güzel bir parçadır. şarkının ortalarına doğru insan giysilerinden ve tüm zorunluluklarından sıyrılıp kendini kimsenin girmediği kimsesiz sulara atmak ister.
öncelikle biraz bilgisayar destekli de olsa değişik bir depeche mode şarkısıdır, hem hareketli hem yaralayıcıdır, benim için dream on denince önce bu gelir, hele o şarkının korkunç girişi mükemmeldir.
lakin pek kimse tarafından bilinmemekte, bilenlerin en az yarısı tarafından sevilmemektedir
aerosmith dream on ise bir efsanedir, bilmeyen de sevmeyen de yok gibidir hemen hemen. işte iki şarkı arasındaki fark budur. elbette performans açısından bu dream onda daha bir emek vardır ve eskiye ait olduğu için daha bir değerlidir.
ama diğer dream on beni ilk dinleyişimde tam kalbimden vurmuştur ne yalan.
national geographic channel'daki bir belgesel için, aerosmith konserinde steven tyler'in ağzının içini ufak bir kamerayla izlemişlerdi; çığlık bölümlerinde adamın küçük dili çizgi filmlerdeki gibi sağa sola sallanıyordu baya. komikti. güzeldi. güzel şarkıydı.
duyup duyabileceğiniz en güzel ses tonu..
"dream on dream on dream on..." kısmıyla beni bitiren şarkı. insanın hayal kurası yoksa bile iyi gaz veriyor. yeallahh...
ayrıca bir almora parçasıdır. shehrazad albümünün 9. yani son parçasıdır. albüm sonuna koyulabilecek en güzel parçalardan biridir. dreaammm onnn dreaaam onn. *
sweet child you call the sleep
and look into the dreams
listen the fairy tales
reach the land of the dreams
tomorrow wake in a sunny day
listen the lullaby of the sky
singing angels are waiting for you
listen the calling of life
dream on, dream on,
and you believe in the tale of life
dream on, dream on,
trust only your heart.