, zerre kadar şüphe duymadan inanabiliyorum... ve ne kadar şanslı olduğumu hissediyorum. o'nu bilmeyebilirdim. dua edemeyebilirdim. kendimi, çoğu zaman yanında olamadığım olsam da onları korumaya gücüm yetmeyecek ailemi o'na emanet edemeyebilirdim. böylece bu kadar cesur olamayabilirdim. yaşamak için sebebim olmayabilirdi. şükürler olsun...
'Ben bir gün kendimden vazgeçsem bile, kendimi terk etsem bile, sen beni bırakma, terketme, benden vazgeçme yarabbim... seni seviyorum'
dua etmek insanı rahatlatır. en azından sığınacak bir yerin olduğunu düşünürsün, bazen gözlerinden yaşlar akarken yaparsın bunu, affet dersin..ya da n'olur acı çekmeyim daha fazla, yardım et yarabbim dersin. insan bir şeylere inanmak ve güvenmek istediğinde, bir de çok çaresiz kaldığında yapıyor.
rasul ve nebiler her an dua halindeydiler. onların duası kendileri için değil, bizim ve düşmanlarının kurtuluşu ve hakikati keşfedip yaşamaları içindir. günümüzde bizim dualarımıza baktığımızda, genelde kendi nefsimiz ve düşmanlarımızın kahrolması yönünde. ayrıca sıkıntılarımızda elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra dua etmeliyiz.çünkü dua en kolay yoldur.
en çaresiz anımızda yapılabielecek tek şey belkide.
bazıları gökyüzüne bakarak, bazıları ellerini açarak, bazıları da sadece gözlerini kapayarak beyniyle düşünerek yüreğiyle hissederek bir şey diler Allah'tan işte bunun adı duadır.